Ayşe Aslı Duruk

Ayşe Aslı Duruk

Sırttan Vurmak

Arkadan konuşmak, iş çevirmek, çekiştirmek, vurmak… Arkadan, arkadan… İnsanı en çok üzen, hayal kırıklığına sevk eden, yıldıran, bezdiren ve soğutan işlerdendir.

“Yüzüme karşı söylesene” deriz mesela, meydan okur gibi. Sanki tüm bunlar insanın arkası değil de yüzü dönükken yapılınca hiç üzmeyecekmiş gibi. Oysa yüzün tam orta yerine indirilen yumruklar hatta atılan ufak fiskeler bile can yakar.

Halbuki arkadan; sırttan vurulmanın acısı öyle başkadır ki, hayaller ve kalpler telafisi olmayacak şekillerde kırılır.

Arkadan yapılanlar daha düşmanca ve alçakça gelir nedense. İnsanın haberi yokken, dahası, kendini savunma şansı yokken yapılanların affı pek zordur bu yüzden. Affın pek zor olduğunu söyleyerek iyimserlik ediyorum belki. Af, çoğu zaman imkansızdır aslında. Dedik ya, telafisi olmayan şeylerdendir arkadan vurmak. Sinsi bir yılan gibi sokmak. Sırttaki yaralara ne dilenen özürler, ne de geçen zaman merhem olabiliyor, siz de bilirsiniz ki. O sinsi yılanın zehrine bir panzehir de yok. İnsanın en zayıf yeri ve ‘yumuşak karnıdır’ herhalde, sırtı. Savunma şansının ve hakkının kişiye hiç verilmemesi, gaddarca, zalimce ve adice şeydir çünkü.

Tüm bunları bilsek de… Eteğimize toz konsa avazı çıkan bizler, bunları bir başkasına yaparken bunda pek bir sakınca görmüyoruz. Ne de olsa acıyan sırt, bir başkasınınki olacaktır ve o acı o kişi tarafından çekilecektir. Zalim olmakta pek bir zarar yoktur yani, yeter ki mazlum olan bizler olmayalım.

Ahlakımız mı eksik, nedir?

Empati mi, insanlık mı, kemalat mı, hangi birinden bahsedilmeli, hangi konu başlığı açılmalı bilemedim ama arkadan vurmayı, konuşmayı, şikayet etmeyi falan pek severiz bizler. Yüze karşı açık bir şekilde savaş açmak yerine kolayına kaçarız, adi mi yoksa onurlu mu olunurmuş diye pek de önemsemeden.

‘Yumuşak karnını’, en zayıf ve acıyan yerini önünde ya da yüzünde değil de, arkasında ve sırtında taşıyan bizlere en fazla zararı da yine bizler veriyoruz, sözün özü. İnsan en çok kendi cinsinin elinden zarar görüyor, bunun tam aksi de mümkünken. İnsan yine en çok kendi cinsinin vesilesiyle mutlu ve güçlü olabiliyorken, zulüm, gaddarlık ve adilik yapma vesvesesinin sesi daha gür geliyor, sol kulağa üflenen. Şeytanına uyuyor insan. Kendine yapılınca ah edip 7 kat göğü feryada figana boğma arzusundaki kişi, tüm bunları bir başkasına yaparken bir yılan kadar sakin ve soğukkanlı kalabiliyor. İnsanı, insan olmaktan utandırıyor.

Ahlakımız mı eksik ya da bozuk, nedir?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ayşe Aslı Duruk Arşivi

Aynalık

30 Ocak 2026 Cuma 14:47

Kanlı Pençeler

23 Ocak 2026 Cuma 14:28

Ana Yurdum

16 Ocak 2026 Cuma 14:11

Pamuk Şekeri

09 Ocak 2026 Cuma 15:19

Yaşlanmak

26 Aralık 2025 Cuma 15:36

Arayışım

19 Aralık 2025 Cuma 11:24

Dünya’nın En İyi Kahvesi

12 Aralık 2025 Cuma 13:46

Ne Oluyor?

05 Aralık 2025 Cuma 15:00

Okumak

28 Kasım 2025 Cuma 15:48

Sen Hep Giderdin Zaten

21 Kasım 2025 Cuma 15:24