Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Yüzlerimizdeki maskeler

Müslümanlarda olmaması gereken özelliklerden birisi zamana, mekâna ve kişiye göre farklı tavır göstermemesidir. 

Şanlı Peygamberimiz(sav) in “Bizi aldatan bizden değildir” kutlu sözü bu gerçeği her an gözümüz önünde bulundurmamız gerektiğini ifade eder. 

Evimizdeki tavrımız ne ise okulumuzda da öyle olmalı tavrımız. 

Okulumuzda tavrımız ne ise işimizde de öyle olmalıyız. 

İşimizde nasıl isek eş, dost ve akraba arasında da öyle olmalı tavırlarımız. 

Küçüklerimize nasıl merhametli davranıyorsak büyüklerimize de öylesine saygılı davranmalıyız. 

Rabbimizin(cc) bizden istediği ve Resul’ümüzün(sav) örnekliği. Bu doğrultudadır. 

Yani Müslümanlığımızın gereği budur. 

Ama gerçekten böyle miyiz? 

En başta kendimiz olmak üzere ailemize, arkadaşlarımıza, iş sahiplerine ve dost düşman herkese bu şekilde davranabiliyor muyuz? 

Bu soruya “Evet” diyenlerimiz azınlıkta kalacak diye korkuyorum. 

En yakın örnek olarak anayasa değişikliği referandumunun propaganda dönemindeki davranışlarımıza bir bakalım derim. 

Belki de üyesi bile olmaktan çekindiğimiz partilerin yanında yer alabilmek adına neler yapıp neler söyledik muhataplarımıza. 

Siyasi partilerden maddi ve manevi anlamda bir gelecek beklentimiz olmasa bile siyasi arenanın büyüsüne kapılarak kazananın yanında olmak gayesiyle olduğumuzdan farklı bir davranış içine girip girmediğimizi sorgulayabiliyor muyuz? 

Ya da propaganda döneminde seçim falan bir tarafa dediğimiz bir zamanda bu defa internet ortamının sihrine kapılarak klavye arkasında nasılsa suratımız görünmüyor hesabıyla  azlarımız çok göstermek gibi bir yanlış içerisine mi düşürülüverdik. 

Yani diğer zamanlarda “internet ergenleri” diyerek kızdığımız, küçümsediğimiz ve arkadaş olmak bir yana selam vermek bile istemediğimiz insanlar seviyesine mi iniverdik? 

Özellikle 12 Eylül darbesi öncesi olmak üzere siyaseten yaşana ANAP tecrübesinden sonra kendi köşesine çekildiği duyulan kişilerin son referandum çalışmalarında ön saflarda görülmesi üzerine arkadaşlarımıza "aha bizimki de partili olmuş" mu dedirttik acaba? 

Bütün bunlara içtenlikle verilecek cevaplar bizim yüzümüzde de bir çok insanda olduğuna inandığımız şekilde bir maske olup olmadığını belirleyecektir. 

Bu öyle bir belirleme olacak ki sonuç belki de bizim beklediğimizden daha farklı olacak ve  korkarız ki bazılarımızız için birden fazla maskemizin olduğunu ortaya koyacaktır. 

Son zamanların modası olan ailecek AVM lerde pahalı markalardan yapılan giyim kuşam alış verişleri ile birlikte yüzlerimize de bir maske alıp almadığımızı sorgulamanın zamanı geldi diye düşünüyorum. 

Özellikle siyaseti sürekli kazanan tarafta olmak olarak gören kişilerin “Ben giderken arkamda neler kalıyor?” sorusunu sormalarının tam zamanı. 

Ya da kaybeden taraftadır diye damgalayıp bir kenara ittiğimiz kişileri neden küçümsediğimizi sorgulamamızın tam zamanı. 

Dünya dediğimiz geçici mekânımızda ellerimizle oluşturduğumuz maskeli balolarda maskesiz b,r Müslüman olmak ümidiyle. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Küçük Arşivi

Basra Körfezinden Doğu Akdeniz'e

04 Kasım 2026 Çarşamba 11:32

Seküler Aşiret Devleti

01 Kasım 2026 Pazar 13:09

Siyasal İslam Dünyevîleşmesi

28 Ekim 2026 Çarşamba 12:25

Bu Hale Nasıl Geldik?

25 Ekim 2026 Pazar 13:40

Ben Merkezli Bir Dünya

21 Ekim 2026 Çarşamba 11:43

Üstümüze Üstümüze Gelen Kent

18 Ekim 2026 Pazar 13:22

Konforlu Statüko

14 Ekim 2026 Çarşamba 13:45

Şehirde Yanıltılmak

11 Ekim 2026 Pazar 12:50

Vurdumduymaz Toplum

07 Ekim 2026 Çarşamba 13:09

Değişimi Değiştirmek

04 Ekim 2026 Pazar 13:47