'GAP tecrübesiyle KOP’ta hatayı sıfıra düşüreceğiz'

'GAP tecrübesiyle KOP’ta hatayı sıfıra düşüreceğiz'
Konya’da düzenlenen, “Ulusal KOP Bölgesel Kalkınma Sempozyumu” Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in katılımıyla başladı. Mehdi Eker GAP’ta yapılan hataların KOP’ta yapılmayacağını söyledi

Selçuk Üniversitesi’nin de aralarında bulunduğu 7 üniversite KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkalığı tarafından 14-16 Kasım tarihilerinde düzenlenen sempozyumun açılışına, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Konya Valisi Muammer Erol, Karaman Valisi Murat Koca, AK Parti Konya Milletvekilleri İlhan Yerlikaya ve Ayşe Türkmenoğlu, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, rektörler ve çok sayıda davetli katıldı. Sempozyumun açılışında konuşan KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Mehmet Babaoğlu, KOP bölgesindeki 7 üniversite ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi’nin oluşturduğu KOP Bölgesi Üniversiteler Birliği’nin (UNIKOP) önemli bir oluşum olduğunu söyledi. Babaoğlu, UNIKOP ile uygulayacakları modelin diğer bölgelerde Türkiye’nin kalkınmasında örnek model olacağını kaydetti. Selçuk Üniversitesi Rektörü ve UNİKOP Dönem Başkanı Prof. Dr. Hakkı Gökbel ise, üniversitelerin bölgelerin kalkınmasında önemli rol oynadığını ifade ederek, “Biz de bunu bilerek UNİKOP’u kurduk. Bu sempozyumların gelecek dönemlerde de devam etmesini kararlaştırdık. Biz üniversiteler arasında işbirliğini esas alıyoruz ama asıl hedefimiz KOP bölgesinin kalkınması. Öğrenciler arası bir çalıştayın da düzenlenmesi kararlaştırıldı” dedi.

YEREL DİNAMİKLER HAYATA GEÇİRİLMELİ

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de, Türkiye’nin artık merkezi planlamadan bölgesel kalkınmaya, yerel dinamiklerin harekete geçirilmesi anlayışını benimseyerek hayata geçirmekte olduğunu ifade ederek, “Aslında bu sempozyum bunu gösteriyor. Bugün dünya kalkınmanın odağına insanı ve yerel dinamiklerden de 4 saç ayağını, STK’lar, özel sektör, kamu ve üniversiteleri harekete geçirip kabullendi. Çağdaş uluslararası standartlar artık bu anlayışı ön plana çıkardı ve benimsendi. Bugün KOP projesinde de, bu sempozyumda da bu sinerjiyi aynı anlayışın tezahürünü görüyoruz. Biz GAP projesinden tecrübelerimizi KOP’a aktarmak durumundayız. Biz tarım sektörü olarak GAP’tan büyük tecrübe kazandık. Bunların içerisinde elbette acı tecrübeler, pahalı tecrübeler de, çok verimli çalışmalar da var. Bunları bütün birikimiyle bütün sonuçlarıyla KOP’a aktarmak durumundayız. Elbette KOP projesi tarımdan ve hayvancılıktan, sulamadan ibaret değil. Bu bir multi sektörel proje. Ama multi sektörel olması tarımın ve sulamanın altyapısını burada lokomotif olma özelliğini de asla eksiltmiyor. GAP’ta geçmişten yapılan hatalardan dolayı 50 bin hektar arazinin çoraklaşmasına çölleşmesine şahit olduk. İşte bizim bu hataları KOP’ta yapmamamız lazım. KOP’un ana unsurlarından birisi 1907 yılında başlayan bir süreçle o tarihte rüyası görülen hayatı kurulan bir konu. Türkiye artık hafızası daha çok yerine oturan, gücünü de potansiyelini de daha iyi kullanabilen değerlendirebilen bir konuma geldi. Türkiye, yarı kurak bir coğrafyadır. Cennet bizim cennetimizdir. Bizim cennetimiz Türkiye bizim vatanımız. Zengin su kaynaklarına sahip değiliz. Türkiye’nin yıllık yağışı 643 mm ortalama. KOP ortalaması 330 mm. 400 mm altı dünya literatüründe çöl olarak geçiyor. Bu hakikatleri bilirsek bütün çıplaklığı ve gerçekliği ile o zaman yeraltı ve yer üstü sularımızı düzgün kullanırız. Bunun için gerekli eğitimleri vermek zorundayız. KOP ile yeni sulamaya açılacak alan 223 bin hektardır. Bölgede halen 923 bin hektar sulanıyor. Böylece sulanabilir alan 1.1 milyon hektara çıkmış olacak. Bugüne kadar 200 bin hektar arazide toplulaştırma sağlandı. 457 bin hektar arazi KOP ile birlikte planlıyor, bununla ilgili çalışmalar sürüyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde 1 milyon 200 hektar toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmeti tamamlanacak. Ayrıca 15 bin hektarlık alanda direnaj çalışması yapılacak. Ayrıca 2023 vizyonunda tarıma elverişli 2.8 milyon hektar alanın tamamında tarla içi geliştirme hedefimize ulaşmak istiyoruz. Bitkisel üretimin artırılması ve geliştirilmesi içinde. Sadece birkaç ürünle kalmayıp özellikle meyvecilikle ilgili çalışmalarımız olacak. Hayvansal üretimde bölgedeki mera varlığı değerlendirilecek. Türkiye’deki en önemli koyun ırkı Karaman ilimizde.

