Davutoğlu: Başka Konya yok

Davutoğlu: Başka Konya yok
Türkiye'nin dış politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Davutoğlu, Konya'nın 2023 vizyonu ile ilgili olarak, Konya'nın bütün halinde düşünülmesi gerektiğini söyledi. Davutoğlu, “Bu hedeflere ulaşmak için çıta yüksek tutulmalı” dedi

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, bazı programlara katılmak için geldiği Konya'da, 42 Konya Telvizyonu'nda Mehmet Emin Parlaktürk tarafından hazırlanan Sahur Özel Programında, Merhaba Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kerem İşkan'ın sorularını yanıtladı. Dışişleri Bakanlığı resmi konutunun bahçesinde gerçekleştirilen canlı yayında konuşan Bakan Davutoğlu, Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin dış politikası ve Konya'nın 2023 hedefleri hakkında bilgi verdi.

Mehmet Emin Parlaktürk: Sayın Bakanım, bazı zamanlarda 24 saat içerisinde 3-4 ülkeyi ziyaret ediyorsunuz. Gezdiğiniz dönemlerde Ramazan hissiyatı nasıl oluyor? Türkiye ile gittiğiniz ülkeleri mukayese ederek intibalarınızı alabilir miyiz?

Bakan Davutoğlu: Ben öncelikle Konyalı hemşerilerimin Ramazanı'nı tebrik ediyorum. Allah bu mübarek ayı hepimiz için bereketlendirsin. Dış politika temposu ve uluslularası ilişkiler o kadar hızlı ki sürekli hareket içinde olmak gerekiyor. Türkiye'nin son 10 yıl içinde uluslararası alanda elde ettiği itibar, Türkiye'den beklentileri olağan üstü düzeye çıkardı. 10 yıl önce Türkiye'nin Dışişleri Bakanı'ndan Kıbrıs ve Irak ile ilgili dosyalarla ilgilenmesi bekleniyordu. Şimdi ise Myanmar'dan Sudan'a kadar, Saray Bosna'dan Şam'a ve Bağdat'a kadar geniş alanda kitlelerin Türkiye'den beklentisi çok yüksek. Geçmişte de bu beklenti vardı ama bu beklentileri karşılayacak kudret yok diye genel bir kanaat vardı. Şimdi hem bu bilincin olduğu görülüyor, hem de yardımcı olabilme kudretini görüyolar. Ramazan ayında bu beklentiler biraz daha artıyor. Son 3 yılda uluslarası ekonomik kriz, Arap toplumlarının hemen hepsinde büyük bir belirsizlik içinden gelen sıkıntılar, Türkiye'yi bu bölgenin bir şekilde istikranını koruyan güçlü ülkesi olarak, birçok sorumlulukla karşı karşya bıraktı. Bize Twitter'den siz Türkiye'nin Dışişleri Bakanı, İslam Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanısınız diyorlar. Biz Müslüman doğulu gibi oruç tutuyoruz, batılı gibi mesai yapıyoruz. İslam dünyası açısından, her sene bize hüzün veren, aynı zamanda çalışma tempomuzu artırmayı gerektiren olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. 3 sene önce en temel kaygı Libya ve Suriye'ydi. Onlara elimizi uzatma sorumluluğumuz vardı. Şimdi de yüreğimizin bir yarısı Suriye'de, bir yarısı da Mısır'da. İslam dünyası her sene imtihan ile karşı karşıya.

ORTADOĞU'DA YAŞANAN DEPREMİ TÜRKİYE DE YAŞADI

Kerem İşkan: Daha önce Türk Dışişleri'nin ilgilendiği konularda daha az konulara alaka duyuluyordu. Ortadoğu o dönemde belirli bir politika üzerinde miydi, konjüktör mü öyle denk geldi? Siz Bakan olduktan sonra mı Ortadoğu'da bu süreç başladı?. Bunda düğmeye basanlardan biri de Türkiye mi? Çünkü ülkemizin birçok kenarında yardım çığlıkları yükseliyor. Eskiden de bunlar vardı da ilgilenil miyordu. Yoksa bu süreci biz mi başlattık?.

Bakan Davutoğlu: Eskiden de bunlar vardı. 81-82 yılında iran devrimi olmuş, Afganistan cihadı vardı. Hama katliamı vardı. O zaman Türkiye'nin yönetimi açısından bunlar ile ilglenme yoktu. Türkiye'yi etkilemedikçe müdahele etmek yoktu. Şimdi olanlar ise farklı. Onlar tek tek depremlerdi. Şimdi ise büyük bir coğrafyada büyük bir deprem yaşanıyor. Esas yıkılan şey, o doğal uluslarası seyrin yapısına uymayan yapılar vardı. Soğuk savaş döneminde doğan yapılar yıkılmaya başlandı. Onların yeni şartlarda devam etmesi çok zordu. Onlar yavaş yavaş dönüşerek, kendilerini yenileyerek, bunu karşılasın. Türkiye'de olduğu gbi soğuk savaş tramvalarını son on yılda aşmak için çok zorluklar ile karşılaştık. Ama Türkiye bunu sahip olduğu tecrübe birikimi ile doğal dönüşüm süreci ile kendini yenileme süreci yaşadı. Başarı hikayesi oluşturdu.

SURİYELİ SIĞINMACILARI KABUL ETMEMEK OLMAZDI

Kerem İşkan: Geçtiğimiz günlerde Suriye ile ilgili verdiğiniz bir demeçte, 'Herhangi bir yeni emri vakiyle ya da de facto bir durum oluşturma çabası bu kırılganlığı daha da artırır ve çok daha olumsuz neticeler doğmasına sebep olur' dediniz. Burada ne demek istenidiz biraz açabilir miyiz? Suriye'deki son durum nedir?

Bakan Davutoğlu: Biz Suriye'deki olaylara müdahil olmasak, bundan çok fazla insan, tek taraflı öldürülürdü. Biz olumsuz bir müdahalede bulunmadık. Bizim kapımıza gelenlere kapıyı kapatsaydık, bu insanlar katliamda ölecekti. Bunları almamak, insanlık hissini kaybetmek ya da bu milletin hamiyet perver ruhunu tanımamak anlamına gelir. Bu hangi vicdana sığar. Biz en başından muhalefeti desteklemiş olsaydık, biz on ay Esad'ı ikna etmek zorunda kalmazdık. Bunlar bilinmeyince orturulan rahat köşelerden ahkam kesmek kolay olur. Kazanmış olduğum 11 bin 700 TL'lik tazminatı da, Suriye'deki ve Türkiye'deki yetimlere kullanacağız. Son 5-6 ay yeni bir aşamaya geçildi Suriye'de. Askeri birlikler şeklinde Hizbullah rejim yanlısı yanında savaşmaya başladı. Bunun için yukarda bahsettiğimiz çağrıda bulundum. Dış müdahale olmasın dedik. Biz hiç bir Müslüman ülkeye dışardan müdahele olmaması gerektiğini savunuyoruz. Son günlerde Humus'ta ve Hama'da olan çatışmalar dolayısı ile belli bölgelerde güvenlik boşluğu oldu. Bu boşluğu doldurmak için çatışmalar oldu. Bizim çin Suriye'nin toprak bütünlüğü bölünmemeli. Ne olacaksa, Suriye halkının iradesi ile oluşmuş meclis ile teşekkül etmeli.

İRAN İLE İLİŞKİLER BOZULUR MU?

Kerem İşkan: İran'da yeni bir seçim oldu. Cumhurbaşkanı değişti. İran'ın dış politikasında değişiklik belkiyor musunuz?

Bakan Davutoğlu: Her Cumhurbaşkanı dış politikada kendi çizgisini oluşturmak ister. Bizim beklentimiz, İran konusunda ne kadar büyük mücadeleler verdiğimiz, bunu İranlı kardeşlerimize yardım olsun diye, etkileri güçleri artsın diye yaptık. İranla Suriye bağlamında görüş ayrılığı oldu. İlkesel bir görüş ayrılığı. 82'de de aynı hata yapıldı. Zulme göz yumduğunuzda bu kabul edilebilir bir şey değil. Mısır konusunda da farklı düştük. Biz Mısır halkının seçilmiş iradesine saygı gösterilmesini istedik. İran'ın bu çerçevede İslam dünyasındaki itibarını da koruyacak bir politikası olur. Böyle bir çaba Ortadoğu barışı açısından büyük önem taşıyor. Bizim bu konuda İran ile görüşmelerimiz hep sürecek.

Kerem İşkan: Gezi Parkı olaylarından hemen önce, ABD'de ziyaretteydiniz. Gezi Parkı sırasında ABD'den çok ani açıklamalar geldi. Bu açıklamalar sizi hayal kırıklığına uğrattı mı?

Bakan Davutoğlu: Dış politikada zamanla şaşırmalar oluyor. O günlerde birçok görüşme yaparak, görüşlerimizi bildirdik. Bazen Türkiye içinden kampanyalar yapıldı, bazen de basın toplantılarında sorular sorduruldu. Ama her zaman Türkiye'nin demokratik açıdan eleştirilmesinden kaçtık. Türkiye'yi ikinci sınıf demokrasi ülkesi gibi görüp, Avrupa'daki ülkelerde olanlara tepki verilmeyip de bizim ülkemizde yaşananlara karşı tepkiler verildi, biz de buna tepki verdik. Bu da oldukça doğal.

Kerem İşkan: Kuzey Irak Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, diğer ülkelerdeki Kürt yöneticileri kongreye davet etti. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?

Bakan Davutoğlu: Bu tip toplantılar yapılıyor. Ama buralarda nelerin konuşulduğu ve nelerin planlandığı önemli. Bu toplantılar ile Ortadoğu'da ve tüm bölgede kardeş halklar arasında kalıcı barışı tesis etmek için çalışılırsa, bundan fayda hasıl olur. Zaten bölünmüş olan bir coğrafyayı daha da bölmek için yapılan çalışmayı kimse kabul etmez.

KONYA'YI 2023 İÇİN BÜTÜN DÜŞÜNÜLMELİYİZ

Kerem İşkan: Konya'nın Milletvekilisiniz, Konya'yı yakından takip ediyorsunuz. Ahmet Davutoğlu'nun 2023 vizyonuda Konya için kızıl elması ne?

Bakan Davutoğlu: Konya için tek bir kızıl elmadan bahsetmek istemiyorum. Konya büyük bir kültür ve maneviyat merkezi. Bu özelliğini koruyup geliştireceğiz. Büyük sanayi şehirleri kurulabilir ama iknici bir Konya ihdas edilemez, inşa edilemez. Konya'nın ruhunu korumak, tahrip edici özelliklerden uzak tutup, var olan o ruhunu bütün insanlık tarafından bilinir kılmalıyız. Konya bir tarım kenti. Konya'nın bu tarım niteliğini kaybetmemesi lazım. Şehrin tarihi dokusu ile tarımı destekleyen dokusunun bütünleşik olması lazım. Konya bir sanayi şehri. Sanayi merkezleri ile kültür şehri birbirine zıt gibi görünür ama Konya'da bunu benzetmek durumundayız. Organize sanayi, hayvancılık bölgesi ile yükselen Türkiye'nin merkezinde bir büyük üretim havzası haline dönüştürmemiz gerekir. Bunu besleyen önemli bir insan kaynağı ve ulaştırma olması lazım. Konya çok boyutlu. Her boyutunu özellikle işlersek, Konya dünyada örnek bir şehre dönüşür. Maneviyat merkezine dönüşür. Uluslararası İslam Üniversitesi talepleri var. Konya'da 5. üniversitemizi kurduk. Benzer müteşebbis olursa, o konuda her zaman desteğimiz olacak.

Kerem İşkan: Konya için 2023 hedefinize yerel kadrolar ulaşabilecek kapasitede mi?

Bakan Davutoğlu: Çıtayı ne kadar yukarıda tutarsanız, kadrolar ona ulaşmak için o kadar çok çalışırlar. Kadroların niteliksel ve niceliksel özelliklerini göz önünde tutup, çıtayı aşağıda tutarsanız hiç bir zaman o hedefe ulaşamazsınız. Hedefi yüksekte tutacaksınız, kadrolar ona ulaşmak için çalışacaklar.

