Osman Seçgin: İyi Niyet Göstergesi Değil!

Osman Seçgin: İyi Niyet Göstergesi Değil!

Siyasi Partilerin Konya’daki İl Başkanları; siyasi görüşlerini, fikirlerini, şehrin sorunlarını ve çözüm önerilerini Merhaba Gazetesi “Siyasetin Nabzı” sayfaları için kaleme aldı.

BBP Konya İl Başkanı Osman Seçgin

İyi Niyet Göstergesi Değil!

 

Eylül ayı hem dünya hem de Türkiye tarihi açısından adını büyük harflerle tarihe yazdıran bir ay.

 

Ard arda gelen 11 ve 12 Eylül farklı tarihlerde yaşanmış olsada iyi tahkik edildiğinde insanın bir çok şeyi görmesine sebep olur.

 

ABD’de gerçekleşen 11 Eylül olayı ile dünya gündemine giren radikal islam ve islama fobi ile müslümanları kolayca yaftalayan bazı kesimler, sözde demokrasi naraları atarken insanın aklına direk 12 Eylül Askeri darbesi geliyor.

 

Bu iki tarihin bir biri ile alakası nedir? diye soru soranlar olacaktır.

 

11 Eylül olayı üzerinden islama saldıranlar demokrasiyi överken 12 Eylül darbesinden sonra 

7 Kasım 1982’de renkleri mavi ve kırmızı olan oy pusulaları ile bir halk oylaması yaptıklarında bunu demokratik bir seçimmiş gibi gösterir.

 

Halk oylaması sonucunda ortaya çıkan sonuç;

Askeri darbenin kurduğu geçici hükümeti destekleyenlerin oranı yüzde 92.7 ile baskının ve sansürün neticesinde sandıklara yansıyor.

Baskının ve yaklaşık 300 gün süren propaganda yasağının ardından yapılan “demokratik” oylama nasıl ki demokrasiye gölge düşürmemesini gerektirirse 11 Eylül olayını gerçekleştiren radikal bir yapının yaptıkları da islama nispet edilemez.

 

Bu iki tarih hakkında uzun uzun yazılar yazılıp saatlerce konuşmalar yapılır.

 

Ama bugün ki söylemek istediğim şey;

Yönetimlerin erdemliliği ile alakalı bir mesele…

Ne müslümanları bir takım radikal hareketler üzerinden yaftalamak doğrudur.

Ne de üzerine demokratik soslar koyarak bir takım takıntılı düşünceler ile halkı baskılar neticesinde yönlendirmek doğrudur.

 

Her sistemin, her inancın, her ideolojinin kendine yakın hissettiği bir çok kesim olabilir. Ama bu yakın olan kesimlerin yaptıkları yanlışlar yüzünden bütünü temsil eden oluşumlara söz söylemek iyi niyet göstergesi değildir.

 

Tıpkı bu gün dünyanın gündeminde olan Afganistan’nın Taliban kontrolüne geçmesi gibi…

 

Son günlerde sosyal medya üzerinden yine islama ve inanan kesime Afganistan modeli bir yönetim üzerinden bazı ithamlarda bulunan bir takım yapılar,

İnsanların inançlarını ve insanlık tarihinin serüvenini bilmeyerek konuşmaktadır.

 

Bir insanın, kendisi gibi düşünmese bile karşısındaki insana saygı duyması erdemdir.

İnsan, üzerinde taşıdığı erdem kadar kıymetlidir.

Erdemli bir yönetim elde etmek ise erdemli insanların çoğaldığı coğrafyalarda kolayca elde edilebilecek bir sistemdir.

 

İnsanlık tarihi erdemli bir yönetimi genellikle teokrasilerde ve demokraside bulmaya çalışmıştır.

 

Ama teokratik düzenlerde Allah’ın seçilmiş kulları olan peygamberler görevlerini ifa ettikten sonra acı bir gerçek ortaya çıkmıştır.

Erdemden daha çok kendi refah ve huzurlarını önceleyen kişiler teokratik düzeni hep suistimal etmiştir.

 

Tıpkı demokratik düzenlerin erdemi bulma anlayışları gibi…

 

Demokrasi, her bireyin kendi yaşam alanını karşısındakine dayatmadan inşa edebileceği bir sistem iken; insani olmayan otoriter yönetimler ise tıpkı 12 Eylül darbesindeki gibi gücü eline alan her oluşum, kendisinin dışındaki bir düşünceye asla hayat hakkı tanımaz. 

 

Birlikte yaşamaya ve bir birine daha çok saygı duyulmasını gerektiren şu günlerde;

insanlığın, istişarenin ve meşveretin kıymetini bilerek hareket etmesi kabul edilmesi gereken bir doğrudur.

 

Eylülleri anlamak için eylülleri yaşamaya gerek yok.

Yaşadığımız 12 Eylülde biz demokrasi adına ödenecek en büyük bedeli ödedik.

Yüzbinlerce davada yüzbinlerce insan yargılandı.

Binlerce insan sakıncalı görülüp işinden atıldı.

İnsanlar idam edildi.

İşkencelerde can verdi.

Basın organlarına ambargolar koyuldu.

Halka sıkı yönetim uygulanıp özgürlüğü gasp edildi, insanlar fişlendi. 

Vatandaşlıktan çıkarılan insanlar oldu.

Yani, biz demokrasinin bedelini ağır ödedik…

Bundan dolayıdır ki, Büyük Birlik Partililer olarak: darbe kime karşı yapılırsa yapılsın, hangi gerekçe ile yapılırsa yapılsın, kim tarafından yapılırsa yapılsın hep karşısında olduk ve bundan sonrada karşısında olacağız. 

 

Milletin iradesine el koyarak, onlarca masum insanı haksız-hukuksuz bir şekilde idam eden, yüzbinlere işkence eden, milyonların geleceğini karartan 12 Eylül Darbecilerini bir kez daha lanetliyorum.

Darağacında ya da işkencelerde can veren ülküdaşlarımı rahmetle yâd ediyorum. 

 

Rabbim, Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun da iliklerine kadar yaşadığı 12 eylülleri ve Müslümanların hepsini bir terörist gibi gösteren 11 eylülleri bizlere tekrar göstermesin.

Birlikte yaşayabilmenin ve istişare edebilen insanlar olmanın yollarını kolaylaştırsın.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum