Nazmiye Gülbaş
Katil Çocuklar
Dikkatinizi çekmiştir son zamanlarda fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel, dijital vb. türlerdeki şiddet toplumda hızla yayılıyor.
Artan şiddetle birlikte cinayet oranlarında da bir artış olduğunun çoğumuz farkındayız, bu durumu ülkede huzur ve güvenliği sağlanmakla sorumlu olan sayın idarecilerimiz fark etmişlerdir inşallah!
Mamafih 18 yaş altı çocukların dahi cinayet işlediklerine şahit oluyoruz ki uzmanlar bu konuda uyarıyor ve çocukların akranları tarafından öldürülme oranının % 70-75 oranında yükseldiğini söylüyor.
Matia Ahmet Minguzi(14) Alperen Ömer Toprak(15)Atlas Çağlayan(16), Yusuf Taşkın(10) ve diğer pek çok çocuk akranları tarafından öldürüldüler.
Bu cinayetler kamuya mâl olmuştur.
Ne var ki bunlara benzer nice olay yaşanmaktadır.
Düşünsenize 10 yaşında bir çocuk yine 10 yaşındaki sınıf arkadaşı tarafından boğuldu, 14 yaşındaki Matia Ahmet hiç tanımadığı akranları tarafından, herkesin gözü önünde Kadıköy'de bit pazarında önce bıçaklandı sonra tekmelenip öldürüldü. Atlas Çağlayan yine kendinden birkaç yaş küçük biri tarafından öldürüldü. Yine 14 yaşındaki bir kız çocuğu, çıkma teklifini kabul etmedi diye 14 yaşındaki okul arkadaşı tarafından öldürüldü.
Durum böyleyken 'çocuklar' öğretmenlerini anne-babalarını, büyüklerini ve diğer canlıları da öldürüyorlar.
Böylelikle 'çocuk'lar tarafından işlenen cinayetler de maalesef sıradan hale gelmeye başladı.
Bunca olumsuz hadiselere internette rastladıkca, TV'lerde izledikçe, çevremizde gördükçe, duydukça, ülkenin geleceğine dair endişelerimiz de artıyor.
Buna yönelik Sn. Hükûmet yetkilileri ne gibi önlemler almayı düşünüyorlar?
Gerçekten merak ediyoruz artan şiddeti neye bağlıyorlar?
Karıncayı incitmekten çekinen, hayvanları koruma, haklarını savunma dernekleri kuran medeniyetten ne ara katil çocuklar yetiştiren bir düzeye geldik?
Gençlik demek bir ülkenin kaderi demektir.
Gençlik demek neslin devamı demektir.
Gençlik demek gelecek demektir.
Eğer istikbalimiz olan çocukları, gençleri her türlü kötülükten koruyamazsak bir geleceğimizin olacağını düşünebilir misiniz?
Her platformda "Dindar Nesil Yetiştireceğiz" diyen sayın idarecilere sormak gerekmez mi, "bu katil 'çocuk' kimlerin döneminde bu suçları işlediler?"
Bu vakalar birkaç uç hadise olsaydı "istisnalar kaideyi bozmaz" diye bu kadar üstünde durulmazdı sanırım. Ancak bu hadislerin temel nedenleri arasında şiddet, uyuşturucu, ahlaki çöküntü, ekonomik sıkıntılar vb. gibi durumların birbiri ile bağlantılı olduğu ve bunun gittikçe artığı bilinmekte...
Misal uyuşturucu ticaretinin dehşet boyutlara ulaştığı bir yana, kullanma yaşının 11'e kadar düştüğü ve arttığını öğrenmek yalnızca bize mi ürkütücü geliyor ?
Ayrıca suça karışan çocukların % 50'si okulu bırakmış olan çocuklarımız. Bununla beraber sürekli değişen ve köklü ve yerinde çözümler bulunamayan eğitim sistemiyle adeta bir çelişki yaşanıyor...
Sanal ortam ve dijital platform yayınları da yangına körükle gitmekte. Misal Edirne'de 14 yaşındaki okul arkadaşı kendisine hayır dediği için öldüren 'çocuk' bir dijital platformdaki diziden etkilenerek bu cinayeti işlemiş. Bunun yanında TV'lerdeki mafya dizileri gençleri suça özendiriyor.
Anne babası ayrı çocukların suç işleme oranının da oldukça yüksek olduğunu söylüyor uzmanlar.
Ekonomik durumu bozuk olan çocuklar ailesinden manevi destek göremeyince değersizlik yaşıyor ve suça meylediyor gibi gibi bir çok neden sayılabilir işlenen suçların, cinayetlerin arkasındaki sebep olarak.
Velhasıl sayın idareciler bu sorunlara ya kalıcı çözüm bulacaklar( ki bu pek mümkün görünmüyor) ya da ülkenin selameti için ülkeyi emin ellere yani Millî Görüşçülere teslim edecekler.
Değilse bu sorumluluk ve vebalden kurtulabilecekler mi?
Dua ile...





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.