Maneviyatımızı korumalıyız

Maneviyatımızı korumalıyız

Gökcem İletişim, Rehabilitasyon Özel Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen geceye katılan sanatçı Murat Kekilli, yaptığı söyleşide önemli konuları gündeme getirdi.HAYATTA HER ŞEY PARA DEĞİL


Kekilli ilk olarak Konya’da olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, “Konya’ya özellikle Down Sendromlu çocukların gecesine davet edilmekten mutluluk duydum. Uğur ve Yasemin Devecioğlu çifti beni davet ettiklerinde önce çok şaşırdım. Sonra gecenin böylesine anlamlı ve bir o kadar da güzel bir amaç uğruna yapıldığını öğrenince hiç tereddüt etmeden atladım geldim. Bu bir konser değil, çocuklara yönelik bir program. Birde her şey para demek değil, olmamalıda zaten. Minik kardeşlerimiz bizi aralarında görmek istemiş bu nedenle davet edildik bizde üzerimize düşeni yaptık ve geldik. İstediğim tek şey insanları sevindirebilmek çünkü onlar sevindiği zaman bizde seviniyoruz. Bundan mutlu olmayı başarabiliyorsan ne güzel. Bu da bize yetiyor” dedi.
KONYA’NIN AYRI BİR YERİ VAR
Konya’ya gelirken Adana-Ereğli güzergahını kullandığını belirten Kekilli, “Bu güzergahı biraz kurak gördüm. Konya ile ilgili bu tür konuları gerek basından gerek internetten sürekli takip ediyorum. Toprak erozyonu, yaşanan kuraklık, Karapınar yöresinde oluşan obruklar neden oluşuyor diye ciddi merak içerisine girdik. Çünkü Hz. Mevlana’nın diyarı Konya’nın benim gönlünde her zaman özel bir yeri olmuştur” diye konuştu.
KENDİMİZ İÇİN ÇEVREYİ YOK ETTİK
Dünyada felaket haberlerinin hat safhaya ulaştığını da hatırlatan Kekilli, “Ben şuna inanırım bu noktada, kuraklık olacak dendi, kıtlık olacak dendi, bunlar birer gerçek. Dünyada iklim dengesizlikleri var. Küre ısınıyor hepsi tamam. Ama insan eliyle yapıyor bunları tabi. Çevreye atıklar bırakıyoruz, kirletiyoruz. Zarar veriyoruz. Yani kendimiz gelişmek için çevreyi yok edebiliyoruz. Bir yağmur yağıyor barajlar tamamen doluyor, bir şey yaşanıyor her yer yok olabiliyor. Acaba diyorsun o incecik dengeyi göz ardı mı ettik? Biz duyarsız toplum haline mi geldik. Dünya o kadar kötü mü oldu. Çevreye illaki duyarlı olmak gerek. Tüm insanlık olarak çevreye daha duyarlı olmak gerek. Bizden sonraki nesle daha güzel bir dünya bırakmamız lazım. Çünkü bizden önceki nesilden daha temiz bir dünya devraldık” derken bu konuda duyduğu endişeyi dile getirdi.
HER DAVETE SEVE SEVE GELİRİM
Çevrenin korunması için özellikle sivil toplum kuruluşlarının güzel çalışmalar yaptığına da dikkat çeken Kekilli, “TEMA’nın yaptığı gibi ağaç dikimini okullarda yaygınlaştırmamız lazım.  Okullarda birikim insan gücü var sıkıntı olmaz. Bunu desteklerseniz eğer olay çok çabuk çözülecekmiş gibi geliyor bana. Sadece inanmak gerekiyor buna. Bunun için Konya’da okullar davet etsin, kurum veya kuruluşlar davet etsin hiçbir karşılık beklemeden gelirim. Özellikle okullarda bu uygulamaya önem verilmesi gerekir. Düşünün her okulun bir ormanı, her öğrencinin bir ağacı olursa ne kadar güzel olur. Bu hayal değil, Sadece inanmak ve başlamak lazım. Sonrası Allah’ın izni ile kendisi gelir. Bu dünyada dikili bir ağacın değil, dikili bin ağacın olsun. Ben öyle yaptım. Kaç tane ağaç diktim hatırlamıyorum” dedi.
AHLAKİ ÇÖKÜNTÜ BENİ ÇOK ÜZÜYOR
Çevre, hava kirliliği derken sözü ülkede yaşanan diğer kirliliklere getiren Kekilli, “Bazı yaygın basının bana ambargo koyduğu söyleniyor. Aslında bu olay yanlış aktarılıyor. Bu yayın organlarında ahlaki çöküntü olduğu için ben basına ambargo koydum. Çünkü bu yayın organları çok kirlenmiş. Kendileri kirlenince de sanatçılarda da öyle şeyler aranmaya başlandı. Bu sanatçıları çok üzüyor. Ama onların aradığı şey bende benim aradığım şeyde onlarda yok. Bunun için bana ambargo koyacaklar tabii. Ben tepkimi direk koydum ortaya. Ben sizin istediğinizi yapamam, sizin istediğiniz kirliliği ben veremem çünkü sizin istediğiniz benim etik yapımla uyuşmuyor. Bilgi donanımımla uyuşmuyor. Ben insanlara kötü bir şeyi örnek gösteremem. Bunun için ben rahatım…
SADECE DÜŞÜNMEK İSTİYORUM
Hayatta doğru düşünmenin ve doğru karar vermenin ayrı bir huzur verdiğini de özellikle vurgulayan Kekilli, “Ben bir şey olmak istemiyorum, bu benim idealim ben sadece düşünmek istiyorum. Bunun içinde daha öncede söylediğim gibi gidip dağa düşünmek isterim. Düşündüğün zaman insan olduğunun farkına varıyorsun. İnsana özgüdür düşünme yeteneği o zaman farkına varıyorsun o yeteneğin. Herkes düşünürken buluyor bir şeyleri. Allah sevgisini, insan sevgisini, çevre sevgisini, manevi sevgiyi insan düşünerek bulur. Bunun için bir kez daha söylemek istiyorum bu söylediklerim bazı basının ilgisini çekmez. Onlar için benim ne kadar maneviyatı düşündüğüm, ne kadar insan sevgisini, Allah sevgisini düşündüğüm, maneviyatın kirlenmemesi için verdiğim mücadele hiç önemli değildir. Onlar için benim kiminle veya nereden ne zaman çıkacağım daha önemlidir. Onların gözünde ağaç dikmek, bilimle uğraşmak, insanları sevmek, maneviyatı kirletmemek gibi güzellikleri göremezsiniz” derken kendisini Konya’ya davet eden Gökcem İletişim, Rehabilitasyon Özel Eğitim Merkezi ailesini, Uğur ve Yasemin Devecioğlu çiftine teşekkür etti.
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.