 

 

 

 

 

Su kuyularıyla imdada koşuyorlar

RİBAT İnsani Yardım Derneği yoksul Afrika ülkelerinde açtığı su kuyularına bir yenisini daha ekledi. Sudan'ın Hassaniye Köyü'nde açılan su kuyusu yöre halkının 20-25 yıl arası su ihtiyacını giderecek.

Konya Merkezli kuruluş RİBAT İnsani Yardım Derneği Ramazan ayıyla birlikte çalışmalarına hız kattı. "Yardımsever vatandaşlarla yoksul ailelerin arasında köprü olmaya geldik" sloganıyla çalışmalarına devam RİBAT; Afrika ülkelerini de unutmuyor. Son olarak Sudan'ın Hassaniye Köyü'nde RİBAT İnsani Yardım Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Duman'ın katılımıyla 'Ebubekir Sıddık Su Kuyusu' açılış töreni yapıldı. Hassaniye Köyü vatandaşlarının açılış törenine yoğun ilgi gösterdi.Açılış töreninde yöre halkına Arapça ve Türkçe hitap etti. Duman, "Buralarda Müslüman kardeşlerimiz su ihtiyacını gidermek için kilometrelerce uzağa gidiyorlar. Çile, meşekkat içerisinde su içebiliyorlar. Bunu duyar duymaz arkadaşlarımızla hemen neler yapabileceğimizi konuştuk. Arkadaşlarımızla konuşmalarımız sırasında bir telefon geldi. Bizim çalışmalarımızı televizyonda gören Bayram Aslan ve ailesinin, gördükleri manzara karşısında çok etkilendiklerini söylediler. Yazlık almak için biriktirdikleri parayı, Afrika'da suyu olmayan bir köye su kuyusu yapılması için bağışlayacaklarını belirttiler. Bunu duyunca çok sevindik. Sizlerin suya kavuşması için hemen kollarımızı sıvadık. Rabbime çok şükürler olsun ki çalışmalarımızı ve kuyu yapımını bitirdik. Unutmayın sizlerin buradaki sıkıntılarına kilometrelerce uzakta olmasına rağmen duyarsız kalmayan müslüman kardeşleriniz var. Kimi parasıyla kimi de dualarıyla sizi unutmuyor" diye konuştu.

Seyit Duman'ın ardından RİBAT İnsani Yardım Derneği Sudan yetkilisi Musab Demirlenk söz aldı. Demirlenk konuşmasında, "Yöre halkı bundan böyle inşallah su ihtiyacını daha hızlı ve daha rahat giderecek. Kuyu, jenaratör sistemiyle 10 tonluk kazanına depo yapacak. Sevgili kardeşlerimiz sizler ise hiç bir zorluk çekmeden sadece çeşmeyi açıp su ihtiyacınızı böylelikle gidereceksiniz. Maddi-manevi desteğini esirgemeyen yardımseverlerimizden Allah razı olsun. Biraz sonra açacağımız su kuyusu bütün Hassaniye Köyü'ne hayırlı uğurlu olsun" dedi.

Yazlık alacağı parayı bağışlayarak Ebubekir Sıddık Su Kuyusu'nun yaptırılmasına katkı sağlayan Bayram Aslan ve ailesine telefon bağlantısı yapıldı. Telefon konuşması sık sık köylü halkın tekbir sesleriyle kesildi.

Açılış konuşmaların ardından dualarla ve tekbirlerle su kuyusu açılışı yapıldı. Suyun fışkırdığını gören halk sevinçten göz yaşlarına boğuldu. Küçük çocuklar ise suyun köye gelmesini yöresel danslarla kutladı.

Su Kuyusu açılış töreninin ardından 900 haneli köyde yetim çocukların olduğu 100 haneye para ve gıda kartonu yardımı yapıldı. Hassaniye köyü yardım programı kurulan iftar sofralarıyla son buldu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.