Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 146
PEYGAMBERİMİZ (SAV) MAHŞERDE İKİ KULUN BAŞINA GELENİ ANLATTI
Peygamberimiz (sav) zaman zaman eski kavimlerin başlarına gelen olayları, bazen de mahşer ahvalinden bilgiler verirdi. Bu yazımızda mizanda iki müminin başından geçen olayı şöyle anlattı.
Meşhur sahabi, alim Muhammed B. Ebu Şeybe (ra) Peygamberimizden (sav) şöyle rivayet etti ;” Mahşerde ümmetimden iki kişi, Allah’ın (cc) huzuruna çıkar. Biri alacaklı, diğeri borçlu. Alacaklı borçludan hakkını ister. Rabbimiz, borçluya kardeşinin hakkını öde der. Borçlu kul, Ya Rabbi, hiç sevabım kalmadı ne vereyim? Alacaklı üzülür ve Rabbine, o zaman günahlarımı alsın der. Rabbimiz alacaklıya, başını kaldır da cennetin şu muhteşem köşklerine bak der. Hak sahibi, doğrusu bu köşkler hangi Peygamberin, hangi Sıddık’ın ve şehitlerin diye sorar. Rabbimiz, ona gördüğün köşkler bedellerini ödeyecekler için. Alacaklı, kim ödeyebilir ki? Rabbimiz, kardeşine hakkını bağışlayanlar bunlara sahip olur. Hak sahibi çok sevinir bağışladım Ya Rabbi der. Bu manzara karşısında Rabbimiz, kardeşinin elini tut cennete beraber girin buyurur. “
Anlıyoruz ki, mizan kurulacak. Önce Allah’ın (cc) kulları üzerindeki hakkı. Sonra kulların aralarındaki hak ve hukuk hesaplaşması yapılacak. Siz siz olun haklara riayet edin. Kimseye borçlu çıkmamaya çalışın.
MALİK B. DİNARI (RA) RAHMETLE ANALIM
Büyük İslam alimi ve sufi. Tabiinden (Peygamberimizi (sav) göreni, gördü) Büyük Ehli sünnet alimi. Hasan Basri (ra) Hz.lerinin talebesidir. Birçok ilim adamı yetiştirdi. Talebelerine vasiyeti, bizlere de olan vasiyeti şöyledir ;” 1- Riyazet ve mücahedeyi (nefsle mücadeleyi) esas alın. 2-Her günahın temelinde, dünya sevgisi dünya menfaat ve hırsı vardır. Bunlara dikkat edin. 3- İyi bir Müslüman, dünya yerine Allah (cc) sevgisini kalbine koyar. 4-Amelde esas olan, ihlastır. (Her amel Allah (cc) için yapılır) Kullara gösteriş için yapılan riyadır. O da küçük şirktir. “
Hak dostu büyük alim, zaman zaman halkı ve zaman zaman da devlet idarecilerini dini konularda uyarmıştır.
Basra valisi, bir gün kendisinden dua isteyince, O da cevaben;” Nice mazlumlar, kendisine beddua ederken, benim ona yapacağım duanın faydası olmaz.” Cevabını verir ve devamla “Önce bedduaya sebeb olan halleri ortadan kaldırmak gerekir.”
Hak dostu Malik B. Dinarı (ra) anmışken bir hatırasını nakledelim: Mısıra gitmek üzere, gemiye biner. Gemi ücreti bir dinardır. Üzerinde bir dinar yoktur. Gemiciye sonra vereceğini söyler. Gemici razı olmaz Parayı istemede ısrar eder. Veremeyince de ağır hakaretler eder. Hatta denize atmayı bile düşünürler. Bu arada beklenmedik bir olay olur. Denizde binlerce balık, her birinin ağzında dinarlar var. Hak dostu, denize uzanır, balığın ağzından dinarı alır, gemiciye verir ve gemiden iner.
Bu olay bize birçok şey hatırlatmakla beraber, hak dostlarının dünya malına değer vermedikleri, para biriktirmedikleri, mal ve mülk sahibi olmadıklarını gösterir. Ayrıca daraldıkları zamanda, kulların imdadına Rabbimiz, mahlukatıyla yetişir.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.