Önümüzdeki dönemde ekonomik yatırımları desteklemeye devam edeceğiz. Kentleşmeyle birlikte ve yeni Büyükşehir Yasası ile birlikte kentsel alanda yapılanlar ile kırsal alanda yapılanlar yer yer iç içe geçiyor. Dolayısıyla hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülmesi önemli. Bizim bakanlığımızın burada Konya’da bir uluslararası Bahri Dağdaş Araştırma Merkezi var. Toprak su ile ilgili bir araştırma birimiz var. Bölgeyi tarımsal inovasyonda özellikle gelecek yüzyılın en önemli gündemi olan kuraklık ve iklim değişikliği konusunda merkez haline getirmeyi planlıyoruz. Bu bölgede 7 üniversitemiz var Bir tane de tarım üniversitesi kuruluyor. Bizim bakanlığın 2 tane önemli enstitüsü var. Burada tarımla ilgili bir inovasyon ve arge merkezi önemli katkı sağlar. Biz hükümet olarak bölgesel kalkınmaya çok önem veriyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’NİN SON 10 YILDA ÖNEMLİ MESAFELER KAT ETTİ”

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da, Türkiye’nin son 10 yılda önemli mesafeler kat ettiğini kaydederek, “230 milyar dolarlık bir ekonomiden 800 milyar doları aşan bir ekonomiye ulaşmış olacağız. Kişi başına gelir 3 bin 500 dolarlardan 11 bin dolara gelmiş oluyor. Türkiye’nin bu başarılar ile yetinmesi mümkün değil. Daha ileriye taşmamız gerekir. 2023 vizyonu son derece önemli. Türkiye 2023’de 10 büyük ekonomi arasına girmek istiyor. Bu iddialı hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda gayret sarf ediyoruz. 2014-2018 kalkınma planını hazırladık. Planımızı 4 eksene oturtuyoruz. Birinci başlıkta insanımızı vurguluyoruz. Türkiye enerjiden zengin bir ülke değil. Türkiye doğal kaynaklar üzerine kalkınma stratejisi oluşturabilecek bir ülke değil. Biz insanımızla tarihimizle gelişebilecek bir ülke durumundayız. İlk başlığımız, nitelikli insan, güçlü toplum. Planda 2. sütunumuz yenilikçi üretim ve yüksek büyüme. 3. eksenimiz yerel yönetimlerle çok ilgili. Yaşanabilir mekanlar, sürdürülebilir çevre. Türkiye’de şehirde yaşayan insan sayısı yüzde 70’leri aştı. Dolayısıyla şehirler artık kalkınma yarışında çok önemli unsurlar haline geldi. Yeni Büyükşehir Kanunu ile şehirlerimizin üstlenecekleri roller, kalkınma süreci açısından hayati konumda. 4. boyutumuz, uluslararası işbirliği. Çevre ülkeler başta olmak üzere bütün dünya ile daha fazla alışveriş yapan ülkeler, bölgeler daha hızlı kalkınıyorlar. Dış dünya ile ilgili ilişkisini daha fazla geliştiren ülkeler ve bölgeler daha hızlı kalkınıyorlar. Biz 2023 vizyonunu ortaya koyarken kapsayıcı bir kalkınma anlayışında hareket ettik. Kalkınmayı gerçekleştirirken belli yerlerden kalkınmayı gerçekleştiremeyiz. Kalkınmayı topyekün gerçekleştirmek zorundayız. Entegre bir kalkınma projesi olarak KOP’u yeniden tanımlamak durumundayız.

Cumhuriyet tarihi boyunca 450 bin hektar toplulaştırma yapılmış, biz sadece 1.3 milyon hektar toplulaştırmayı 5 yılda yapıyoruz. Bu bölgeye yatırımlarımızı da ciddi oranda arttırdık. GAP, DAP, KOP ve DOKAP sadece bu bölgelerde müstakil olarak yürütülen toplam yatırımlarımızda aldığı pay yüzde 20 iken, bu yıl içinde yüzde 37,4’e çıktı. Bunun tekabül ettiği yatırım miktarı 10.1 milyar Türk Lirası” diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.