Hamide Yıldırım
Simit-Çay Hesabı Yine Tutmadı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yeni kredi ve burs oranlarını açıkladı.
Erdoğan, şunları söyledi: “Üniversiteli gençlerimizle şu müjdeyi paylaşmak isterim. 2002'de 451 bin üniversite öğrencisine 45 lira burs ve kredi veriliyordu. 2025 yılı içerisinde 867 bin kişiye kredi, 651 bin kişiye burs olmak üzere toplam 1 milyon 518 bin üniversite öğrencimize destek sunduk. 2025'te toplam 34 milyar 14 milyon lira burs ve kredi desteği sağladık. 2025'te lisans öğrencilerimize 3 bin lira, yüksek lisans öğrencilerimize 6 bin lira, doktora öğrencilerimize 9 bin lira destek sunuyorduk. 2026 yılında bu tutarları yüzde 33 oranında artırarak lisans öğrencilerimize 4 bin lira, yüksek lisans öğrencilerimize 8 bin lira, doktora öğrencilerimize ise 12 bin liraya yükseltiyoruz.”
Açıklanan tutarlar “destek” niteliğinde belirtilse de gerçek hayat pahalılığının altında eziliyor. Barınma konusuna bakıldığında bazı öğrenciler şanslı, kiraya çıkanlar ise borçlarla boğuşuyor. Fotokopi, kitap masrafları derken öğrenciler için bir kahve bile çok geliyor.
Yıllardır simit-çay metaforu kullanılır. Bir simit, bir çay… Bugün o ikili bile cep yakıyor. Sosyal hayat öğrenci için lüks, kültür-sanat aktiviteleri ise hayal oluyor. 2005 yılında bir öğrenci KYK bursuyla tam 275 adet çay-simit alabilirken, 2026 şartlarında bu sayı 80 öğüne kadar düştü. Öğrenciler üç öğün ve her gün çay-simit yese bile bu para yetmiyor.
Her yıl aynı metafor kullanılıyor diye rahatsız olunabilir; ancak 2005 yılında bursuyla 5,67 gram altın alabilen bir öğrenci, 2026 yılında artık 1 gram altın bile alamıyor. Aradan geçen yıllarda dünyada çok şey değişti denilebilir tabii bu durumda alım gücünün düşmesi de reddedilemez bir gerçek.
Öğrencilerin çalışmasının gerekli olduğunu söyleyenler var. Bu duruma ben de hak veriyorum. Erken yaşta çalışma hayatına katılmaları gençler için avantajlı olabilir; ancak yoğun sınav temposuyla boğuşan gençlerin tam zamanlı çalışması imkânsız görünüyor. Yarı zamanlı işlerde ise verilen komik ücretler gençleri tatmin etmiyor.
Eğitim, geleceğe yapılan bir yatırımdır. Gençlerden kısmadan verilen destekler, bugünden itibaren etkisini olumlu şekilde gösterecektir.
Burslar gerçek yaşam maliyetlerine göre değerlendirilmeli, kredi borçları mezun olur olmaz can sıkmamalı, geri ödeme koşulları adil olmalı, barınma ve ulaşım destekleri artırılmalı, öğrencilere değer verilmeli.
Aksi takdirde her yıl aynı tabloyla karşılaşırız: Burs-kredi açıklandı, öğrenciler simit-çay bile yapamıyor. Bu tartışmalar bu şekilde gündemden düşürülmez. Simit-çay bile yapılamayan bir destek, ne müjdedir ne de yatırımdır.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.