Arayanlar

Bir kapı var.

Sonsuzluğa açılan, sonsuzu açan, sonsuz açık olan bir kapı var.

Gökyüzüne açılan, yeryüzünün en büyük, en manalı kapısı bu...

Herkese açık ama herkesin giremediği bir kapı...

Yol, yolcu için. Kalem, alem için. Anlam, anlayan için. Kapı yalnızca arayanlar için...

Yoksa zaman, sadece akreple yelkovanın koşturmacası. Açlık, sadece midenin boş kalması. Susuzluk, yalnızca damağın kuruması. Geçicinin benliğindeki kalıcıyı görebiliyor musun? Onu düşün. Hiç kapanmayan bir kapı varken, sen geçebiliyor musun o kapıdan? Onu düşün.

Amacın; ‘ sayılı günleri ‘ saymak mı? O günleri nimet bilip, varlığınla muhabbete dalmak mı? Açlığı akılda tutmak mı? Ruhundaki açlığı doyurmak mı? Mideni doldurmak mı öylesine? Kendinle kendin arasındaki boşluğu doldurmak mı?

Bütün varınla, yokunla, gerçeklerinle, farkına varamayışlarınla, eksiğinle, noksanınla, kusurlarınla, pişmanlıklarınla, geç kalmışlıklarınla, aşırılıklarınla, kayıplarınla, kaçışlarınla; hiç solmayan bir fidan gibi umudunla, sabrınla, samimiyetinle, samimi niyetinle, daima açık olan o kapıdan geçme cesareti mi ruhundaki? Yoksa kapının ardına kadar gelip, önünde beyhude oturup kalmak mı dileğin?

Unutma. Bir dünya yolcususun sen!

Bu ise, yolculuğun en güzel yeri...

Levh – i Mahfuz’ dan, dünya semasına inen Allah ( c.c.) kelamının evi, yurdu, bahçesi.

Ayların efendisi, sultanı. İklimlerin en nahifi. Mevsimlerin en zarifi. Toprağın nefesi, yıldızların gölgesi. Kalplerin baharı. Nimetlerin müjdecisi. Yenilenme, tazelenme, çiçeklenme ayı... Göklerin, gönüllerin, evlerin, duaların süslendiği ay.

Rahmet yağmuruyla, ruhların yıkandığı ay... Birin bin olduğu ay.

Su gibi berrak, su gibi sakin, su gibi engellere takılmadan, kendi yolunda, sessizce akıp giden bir ay... Allah’ ( c.c. ) ın biriciği. Kur’ an ayı...

Hakk’ ı, hakikati arayanların kavuşma ayı.

Huzur durağı. Sabrın sancağı. Kalplerden geçenin günyüzü. Bütün mahlukatın neşesi, sevinci, beklediği, birleştiği.

Dedim ya, bir kapı var. Daim açık duran. Kıyamete dek açık duracak olan. Adı ‘ Reyyan ‘. Oruçlular girecek yalnız. Nefsini yenip, muhabbetle hemhâl olan; emri baş tacı bilip, davete uyan, oruca tutunup, orucun tuttukları girecek yalnızca.

Sonra mı?

Sonra, arayan aradığını da bulacak; Mevlâsını da...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nesrin Ercan Arşivi

Bitti mi?

27 Ocak 2026 Salı 14:08

Fark Eder mi?

25 Aralık 2024 Çarşamba 06:00