Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Kavga Eder Gözükerek Sistemle Uzlaşmak

Başbakan Erdoğan’ın bu güne kadar başarısızlıkları yanında çok başarılı şeyler yaptığı iddia edilebilir.
İnsanlar siyasi tercihine uygun olarak, Başbakanı başarılı bulur veya bulmaz.
Yaptığı hizmetleri ile öne çıkan, uluslararası arenada yaptıkları ile övünülen ve kendisine oy veren ya da vermeyen tüm seçmen kesimlerinde bu yönü ile takdir gören Başbakan yerine meydanlarda ona buna laf yetiştirmesi ile eleştirilen bir parti başkanı olmayı tercih etmiş gibi gözüküyor son dönemdeki davranışlarıyla.
Bizce söz verdikleri ve yaptıkları/yapacakları bir yana başbakanın siyasi hayatında sürekli olarak yaptığı en başarılı siyasi hamlesi içinde bulunduğu kurulu sistemle kavga eder gözükerek uzlaşmacı bir yol izlemesidir.
Bu dün böyle idi, bugün de böyle, yarında böyle olacak gibi.
“Dik Duracağız Ama Diklenmeyeceğiz” ifadesi bu açıdan söylenilmiş en doğru söz.
Dün denebilecek bir zaman önce söylediği pek çok şey bugün hatırlanmıyor bile.
Hem dostları, hem de muarızları tarafından.
Doğru olan diğer bir hususta siyasi partilerin seçmenlerin karşısına daha iyi bir alternatifleri olduğunu şimdiye kadar koyamadıklarıdır.
Alternatif olduğu söylenen ve her fırsatta kendi kalelerine gol atmaktan başka bir şey bilmeyen iki muhalefet partisinin genel başkanları ise Başbakan'ın en büyük şansı.
Hani derler ya , “Körün istediği tek göz, Allah verdi iki göz” aynen öyle.
Muhalefet liderlerinin kaybettikleri her seçimden sonra istifayı düşünmeleri, sonra istifadan vazgeçmeleri veya kaset skandalı nedeniyle dizayn edilen güya yeni ana muhalefet partisinin yeni genel başkanı şansın Başbakan Erdoğan'ın yüzüne başbakan olduğu günden beridir ikince kez gülmesinden başka bir şey değildir.
Başbakanın ikide bir muhalefet liderlerinin seçim kazanmaktan bahsetmemelerini diline dolaması da bundandır.
Bu muhalefet liderlerinin karşısında seçim kazanmaktan kolay ne var diyesi geliyor insanın.
Söz Konya’ya gelince, durum daha da vahimdir.
Teşkilat içi sıkıntıları hala üzerinden atamamış Konya’da, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun biraz da popülaritesinden istifade etmek maksadıyla aday gösterilmesi sonucu uluslar arası sorunlar adeta unutuldu gitti.
Bakan olarak atandığı günden bu güne kadar neredeyse her gün bir o ülkede, sonra bir başka ülkede görünen Davutoğlu’nu, Konya’yı ilçe ilçe, kasaba kasaba dolaştırmak en büyük zulümlerden biri olsa gerektir.
Başbakan Erdoğan’ın da katkısıyla tabir caizse ayağa düşürülen, hatta gittikçe çirkef bir hal almaya başlayarak, ona buna laf yetiştirmek zorunda kalınan seçim kampanyası süreci, en büyük zararı dışarıdan Türkiye’yi ağabey olarak gören ülkelere değil Türkiye’ye verecektir.
Sahiden Başarılı Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun uluslar arası arenada eskisi kadar başarılı olduğunu gören var mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Küçük Arşivi

Sekülerleşme Talebi

20 Eylül 2026 Pazar 12:33

Düşman Kavramı Neyi İfade Eder

16 Eylül 2026 Çarşamba 10:59

Her Yöne Çekilebilecek Hikâye

13 Eylül 2026 Pazar 11:10

Hali Pür Melalimiz

09 Eylül 2026 Çarşamba 12:02

Meyyitler İstişare Toplantısı

06 Eylül 2026 Pazar 13:17

Tüketim Toplumu ve Din

02 Eylül 2026 Çarşamba 14:48

Neme Lazım

30 Ağustos 2026 Pazar 13:16

Müslüman'ı Müslüman'a Kırdırmak

26 Ağustos 2026 Çarşamba 13:06

Çağdaş Dünyanın Müslüman'ı

23 Ağustos 2026 Pazar 12:57

Küçük Amerika Olmak

19 Ağustos 2026 Çarşamba 10:09