Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 55
HZ. PEYGAMBER (SAV) EFENDİMİZ VEDA HUTBESİNDE ÖZETLE NE BUYURDU?
Hz. Peygamber (sav) veda haccında, vefatından 3 ay öncesinde, yer Arafat, Sahabe 124.000, herkes Peygamberimizi (sav) dinliyor. Peygamber Efendimiz (sav) buyurdular ki; “Burada bulunanlar, bulunmayanlara anlatsın. Dikkatle dinleyin; Emanetleri sahiplerine verin -- Ne zulüm edin ne de zulme uğrayın -- Faizler kaldırılmıştır -- Kan davaları kaldırılmıştır – Günahın küçüğünden, büyüğünden sakının -- Küçük günahlar konusunda, şeytan sizi aldatmasın -- Kadınlar size Allah’ın (cc) emanetidir. Size iki şey bırakıyorum; Kitap ve Sünnet. Bunlara uyduğunuz sürece kurtuluşa erersiniz. Sizden beni soracaklar. İslam’ı tebliğ ettin mi? 3 defa tekrarladılar. Sahabe hep bir ağızdan, 3 defa, Tebliğ ettin Ya Resul Allah, Mübarek baş parmağını semaya kaldırdı. 3 defa, Şahit ol, Ya Rabbi" buyurdular. Bizler de aynen şahidiz. Getirdiğin Kitap ve Sünnet bize ulaştı. Elhamdülillah. Arafat eteklerinde, manzara müthiş. Gözler yaşlı, kalpler nahif.
Bu hutbenin tamamını mutlaka okuyunuz. Bu hutbede İslam’ın temel prensipleri vâz edildi. İnsanlık tarihinin şaheser bir hitabesi.
Hakikaten Peygamberimiz (sav) bu hacdan sonra Medine’ye döndü. 3 ay gibi kısa bir süre sonra, vefat ettiler.
Ya Resul Allah, senin getirdiğin Kitap ve Sünnete hiç itirazsız olarak, iman ettik. Amellerimizle de yaşamaya çalışıyoruz. Mahşerde bu inanç ve duyguyla buluşmayı ümid ediyoruz. İnşallah. Âmin.
ALLAH (CC) DOSTLARINDA TEVAZU ZİRVEDE
Beyazid-i Bestami (ra) yıkanmak için hamama girdi, çıktı. Yolda yürürken biri, bilmeyerek başına kül döktü. Beyazid-i Bestami (ra) elini yüzüne sürerek, şükretti ve nefsine hitaben; “Ey nefis, sen ateşe layıksın, başına kül döküldü diye kızar mıyım? “Nefis istiyor ki, külü dökeni bulsun, cezalandırsın, kavga etsin. Beyazid-i Bestami (ra) hz.leri nefsini azarlıyor.
Büyüklerimizden öğrendiğimiz: Bilerek veya bilmeyerek, birtakım musibetlere uğrarsak, dönüp nefsimize bakmak ve sabretmek en güzelidir. Allah’ın (cc) sevgili, veli kulları hep bu yolu tercih etmişler. Yanlış bir olayla karşılaşınca, kendilerine dönüp, nerede hata ettim diye sormuşlardır. Bize düşen, onların yoluna uymaktır.
BÜYÜK VELİ İBRAHİM DUSSUKİ (RA) BİZE İSLAMI ÖZETLE ŞÖYLE TARİF ETTİ
“Her kim Kuran ve Sünnetle amel etmezse, Kuran ehli olamaz.”
“Her kim temiz, namuslu ve şerefli Müslüman olmazsa, sulbumdan (neslimden) gelen, evladım bile olsa, evlatlarımdan değildir.”
Bir gün kendisine sordular; Dualarımızın kabulü için ne yapmalıyız? Cevap; “İnsanların aleyhinde konuşmayın – Dilinizi tutun – Şüpheli şeylerden kaçının. Böyle yaparsanız, gecenin son vaktinde abdest alıp, 2 rekât namaz kılıp, boynunuzu büküp tevazu içinde ellerinizi kaldırın. Kitap ve Sünnete aykırı olmamak suretiyle Allah (cc) dualarınızı mutlaka kabul edecektir.”
Duada ısrar edin. Huzuru İlahide durun. Bir gün kapı açılacak, derdiniz dinlenecek ve son söz Rabbimizin olacaktır. Biz Müslümanlarda ümitsizlik yoktur.
Yazılarımızda, sık sık veli, Allah (cc) dostu diye bahsettiğimiz büyüklerimizin, bize örnek olacak, birkaç davranışını burada not edelim.
“Onlar tevazu halinde yaşarlardı -- Az yer – Az uyur – Az konuşurlardı – Konuştukları hikmetli olurdu – Onların nazarında, bir avuç toprak ile bir avuç altın eşitti.” Daha birçok özellikleri olmakla birlikte, sadece birkaç özelliğini yazdık. Allah (cc) onların sayısını arttırsın. Bizleri de onların yolunda ayırmasın. Âmin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.