Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

Uyku Ölümün Kardeşidir

Yine, ‘selam duâsı’yla başlayalım bugünkü yazımıza;

‘Aşk olsun. Aşkınız cemâl olsun. Cemâliniz nûr olsun. Nûrunuz ayn olsun.’

Efendim geçen bıraktığımız yerde, uyanıkken uyur olan âriflerden bahsetmiştik. Bakalım bugünkü beyitlerimizde karşımıza ne çıkacak? Haydi başlayalım;

“Ey Allâh’ım! Bir işâretinle bütün ruhları yine ten tuzağına geri çekersin. Adâletinle hükmetsinler, âdil olsunlar diye.”

‘Adâleti ve doğruluğu gerçekleştirsinler diye, seslenmeye benzer bir duygu ve duyumla insanlar, uykudan uyandırılır. (İsrâfil’in sûra üflemesiyle) Uykudan uyanmak bir ikazla olur. Bu ikâzı, hem ‘uyan’ hem sorumlu ‘her sorumlu olduğu bir fiili yapsın, yapması gerekenleri düşünmeye başlasın’ şeklinde anlamalıdır. Adâlet ve doğruluk her şeyin hakkını vermek demektir. Yoksa gece ve gündüz bütün vaktini zikir ve ibâdete ayırıp diğer emredilmiş görevlerini ihmal etmek dînen ve aklen câiz değildir. Tıpkı bunun gibi gece ve gündüz ticâret, sanat, ziraatla meşgul olup da ibâdetleri terk etmek de geleceğini, âhiretini yıkmak olur. Bu da cehâlet demektir. Saadet orta yolda, dengeleri kurabilmekte, adâlette bulunur.’ (Abidin Paşa, Mesnevî Şerhi, Sadeleştiren Mehmet Said KARAÇORLU, İst, 2007, s.137)

“Sabah vaktinin nûru baş yukarı vurunca feleğin süslü kerkes kuşu (akbaba kuşu) kanat çırpar.”

Bu ifâdeden anlaşılan seher vaktinin nûru, güneşin aydınlık ışıkları tıpkı süslü akbabanın kanatları gibi ortalığı aydınlatır.

“Sabahları ayıran ve yaran Allah, İsrâfil gibi bütün ruhları uyku diyârından uyanıklığa getirir.”

Allah Teâla Hazretlerinin İsrâfil aleyhisselâm’a emrettiğinde, yaratılmış bütün ruhlar ayrıldıkları asıl bedenlerine geri dönerler. İşte beyitte bahsedilen uyku âleminde olan ruhlar tıpkı güneşin doğuşuyla Rabbânî bir kuvvet olan İsrâfil’ilin emretmesiyle uyanırlar.

“Allâhu Teâlâ Hazretleri, insanı uyandırınca ruhları beden eyler, yâni ruhları bedene bağlar, her bedeni yine ruhla yükler.”

İnsanlar maddesel olarak uykudayken ruhları bedenden ayrılır, uyanınca da bedenine tekrar dönerler. İşte aynen bunun gibi ölüm ötesi âlemde de, ruhlar yeniden diriltilecekleri ânâ kadar nasıl ölüyken, İsrâfil sûra üflediğinde, yeniden dirilip bedenlerine geri dönecekler. Cenâbı Hak kendi sonsuz ilmiyle ruhları tekrar bedenlere yükler, hesap vermeye hazır hâle getirir.

“Hak Teâlâ hazretleri canlar atını beden eyerinden alır, boşaltır, bu mânâda; ‘Uyku ölümün kardeşidir.’ Hadisinin sırrıdır.”

Uyku ölümün kardeşidir.’ (Suyûtî, II, 62) hadisi şerifinde buyurulduğu üzere uyku aynen ölüme benzetiliyor. Ölen insan, dünyânın eleminden-kederinden kurtulmuş olur zira insan uykudayken görmez, duymaz, bilmez. Bu bağlamda uyku âdeta ‘küçük ölüm’dür. İnsan uykudayken ruh ata binmiş yürümektedir. Ama insan uyanınca beden, at sırtındaki eyer gibi rûhu kendine bağlanmış olduğundan ruh ata, beden de, eyere benzetilmiştir. Daha önceki beyitlerde üstad Mevlâna, rûhu ustaya ve mâhir bir süvâriye, bedeni de ata ve âlete benzetmişti.

İnsan uykudayken insan ruhunun, beden üzerinde bir tasarrufu kalmaz. Büyük uyku olan ölüm hâlinde insan üzerinde hiçbir kuvvetin etkisi olmaz. Bir nevi küçük ölüm olan uyku hâlinden uyanıldığında ruh yeniden bedene döner ve kuvvetlerin tasarrufu başlar. Hem uykuda hem ölümde duygular iptal olur. Bu sebeple; ‘Uyku ölümün kardeşidir.’ Denir.

“Lâkin gündüz yâni uyandığında bedenlerine geri gelmeleri için, Allâhu Teâlâ Hazretleri ruhların ayaklarına uzun bir ip bağlar.”

Ruh ile beden hikâyesi aynı göklere salıverilen uçurtma misâlidir. İnsan uyurken uçurtma semâlarda uçup dururken, ruhun görünmez ipi bedene bağlıdır.

“O bağ vasıtasıyla, Hak Teâlâ, ruhları gündüz o çayırdan geri çekip otlak yerinde yük altına getirir.”

Diğer beyitte ruh ata benzetilmişti ya, işte onların yeri çayırdır benzetilmesi var, burada da. Atın yük altına girmesi konusu, ruhların sorumluluk içinde olması yâni insanın uyanıkken insânî görevlerini yerine getirmesi gerektiği ifâde ediliyor.

“Keşke Hak Teâlâ Hazretleri Ashâbı Kehf’i veya Hz. Nûh’un gemisini koruduğu gibi rûhu da korusaydı.”

Cenâbı Hak, bilindiği üzere Ashâbı Kehf’i nasıl düşmanın şerrinden senelerce uyutarak muhafaza etmiş, Nuh aleyhisselâm’ın gemisini, pek çok fırtınalardan korumuş ve kurtarmış ise keşke imkan olsaydı da, dünyâda bizi ruhların çalkantıları ve fırtınalarından, şeytanın hile, desise ve oyunlarından korusaydı. Aslında uyku ve ölüm ile insan tıpkı ashâbı Kehf’in mağarasındaki ve yine Nuh aleyhisselâm’ın gemisindeki gibi sâlimen, ruh ve şeytanın vereceği sıkıntılardan kurtulmuş olur. İnsan uyku ve ölüm ile dünyânın dağdağasından selâmete ulaşır.

Efendim şimdilik size vedâ etme zamânı geldi. Cumânız mübârek olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurten Selma Çevikoğlu Arşivi

Uyanıkken Uykuda Olan Ârifler

02 Nisan 2026 Perşembe 14:17

Şeytanın Oyunları, Beden Tuzağı

12 Mart 2026 Perşembe 16:20

Namazı Huzûru Kalp ile Kılmak

05 Mart 2026 Perşembe 15:27

Nefis Kalbine Çelme Takmışsa

26 Şubat 2026 Perşembe 14:25

Nefsin Hileleri Şeytanın Tuzakları

12 Şubat 2026 Perşembe 14:04

Vezirin Hîlesine Aldananlar

05 Şubat 2026 Perşembe 16:55

Vezirin Şâha Hile Öğretmesi

29 Ocak 2026 Perşembe 16:18