Kesme çiçekte 5. sıradayız

Kesme çiçekte 5. sıradayız
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2011 yılında 961,6 milyon adet olan örtü altı kesme çiçek üretiminin, 2012 yılında 1 milyar adedi aşarak 1 milyar 1,8 milyon adede yükseldiği söyledi

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kesme çiçek üretiminin büyük bölümünün örtü altında gerçekleştiğini bildirerek, “1 milyar 77 milyon adet kesme çiçek üretiminin yüzde 93’ü olan 1 milyar 1,8 milyon adedi örtü altında yapılıyor. 11,8 milyon metrekare kesme çiçek üretim alanının 9,9 milyon metrekaresi örtü altı alanlardan oluştu” dedi. Kesme çiçek üretimde yüzde 42,69 payla Antalya’nın birinci, İzmir’in yüzde 32,71 ile ikinci, Yalova’nın yüzde 12,70 payla üçüncü, Isparta’nın yüzde 4,57 payla dördüncü olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti: “Bu illeri kesme çiçek üretiminde, yüzde 1,86 pay ve 20 milyon adetle Konya, yüzde 1,24 pay ve 13,3 milyon adetle Mersin, yüzde 1,19 pay ve 12,8 milyon adetle İstanbul izledi. Yüzde 0,89 pay ve 9,5 milyon adetle Tokat, yüzde 0,56 pay ve 6,1 milyon adetle Bursa, yüzde 0,32 pay ve 3,4 milyon adetle Sakarya, yüzde 0,28 pay ve 3 milyon 60 bin adetle Adana, İstanbul’u takip etti. Adana’yı ise yüzde 0,19 pay ve 2 milyon 65 bin adetle Burdur, yüzde 0,15 pay ve 1 milyon 571 bin adetle Elazığ, yüzde 0,13 pay ve 1 milyon 397 bin adetle Samsun, yüzde 0,10 pay ve 1 milyon 47 bin adetle Aydın izledi. Kastamonu, Ankara, Hatay, Şanlıurfa, Kocaeli, Ordu, Bolu, Malatya, Afyonkarahisar, Adıyaman, Balıkesir, Düzce, Muğla ve Tekirdağ diğer kesme çiçek üreticisi iller olarak sıralandı.

622 MİLYON KARANFİL ÜRETİLDİ

En fazla kesme çiçek üretimi karanfilde gerçekleştirildi. 2011 yılında 588,5 milyon adet olan karanfil üretimi 2012 yılında 622,6 milyon adede çıktı. Kesme çiçekte, karanfilden sonra en fazla 124,7 milyon adetle gerbera, 111,8 milyon adetle gül (kesme) üretildi. 2012 yılında 36 milyondan fazla kasımpatı (krizantem), 30 milyona yakın fresia, 24 milyona yakın lale, 18 milyondan fazla lisianthus ve altınbaşak (solidago), 18 milyona yakın gypsohilla, 17 milyondan fazla glayöl, 14 milyondan fazla zambak (lilyum), 9 milyona yakın nergiz, 6 milyona yakın şebboy, 2 milyondan fazla sümbül, 1,5 milyondan fazla Manisa lalesi (anemon), 1 milyondan fazla iris, 322 bin 900 adet orkide, 297 bin 500 adet statice üretimi yapıldı. Geçen yıl 22,2 milyon adet de bu çiçeklerin haricinde kesme çiçek üretildi.”

9 AYLIK İHRACAT 59 MİLYON DOLAR

Bayraktar, 2010 yılında 56 milyon dolar olan süs bitkileri ihracatının 2011 yılında 76 milyon dolara çıktığını, 2012 yılında 73 milyon dolara gerilediğini bildirerek, bu yılın Ocak-Eylül döneminde de 59 milyon dolarlık ihracat yapıldığı bilgisini verdi. Bu yılın 9 aylık döneminde en fazla ihracatın 9,4 milyon dolarla Hollanda’ya yapıldığını bildiren Bayraktar, “Almanya’ya 8,6, İngiltere’ye 8,3, Türkmenistan’a 7,4, Irak’a 5,4, Azerbaycan’a 5, Ukrayna’ya 2,6, Rusya’ya 2,3, Romanya’ya 2,2 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Bu rakamlar Türkiye’nin potansiyelini yansıtmaktan çok öte. Türkiye, süs bitkilerinde milyarlarca dolarlık ihracat yapabilecek potansiyele sahip” dedi. Bayraktar, günümüzde çiçeğin artık sadece süs bitkisi değil, para kazandıran, gelir getiren tarım faaliyeti olduğunu bildirdi.

SEKTÖRE HİBE DESTEKLERİ VERİLMELİ

Süs bitkileri sektörünün katma değer ve istihdam oluşturma değeri yüksek olan, özelikle atıl işgücünün değerlendirilmesinde önde gelen sektörlerden biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu nedenle düşük faizli kredi veya değişik kaynaklardan hibeyle desteklenmesi gerekir” dedi.

Özellikle üretimde yüksek maliyetli girdi kullanımı ve satışlardaki yüksek katma değer vergisi (KDV) ile süs bitkileri ziraatinin tarımın diğer kollarından ayrı tutulduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti: “Süs bitkilerinin de bir tarımsal faaliyet olduğu gerçeğinden hareketle bu farklılıklar giderilmelidir. Süs bitkisi üretiminde ileri teknoloji, yıl boyu kontrollü üretim ve topraksız tarım gibi modern üretim tekniklerinin kullanımı teşvik edilmeli, birim alandaki verimlilik, üretimde kalite, depolama tekniklerinin geliştirilmesi, raf ve vazo ömrünün artırılması konularında çalışmalar artırılmalıdır. Üretim konusunda özellikle doku kültürü laboratuvarlarının kurulması önemlidir. Süs bitkileri sektörü hızlı gelişen, istihdam düzeyi ve ihracat potansiyel yüksek gelecek vaadeden bir sektördür. Bu potansiyelin daha hızlı ilerlemesi ülkeye olan katma değerinin daha hızlı artırılabilmesi için; kamu araştırma-geliştirme kuruluşlarında süs bitkileri birimleri kurulmalı, özel sektör Ar-Ge kuruluşları yaygınlaştırılmalıdır.”

HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.