Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa- 161
MEHMET AKİF BİZE NE ANLATTI
Merhum Mehmet Akif (ra) bir hatırasını bize şöyle anlattı;” Sabah namazlarını Sultan Ahmet Camiinde kılıyordum. Minber yanında, devamlı ağlayan biri vardı. Sordum niye ağlıyorsun? Cevap vermek istemedi. Israr edince şöyle anlattı: Ben Osmanlı ordusunda Binbaşı rütbesinde bir subaydım. Annem babam vefat etti. İşlerimizin başına geçmek istiyordum. İki defa dilekçe verip, istifa etmek istedim. Kabul edilmedi. Tekrar dilekçe yazıp, Sultan Abdülhamit Han’ın huzuruna çıktım. O da istifayı kabul etmedi. Ben ısrar edince, peki istifan kabul edildi. Bugünlerde bir rüya gördüm. Rüyamda Hz. Peygamber (sav) Osmanlı ordusunu teftiş ediyordu. Bütün Osmanlı paşaları ve Sultan Abdülhamit Han da oradaydı. Askerler sıra sıra geçiyordu. Benim takım geldi, dağınıktı. Peygamberimiz (sav) dağınıklığın sebebini sordu. Sultan, Ya Resul Allah, onun komutanı istifa etti. Peygamber Efendimiz (sav), Sultana döndü “Senin istifa ettirdiğini, biz de İslam’dan azlettik.” Bu ifadeler beni derinden üzdü. Ağlıyorum.
Ülkenin sıkıntılı anlarında, görevden kaçmak doğru değildir. Yukarıdaki olaydan anlaşılıyor ki cihadın farz olduğu yerde, görevden kaçmak haramdır. İslam için cihat eden orduların yardımcısı Allah (cc) ve Peygamberdir(sav).
PEYGAMBERDE (SAV) CÖMERTLİK ÖRNEĞİ
Peygamberimizin (sav) her tutum ve davranışı bize örnek olmalıdır. Aşağıda anlatacağımız olay Peygamberimizin (sav) merhamet, cömertlik vasıflarına bir örnek teşkil eder. Onun için Sahabi ve Ehli Sünnet alimleri Peygamberimizin (sav) hayatını, en ince noktasına kadar, bütün olayları kayıt altına almış ve bize O’nun hayatını anlatarak, bizlere yol haritasını çizmişlerdir.
Buhari, Nesei, İbni Mâce gibi Kütüb-ü Sitte (altı sahih kitap) Hadis kitaplarında şöyle bir olay anlatılır;” Hanım Sahabilerden bir kadın, kendi dokuduğu kumaşı Peygamberimize (sav) hediye olarak getirdi. Peygamberimiz (sav) hediyeyi kabul etti. Böyle bir kumaşa da ihtiyacı vardı. Peygamber Efendimizin (sav) üzerinde bu kumaşı gören, bir Sahabi, bu kumaşın ne kadar güzel, versen de ben giyinsem diyerek Peygamberimizden (sav) istedi. Peygamber Efendimiz (sav) evine gitti. Kumaşı çıkardı. İsteyen Sahabiye verdi. Kumaşı alan Sahabiye diğer Sahabiler, niye istedin? Biliyorsun kİ Peygamberimiz (sav) istenileni reddetmez. Kumaşı alan Sahabi, biliyorum. İstedim ki Peygamberin (sav) sırtına giydiği kumaş, benim kefenim olsun. Öyle de oldu. Sahabi vefat edince, onunla kefenlendi. Olayda Peygamberimizin (sav) sahavet ve cömertliği, Sahabinin de o kumaşla kefenlenmek istemesi, Peygambere muhabbeti, bizim için örnek olmalıdır.
ŞURA SURESİ 87-89 AYETLERİNE KULAK VERELİM
Cenabı Hak ferman buyurdu;” Mal ve evlat fayda vermez. Ancak Allah’a (cc) kalbi selim ile gelen müstesna.”
Rabbimiz, bir kere daha uyardı. Emirlerini tutun. Mahşerde mal ve evlat fayda vermeyecektir. Kalbinizi temizleyin. Evlat ve mal sizi kurtaramaz. Sizden istediğim, arınmış, incelmiş adeta rafine olmuş bir kalp. Yani Kitap ve Sünnete bağlı bir kalp. Böyle bir kalbin oluşması, nedamet (pişmanlık) gözyaşlarıyla, tövbe istiğfarla olur. İslam literatüründe buna takva (Allah’ı (cc) sevmek ve ondan korkmak) denir. Bu halde olan Müslümanlara da müttaki denir.
Ya Rabbi, bizleri razı olduğun müttaki kullarından eyle. Âmin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.