Hamide Yıldırım
Konya Trafiği!
Konya’da trafik sıkıntısı her geçen gün artıyor. Özellikle sabah ve akşam pik saatlerde trafikte olmak büyük bir sabır işi.
Ramazanla birlikte iş çıkışında bir yere gidebilmek güç olmaya başladı. Önceden trafikte beklerdik bir şekilde ilerler giderdik, şimdi bir de bazı şahısların sinirli bir şekilde korno çalışını, sıkıştırmaya çalışmasını görüyoruz. Hele de kadın sürücüyseniz, karşınızdaki kişi ‘usta şoförlük’ maskesiyle öyle manevralar yapıyor ki akıl mantık dahilinde bile değil.
Bizim şehrin trafikteki diğer sorunları da otobüs ve dolmuşlar. Sağ ve sol aynaları asla kullanmazlar, sinyal de ara ara verirler. Bir otobüsün veya dolmuşun yanından geçiyorsanız gözünüzü dört açmanız gerekir. Bir de hata yaparlarsa bile sanki karşı taraftaki yapmış gibi kornoyla, el kol hareketleriyle üste çıkarlar.
Keşke İstanbul’daki metrobüs yolu gibi bizim otobüslerin de yolu normal araç trafiğinden ayrı olsa. Hem şehirdeki trafik rahatlar hem de yaşanan sıkıntılar bir nebze de olsa hafifler. Sadece otobüs ve dolmuş şoförleri değil aslında Konya trafiğinin sorunları. Sinyal vermeden şerit değiştiren araçlar, yaya geçidinde durmayan sürücüler, kırmızı ışık ihlalleri ve özellikle yoğun kavşaklarda yaşanan sabırsızlık. Merkez taraflarındaki o kargaşayı anlatmak bile istemiyorum. Artık Konya mevcut araç trafiğini kaldıramıyor. Bunu bir kenara koyalım. Yerel yönetimler ve yetkililer bu konuda alternatif güzergâhlar, araçlar oluşturmalı. En çok yaşanan sorunlardan biri park sorununa da bir çözüm getirilmeli. Konya birçok büyükşehre göre ulaşımda avantajlı alanlara sahip. Şimdiden bu avantajı değerlendiremezsek ilerde sorun kronikleşecek ve İstanbul ile yarışır olacağız.
Tabii sadece somut örneklerle sorumluluğu üzerimizden atmamalıyız. Yeni yollar yapılabilir, kavşaklar genişletilebilir, denetimler artırılabilir. Ama direksiyon başındaki anlayış değişmedikçe bunların bir önemi olmayacak.
Konya’da trafik meselesi artık bir sabır sınavına döndü. Ne hikmetse, herkes kuraları biliyor ama kimse ciddiye almıyor, sinyal kolu var kullanılmıyor, yaya geçidi var işe yaramıyor, kırmızı ışık var ama görevinin dışında kullanılıyor. Trafikte sabır eşiği düşüyor, buna oruç dahil olunca da görüntüler kaos ortamını aratmıyor. Trafik saygısı, adabı kalmadı. Başka bir yazımda dile getirmiştim; “Ülkece neyi iyi yapıyorsunuz diye sorsalar; birbirimize dalmayı derim” diye.
Trafikte de durum tam olarak böyle oldu. Sadece bir bakış bile kavga sebebi oluyor. Sakin bir selamı, güler yüzle yol vermeyi, kuralları ihlal etmemeyi uzun bir süre özleyecek gibiyiz. 1-2 kişilik bir konu olsa da keşke müdahale edilebilse ama maalesef ki, artık herkes ucundan da olsa bu kervana katıldı.
Sürücü arkadaşlarıma ufak bir not düşmek istiyorum; herkes acele edince kimse hızlanmış olmaz…
Hayırlı Ramazanlar.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.