Hamide Yıldırım

Hamide Yıldırım

Teksas Değil Türkiye Gerçeği

Her geçen gün haberlerde, gazete manşetlerinde, sosyal medyalarda birçok adli vakayla karşılaşıyoruz. Hiç mi güzel bir şey olmaz bir ülkede derken, kadın cinayetleri, kavgalar, tacizler, madde bağımlısı gençler manşetlerden düşmüyor. Hani bir tabir vardır ya; ülke Teksas’a döndü. Teksas’ı bildiğimizden, gidip gördüğümüzden de değil, filmlerden kalmış aklımızda. Bu filmler halk arasında ‘vurmalı, kırmalı’ olurdu hani. Türkiye’nin durumu da tam bu hale işaret ediyor. Şimdi herkesin belinde bir tabanca, ağzında mafya dizilerinden bozma kelimeler… Nereye gidiyoruz, gün geçtikçe ne hal alıyoruz bilinmez. Park yeri kavgası, yan baktın tartışması derken bir cümleyle halledilecek konular kavgayla, cinayetle çözülüyor. Cana kıymak ne kadar kolay olmuş? Şu devirde ne sağlıklı bir aile kurulur ne de iyi bir nesil yetiştirilir. Öyle bir zamana geldik ki, kötü olan her şey yanı başımızda bitiveriyor. Kendimizi ne kadar uzak tutarsak tutalım; acı, nefret gündemden eksik olmuyor.

Bir zamanlar istisna olarak görülen olaylar, şimdilerde sıradanlaştı. İnsanlar sokakta bırakın geç saatlerde yürümeyi gündüz bile tedirgin bir vaziyette dolaşıyor. Ne mahalle kültürü ne komşuluk ilişkileri ne de toplumsal dayanışma kaldı. En küçük tartışmalar bile sopalı, bıçaklı hatta silahlı durumlara dönüşüyor. Trafikteki bir korna sesi, sosyal medyadaki bir yorum, kişiler arasında olan ufak bir tartışma alevlenip büyüyor. Ancak hiçbir gerekçe şiddeti meşru kılmaz.

Tüm bu yaşananlara güvenlik meselesinin yanı sıra, toplumsal tahammülsüzlük, ekonomik sıkıntılar, öfke kontrolsüzlüğü, gelecek kaygısı, sosyal medya özentileri eklenince sonuç kaçınılmaz oluyor. Olan olduktan sonra tartışmanın ne anlamı var diyenler de olabilir ama bir cinayet veya kavganın ardından toplumda bir tepki oluşması ve bununla birlikte kanunen önlemlerin sıklaştırılması olabilecek başka olayları engellemeye bir nebze de olsa katkı sunar. Ne acı ki; modern çağda, bilimle uğraşmak, icatlarla, bilim insanlarımızla övünmek, eğitim kalitesini artırmak, sosyal yaşam refahını iyileştirmek, sağlık alanında yeni gelişmeler yaşamak dururken, hala artan şiddet olaylarını tartışıyoruz. Tartışmak bir yana bir milim de yol alabilmiş değiliz. Okullardaki şiddet olaylarını konuşuyoruz ardından bir yenisi daha içimizi parçalıyor. Kadın cinayetleri en önemli gündemler arasında oluyor ama hala kadınlarımızı kaybediyoruz. Madde bağımlılığıyla ilgili konferanslar, bilgilendirmeler yapıyoruz ama maalesef ki küçücük çocukların erişimini engelleyemiyoruz. Bu konular hafife alınıp geçiştirilecek türden değil. Çözüm üretilmeli, önlem alınmalı, denetimler sıklaştırılmalı.

Şimdi örnek olarak Teksas’ı mı verelim yine? Ne farkımız kaldı o vurmalı, kırmalı filmlerden? Üstelik film de değil, şahit olup yaşıyoruz.

Umarım birbirimizi düşman gibi görmekten ziyade aynı toplumun bir parçası olarak gördüğümüz günler de gelir. Öfkenin değil sevginin, kavganın değil sohbetin, şiddetin değil merhametin yaygın olduğu bir Türkiye görmek ümidiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hamide Yıldırım Arşivi

Ortadoğu Yangın Yeri!

04 Mart 2026 Çarşamba 00:10

Konya Trafiği!

25 Şubat 2026 Çarşamba 00:10

Büyüklük Güçte mi Niyette mi?

18 Şubat 2026 Çarşamba 00:01

Çocuklarımızı Duyamıyoruz!

11 Şubat 2026 Çarşamba 00:10

Zam Var Ama Geçim Yok!

04 Şubat 2026 Çarşamba 00:10

Üniversiteli Olduk Ama Okuyabildik mi?

28 Ocak 2026 Çarşamba 00:10

Koruyamadıklarımız!

21 Ocak 2026 Çarşamba 00:10

Güzellikleri Yazabilmek Umuduyla

14 Ocak 2026 Çarşamba 00:10

Simit-Çay Hesabı Yine Tutmadı

07 Ocak 2026 Çarşamba 00:10