Hayatın İçinden Kısa Kısa - 214

ARİF HİKMET KİMDİR TANIYALIM

Ahde vefa olarak, zaman zaman unutulmaya yüz tutmuş, büyük devlet adamları ve din alimlerini yazmaya çalışıyoruz. Osmanlı döneminde din ve devlet adamı 1786-1859 yılları arasında yaşadı. İstanbul’da doğdu ve öldü. 1846-1854 arasında Osmanlı Şeyhülİslamı olarak görev yaptı. Medrese eğitimi aldı. Nakşi yoluna intisap etti. Önce Kudüs Kadılığı, sonra Kahire, sonra Medine kadılığı yaptı. Medine’de 1853-1856 arasında kendi adıyla anılan Arif Hikmet Kütüphanesini yaptırdı. Kendi kitaplarının tamamını bu kütüphaneye bağışladı. Ulemanın hayat ve hatırasını anlatan eser yazdı. Mezarı İstanbul Üsküdar da Kartal Baba tekkesi yanındadır.

İsmi geçen kütüphane, Ravza-ı Mutahharanın hemen 15-20 metre yakınında idi. Bu kütüphanede Konyalı Meşhur Ali Ulvi Kurucu Efendi müdürlük yapmıştır. Osmanlı döneminde kütüphanenin yönetim kurulunda Ömer Nasuhi Bilmen de görev yapmıştı. Allah (cc) İslam’a hizmet edenlere, onun yolunda gidenlere rahmet etsin. Âmin.

CEBRAİLİN (AS) FİRAVUNLA SÖYLEŞİSİ NEYDİ

Rivayet edilir ki; Bir gün Cebrail (as) insan suretinde firavuna geldi ve sordu: Kendisi çeşitli nimetler ile besleyip, büyütüp terbiye eden ve efendisine başkaldıran, büyüklük taslayan kölenin cezası nedir? Firavun cevap verdi, suda boğulmaktır. Cebrail (as) firavuna, bu fetvayı yazılı olarak verebilir misin? firavun bu kararını yazılı ve mühürlü olarak Cebrail’e (as) verdi.

Yıllar sonra, firavun kızıl denizde boğulurken, bu kendi yazılı hükmü, kendine gösterilmiş, bu hükümle boğulmuştur.

Çok enteresan bu görüşme, bize birçok şeyler anlatmakla beraber, Allah’ın (cc) verdiği bütün nimetlere kulluk görevi olarak, ona şükretmek mecburiyetindeyiz. Ağzımızdan çıkan sözlere de dikkat etmeliyiz. Aksi halde firavunun karşılaştığı durumla karşılaşmak mümkün olabilir. Allah (cc) itaatsizlikten, edepsizlikten, verilen nimetlere isyandan, dine ve İslam’a karşı yazı yazmaktan, söz söylemekten hepimizi korusun. Âmin.

HZ. İSA (AS) PEYGAMBERİMİZ MAL ÇALAN HIRSIZA NE DEDİ

Rivayet edilir ki; mal çalan bir hırsıza, Hz. İsa (as)” bir şey çaldın mı diye sordu? “o da Allah’a (cc) yemin ederim ki çalmadım. Bu sefer İsa (as) adama dönüp, “sen doğru söylüyorsun, benim gözlerim yalan söylüyor.” Bu karşılıklı konuşma, bize insanlara soru sorarken hallerine dikkat etmek, onları yalana zorlamamak, çünkü yalan yere yemin etmek gibi bir durumla karşılaşılır. Adamın imanı tehlikeye girer. İsa (as) Peygamberimizin kendisine, peygamberlik şeref ve hürmetiyle adamın daha ileri, küfre gitmesine mâni oldu. Allah (cc) hepimizi yalan yanlış söz söylemeyi, daha ileri giderek yalan yere yemin etmekten korusun. Âmin.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Veysel Candan Arşivi

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 213

07 Eylül 2026 Pazartesi 11:27

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 212

06 Eylül 2026 Pazar 11:00

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 211

05 Eylül 2026 Cumartesi 11:00

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 210

04 Eylül 2026 Cuma 12:00

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 209

03 Eylül 2026 Perşembe 11:31

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 208

02 Eylül 2026 Çarşamba 11:14

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 207

01 Eylül 2026 Salı 10:26

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 206

31 Ağustos 2026 Pazartesi 10:06

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 205

30 Ağustos 2026 Pazar 11:00

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 204

29 Ağustos 2026 Cumartesi 11:00