Hamide Yıldırım
Zam Var Ama Geçim Yok!
Emekli maaşlarına yapılan zam her yıl olduğu gibi bu yıl da beklentinin altında kaldı. Asgari ücret gibi açlık sınırının altında kalan emekli maaşı da en düzenleme çağrısını yeniletti.
Mevcut ekonomik koşullar karşısında geçimini sağlayamayan emekliler, haklı olarak isyan ediyor. Asgari ücret oranında olmasını dile getiren de var daha üst seviyelere çıkarılmasını isteyen de.
Ne fark edecek? Daha asgari ücret netleşmeden market raflarında birçok ürüne sessiz sedasız zam geldi. Emekli maaşları iyileştirilse ne olacak kiralar almış başını gidiyor. Şimdi denilecek; iyileştirme yapılıyor, maaşlar artıyor daha ne istiyorsunuz diye ama yapılan iyileştirmeler enflasyonun altında kaldığı sürece bir tesiri olmayacak.
Açlık sınırı 30 bin liralara dayandı. Kiralar, faturalar, gıda masrafları, ulaşım derken memuru, işçisi, asgari ücretlisi, emeklisi, öğrencisi kimse geçinemez oldu.
2008’li yıllarda emekli maaşları asgari ücretin yaklaşık 1,3 katı seviyesindeydi. Ancak ilerleyen yıllarda emekli aylıkları asgari ücretin altında kaldı.
‘Gariban emekliler’ söylemleri havalarda uçuşuyor. ‘Milletin’ vekilleri Meclis’te bu sorunları konuşmak yerine milletvekili maaşlarıyla geçinemediklerini öne sürüyorlar. Önceliği vatandaş olması gererken vekiller de kendi derdine düşmüş. Önümüzde iktidar var, sorumluluğu yıkıyoruz da muhalefette emeklinin, asgari ücretlinin, işçinin hakkını savunamıyor ki. Ortak bir paydada buluşulup vatandaşın derdine çare olalım mantığından uzaklaşmış siyaset, yalnızca Meclis kürsüsünden birbirine laf atmayı bellemiş vekillerle nereye kadar gider bu düzen bilinmez.
Emekliler, maaşlarına bir isim de bulmuş; sefalet maaşı. Sokaklara çıkıp haklarını savunuyorlar artık. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde bir vatandaş hakkını aramak için sesini çıkarabilir ama bakıyorum ki, konu emekli maaşından çok parti karşılaştırmasına, miting söylemlerine dönüyor. Ülke olarak hangi programı, etkinliği aslına uygun yaptık orası da bir muamma. Bizim sorunumuz artık A partisi nereden atmış, B partisi nereden tutmuş değil vatandaşın derdi olmalı. Enflasyon canavarıyla boğuşan vatandaş, sefalete mahkum edilmemeli.
İşsizlik oranı azaldı, ihracat rekorları kırıldı gibi haberleri görmek emekliyi ve asgari ücretliyi mutlu etmesi gerekirken hayat pahalılığıyla savaşan vatandaş ‘madem öyle bize niye pay düşmedi’ çıkmazına girdi.
EMEKLİ NE İSTİYOR?
Emekli aylıklarının emeklinin lehinde iyileştirilmesi ve seyyanen zam talebi, asgari ücretin artması, emekli maaşlarının memur maaşlarıyla aynı oranda olması, emekliler için konut alabilme imkanı yaratılması, bayram ikramiyesinin iyileştirilmesi, aylıklardan alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintilerinin kaldırılması, ulaşımda kolaylık sağlanması.
Genel olarak birçok emekliden duyduğum istekler bunlar. Herkes kendince haklı ne denilebilir ki… Nerede bir muhabbet açılsa konu hayat pahalılığına çevriliyor. Emeklisi, işçisi, asgari ücretlisi, öğrencisi hatta milletvekili bile geçinemiyor. Çözüm ertelendikçe sorun daha da büyüyor.
Güzel günler görmek ümidiyle…





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.