Konyalı üreticilerden isyan! "Bizi daha fazla ezdirmeyin"

Konyalı üreticilerden isyan! "Bizi daha fazla ezdirmeyin"

Yem fiyatlarındaki sürekli artış karşısında, süt fiyatlarında bir ilerleme kaydedilememiş olmasının üreticinin ezilmesine sebep olduğunu söyleyen Konya DSYB Başkanı Edip Yıldız, “Bu gidişata son verin” dedi

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Merkez Meram Ziraat Odası Başkanlığı ve Konya Kırmızı Et Ürünleri Tarımsal Üreticileri Birliği DSYB Toplantı Salonu'nda ortak bir basın toplantısı düzenledi. Konya DSYB Başkanı Edip Yıldız, pandemi süreci ile birlikte bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yeni bir sürece ve değişime gidildiğini aktardı. Yıldız, “Yaşanan olumsuzluklar ve bunun sonucunda alınan tedbirler ekonomik ve sosyal yapımıza büyük zararlar verdi. Ziraat Odaları ve üretici birlikleri olarak bu süreci en az zararla atlatmak için elimizden gelen bütün çabayı gösteriyoruz. Pandemi ile birlikte yaşanan olumsuzluklar tarım ve hayvancılık sektörünü de derinden yaralamış ve üreticilerimizi zor durumda bırakmıştır. Et ve süt fiyatlarındaki durgunluğun yanında saman ve yem fiyatlarının aşırı yükselmesi de üreticilerimizi bir kat daha mağdur etmiştir” dedi.

ÜRETİCİMİZ EZİLİYOR!

Şu anda piyasada hayvan kesimi yapılmadığını aktaran Yıldız, “Bunda yaklaşan kurban bayramının etkisi olmakla beraber, pandemi süreci ile birlikte turizm, düğün ve lokanta sektörünün nerede ise durma noktasına gelmesi, bunun sonucunda da et kullanımının azalması üreticimizi zor durumda bırakmış ve üreticiyi de bu işten el çekmeye yöneltmiştir. Ancak hayvansal üretimin en önemli girdi maliyetini oluşturan yem fiyatlarındaki sürekli artış karşısında, süt fiyatlarında bir ilerleme kaydedilememiş olması üreticimizin ezilmesine sebep olmuştur. Bu sorunu görmemek mümkün değil, bu anlayıştan artık vazgeçilmelidir. Hepimiz bu sektörden rızkımızı kazanıyorsak, yetiştiricimizin de üretimde sürdürülebilirliğini sağlamak zorundayız. Aksi takdirde hayvansal üretim ve üretici olmadığında süt, yem ve ilaç sanayisinin ne anlamı var, kime hizmet edebilir. Sektörün her kademesindeki paydaşlarımızla sorunu kalıcı çözmeye yönelik çalışma yapmak zorundayız. Bunu başaramazsak devletimizin parası heba olur, sorunları çözmüş olmayız sadece ötelemiş oluruz” şeklinde konuştu.

KANGRENE DÖNMEDEN SORUN ÇÖZÜLMELİ

Sektör içerisinde sadece üreticimiz emek emek üretmiş olduğu çiğ sütü belirli bir fiyata satmaya zorlanmasına karşılık diğer sektör paydaşlarımızın böyle bir zorunluluğu olmaması garip bir durumdur” Yıldız, daha sonra şunları kaydetti: “Üreticiler olarak bu fiyat dayatması devam edecekse, diğer sektör paydaşlarımız için de ilgili konseyler tarafından da süt/yem paritesine uygun fiyat oluşturulması gerekmektedir. Ulusal Süt Konseyi öncülüğünde sektör paydaşlarımızla acilen toplanıp kangren olmadan bu sorunu çözmeliyiz. Üreticimizin sene sonunu bekleyecek gücü kalmamıştır. Damızlık hayvan kesimleri başlamadan herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Aksi takdirde telafisi zor bir süreç beraberinde bizi Avrupalı yetiştiricilerin insafına mahkum edecektir. Tarımsal ve hayvansal üretim bu ülkenin en önemli gündemi olmak zorundadır. Bu hatırlatmaların dikkate alınması ve herkesin taşın altına elini koyması gerekmektedir.”

 

STOKÇULUĞUN VE TEKELLEŞMENİN ÖNÜNE GEÇİLMELİ

Saman ve yem fiyatlarının yüksek seviyelerde seyretmesinin ve stokçuluğun üreticinin belini büktüğünü kaydeden Yıldız, şu ifadelerle konuşmasını noktaladı: “Son aldığımız duyumlarda tarım ve hayvancılık sektörü ile alakalı olmayan bazı firma ve şahısların saman ve balya stoku yaptıkları ve ileriki zamanlarlar da piyasaya fahiş fiyatlar ile sürmeye hazırlandıkları haberi bizi dehşete düşürmektedir. Bu konuya yetkililerin acil müdahale etmesi gerekmektedir. Yem fiyatlarında ki aşırı artışa değinecek olursak, artış oranın yemin hammaddeleri olan mısır, arpa vb. ürünlerin fiyat artış oranından çok fazla olması şaşılacak bir durumdur. Stokçuluğun ve tekelleşmenin önüne geçemez isek dışa bağımlı olmaktan hiçbir zaman kurtulamayız. Her konuda olduğu gibi tarım ve hayvancılık alanında da yerli ve milli üretimi daha yukarılara taşımak için ne gerekiyor ise bizler elimizi taşın altına koyacağız. Devletimiz diğer sektörlere yaptığı yardım paketlerini tarımsal ve hayvansal üretim yapan üreticilerimize de acilen yapmak zorundadır. Unutmayalım ki gıda yaşama tutunmak için gereklidir. Bu sektörün çökmesi demek neslimizi tehlikeye atmak demektir.”

HAKAN ARMUTCU

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum