Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 204
KONYALI BİR HAK DOSTU ALİ ULVİ KURUCU HOCAEFENDİ
1920 yılında Konya’da doğdu. Hacı Veyis Efendinin oğlu, İbrahim Efendi’nin oğludur. Hafızlığını amcasında tamamladı. Babası İbrahim Efendi ile Medine’ye hicret etti. Cami Ezherde okudu. Uzun yıllar Medine’de kütüphane müdürlüğü yaptı. Zaman zaman Türkiye’ye gelir, giderdi. Konya’yı ziyaretlerinde, bizzat görüşmemiz olmuştu. Sîma itibariyle, amcası Hacı Veyis Zâde Mustafa Efendi’ye benzerdi. İyi bir şairdi. Mehmet Akif’ten etkilenirdi.
Bir hatırasıyla onu analım: Kendi ağzından; “Medine-i Münevvere’de Ravza’ya yakın kütüphanede müdürlük yapmaktayım. İstanbul’dan Nakşi Şeyhi Mehmet Zahid Kotku Efendi (ra) ziyaretimize geldi. Bir gün bana, Evladım eve gidip gelmek vakit alıyor, kütüphanenin bir bölümünde bir divanı göstererek, burada kalsam olur mu dedi. Ben de memnuniyetle olur dedim. Bu arada ona, bir rüyamı anlattım. Rüyamda Peygamber Efendimiz (sav) kütüphanemize misafir olarak geldi. Bu sizin yatacağınız divanda, istirahat buyurdular. Bunu anlatınca, Mehmet Zahid Kotku (ra) Hz.leri ağlamaya başladı. Peygamberin (sav) istirahat ettiği bu divanda, ben nasıl yatarım? “
Ali Ulvi Hoca Efendi, sohbetlerinde dedesinden hatıralar anlatırdı. Bir seferinde şöyle dedi: “Dedemin oturduğu evin bitişiğinde, bir gazinocu vardı. Gece geç saatlere kadar, eve giren çıkan oluyor, dedem rahatsız oluyordu. Dedem, nineme bir tabak yemek götürsen ikram etsen, ninem ben oraya nasıl gideceğim dedi. Dedem, kapıdan ikram etsen dedi. Allah (cc) ahirette bize, komşunuza niye tebliğ yapmadınız diye sorar. Rabbimden korkarım dedi. Ninem, bir tabak yemek, kapıdan ikram etti. Ertesi gün gazinocunun hanımı bir ikram getirdi. Ninem, kadına dedemin söylediklerini anlatınca, kadın üzüldü. Durumu kendi eşine anlattı. Gazinocu eşi, biz hocaya eziyet veriyoruz, o bizim için neler düşünüyor. Hocayı rahatsız etmeyelim dediler ve evi boşaltıp gittiler.
Ali Ulvi Hoca Efendi 3 Şubat 2002’de vefat etti. Cennet’ül Bakiye defnedildi. Peygamber (sav) komşusu oldu. Zaman zaman bu Hoca Efendi ile ilgili hatıralarımızı yazacağız. Peygamberimizin (sav) ifadesiyle;” Kişi, sevdiğiyle beraberdir. “Allah (cc) şahit ki biz de bu ulema aileyi, dede Veyis Efendi’yi ve çocuklarını gönülden sever, muhabbet besleriz. Mahşerde buluşmak dileğiyle.
Muhterem hocamız Ali Ulvi Efendi yazdı. Zeki Altın besteledi:
Mevlam sana ersem diye / Aşka düşen pervaneyim
Sallallâhü Alâ Muhammed / Sallallâhü Aleyhi ve Sellem
Cemalini görsem diye / Aşka düşen pervaneyim
Gözyaşlarım durmaz akar / Seller gibi çağlar coşar
Vuslat ümidiyle yaşar / Aşka düşen pervaneyim.
Derdin ile inlerim / Aşka çıkar eninlerim
Bülbül şakır ben ağlarım / Aşka düşen pervaneyim
Sallallâhü Alâ Muhammed / Sallallâhü Aleyhi ve Sellem
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.