1. YAZARLAR

  2. Nazmiye Gülbaş

  3. Kertenkele değil bukalemun!
Nazmiye Gülbaş

Nazmiye Gülbaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kertenkele değil bukalemun!

A+A-

Uzmanlar bir saat TV izlemenin verdiği yorgunluğun 5 saat çalışmaya eşdeğer olduğunu ifade ediyorlar. Buna mukabil Türkiye, dünya TV izleme sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. Toplumun kahir ekseriyeti ne yazık ki dizi bağımlısı haline geldi! 

Bizim çocukluğumuzda TRT’de Küçük Ev yayınlanırdı. Kilise, okul her bölümde ekrandan hiç eksik olmaz, Küçük Ev gibi bir çok dizi ve filmde rahipler hep bilge, nazik, babacan ve eli yüzü düzgün sempatik  kişilerden oluşurdu.

ATV ekranlarında yayınlanan ''Kertenkele” adlı diziye İstanbul Müftülüğü’nce imamları tahkir ettiği gerekçesi ile camilerde çekim yapma yasağı getirildi çok şükür. 

Hükümete  yakın bir  TV kanalında böylesi diziler (bir de Diğer Yarım var ki orada da bir imam tiplemesi aynı şekilde ve başörtülü kepazeliği) ile kime hizmet ediliyor doğrusu anlayamadık. Maatteessüf buna benzer diziler TRT ekranlarında da yer alıyor. Yeşil Deniz diye bir dizide şapşal bir müezzin tiplemesi işin ise tuzu biberi...

Eskiden bu aşağılama Yeşilçam filmlerinde yapılırdı. İmamlar, dalavereci, kaba, paspal, sevimsiz vb. tiplerden seçilir ve toplum nazarında imam dolayısıyla İslam bu şekilde tahkir edilir, imamların saygınlığı yerle bir edilirdi.

Allah için elimizi vicdanımıza koyup düşünelim...

Yeşilçam'dan bu güne ne değişti?

İmamlarımız yine tahkir edilmiyor mu?

O zamanlar hiç olmazsa bunu yapan karşı mahalle diye tabir edilen kesimdi, ya şimdi..?

Yandaş diğer kanallardan Kanal 7’de her Allah'ın günü Kemal Sunal filmleri temcit pilavı gibi döndürülüp dolaştırılıp milletin önüne konuluyor iken, bunun mutlaka mantıklı bir izahı vardır herhalde!

Hani şair diyordu ya; ''Ramazan’ı, Şaban'ı filim yaptılar seyir edip gülüyoruz emmi oğlu''

Muhteşem Yüzyıl diye çekilen Muhteşem Rezalet Osmanlı’nın torunlarınca 4 yıl izlendi, fakat kayda değer ne tepki verildi söyler misiniz?

RTÜK'e yapılan göstermelik şikayetleri kusura bakmayın saymıyorum...

Yeri gelmişken sormak isterim ayrıca, RTÜK niçin kurulmuştu?

RTÜK bizzat başbakanlığa bağlı değil mi?

4 sezon ecdadımıza hakaret edilecek, Müslümanlar hiç bir tepki vermeyecek! R.T. Erdoğan'ın bir kaç  tepkisini kimse bize misal göstermesin! Hem RTÜK başbakanlığa bağlı olacak, hem de 4 yıl boyunca ecdada hakaret edilmesine göz yumulacak!..

'Kertenkele'ye camilerde çekim yapma yasağı getirilebildiğine göre, 4 sezon ecdada hakaret eden dizi için, Milli Saraylar’da çekim yapma izni verilmesi akıl alır gibi değil.

1. Süleyman: ABD Senatosu'nda Büyük Kanun koyucular ile birlikte ismi Soliman Magnifigue (Muhteşem Süleyman) diye yazılıdır. Kanuni Sultan Süleyman 46 yıllık hükümranlığında en çok sefere çıkan padişah iken, en son çıktığı Zigetvar Seferi’nde 72 yaşında vefat etmiştir. 

Batı'nın hayranlık duyduğu bu muhteşem padişahı, uçkur düşkünü, sapkın göstermek, birde bunu diğer ülke medyalarına pazarlamayı, ülke tanıtımına katkı ve maddi kâr elde etmek diye izah ederler kesin!

AKP Hükumetleri Sanat Alanında ciddi bir yatırım yapmadığı gibi, milli ve manevi değerlere bağlı hangi projeye sahip çıktı gösterebilir misiniz?

Tarihi hangi şahsiyetimiz film haline getirdi?

Gayr-ı ahlaki ne varsa mevcut olan dizi çekimlerine Kültür Bakanlığı halkın vergilerinden finansman sağlarken, bize yönelik, Tarihi, Kültürel, diziler, filmler nerede peki? 

Hadi geçtik Milli, Manevi Yapımları; öyle diziler var ki, ahlak ve maneviyat tahribinde sınır tanımıyor.

Hangi birini yazalım... Gençleri edep ve hayadan uzaklaştıran isyankar diziler bir yana, kimin kiminle flört ettiği belli olmayan ihanet eksenli ahlaksız diziler diğer yana!.. Tarihi şahsiyetlerimizi küçük düşürenler ise malum en başarılı yapımlar(!)

Bunların hiç birinin tevafukun oluştuğunu düşünmüyoruz. Bilhassa böyle bir süreç başlatılmıştır. 

2010 yılında Hürriyet'te Tuna Kiremitçi tartışma başlatan bir yazısında, ''Söyleyin a dostlar: Kadınlarımızın yarısı başörtülüyse niye dizilerde başörtülü esas kız yok?'' diye soruyordu.

Buna karşı bizde bir yazımızda, ''Hiç başka problem kalmamış başörtülülerin dizi başrolü eksikmiş! Bunların laf olsun diye yazıldığına da inanmıyoruz. Şimdi de bunun zemini hazırlanıyor. Bundan sonra başörtülüler dizilerde arz-ı endam ederse hiç şaşmayın. Mutlaka dizide sevgilisi de olur!'' diye yazmıştık o zaman. *

ATV’de 'Diğer Yarım' dizisi ne yazık ki bizi yanıltmadı. Çok değil 4 yıl geçmeden istenilen dizi çektirilmiş, Başörtülüye sevgili bulunmuş! Aynı zamanda yandaş kanalda bile yayınlattırılmıştır! Bunların hepsi tevafuk mu dersiniz?

Dizi izlemenin artık bir hastalık haline geldiğini düşünüyorum. Kiminle muhabbet etsek bir çok dizisi olduğunu söylüyor. (illet bizden uzak şükür)

Hastalık dediğim için kimse mübalağa ettiğimizi düşünmesin hatırlarsanız, bir dönem TBMM’deki kanun görüşmeleri sırasında milletvekilleri ''Aşk-ı Memnu''nun son bölümünü izlemek için oturumu dahi yarım bırakmışlardı(!)

Velhasıl bir zamanlar Medya için dördüncü güç tabiri kullanılırdı. İnsanları nasıl etkilediğine bakınca günümüzde birinci güç haline geldi diyebiliriz sanırım.

Televizyon izlemek insanı hakîkaten yoruyor olmalı ki, batılılar ''aptal kutusu'' demiş.

Selam ve dua ile...

* Kaynakça: Haberdem.

Bu yazı toplam 9675 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.