Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Ehven-i Şer’de Kaybettiklerimiz

Ehven-i Şer’de Kaybettiklerimiz

Müslümanlar arasında zaman zaman farklı hususlar için “VÜSULSÜZLÜĞÜMÜZ USÜLSÜZLÜĞÜMÜZDENDİR” şeklinde bir ifade kullanılır.

Sonuca ulaşamamanın belli bir usulü takip etmemekten veya usuldeki eksikliklerden ya da yol yordam bilmemekten kaynaklandığı anlamına gelen bu sözün belki de en doğru kullanıldığı alan Müslümanların “Ehveni Şer” kavramı anlayışlarıdır.

Ehveni şer ifadesi, iyi yoksa kötüler arasında daha az zararlı olanını seçme anlamına gelir.

Yani iyi ve hak olan yok olduğunda, iki veya daha fazla zararlı olan bir husus varsa ve söz konusu iki zararlı arasından en az zararlı birini seçmek mecburiyeti varsa, diğerine göre daha az zararlı olanı seçmek ehveni şer olanı tercih etmektir.

Burada en önemli şart, iyilerden bir iyinin bulunmuyor olmasıdır.

Yani kötülerden birini seçebilmek için, ortada yararlı olarak görülen bir alternatifin olmaması gerekir. Ortada hak olan yararlı bir alternatif var ise hiç düşünmeden onu seçmek mecburiyeti vardır.

İki zararlıdan daha az olanı seçme işinden önce yapılması gereken işlem konunun ferasetle enine boyuna incelenmiş olmasıdır.

İki zararlıdan birini seçmemizi isteyenlerin başka bir alternatifin olmadığı konusunda bizi yönlendirmiş olabileceği yani hak ve hakikatin onlar tarafından bir şekilde engellenmiş olabileceği düşüncesi ile incelemenin sağlıklı bir zeminde yapılabilmesini sağlamaktır.

Bu aşamada bilgiden daha çok eskilerin feraset dedikleri yani bir işin başını ve sonunu görebilmek, sağlıklı düşünebilme hassası devreye girmelidir.

Çünkü feraset, bilgiden daha önemli olan şuurlu olma özelliğini de ihtiva eder.

Ya da başka bir deyişle dilimizde feraset kelimesi, olayları veya insanları iyi anlama ve geleceği öngörme yeteneğini ifade ettiği için, anlayışta ve kavrayışta güçlü, zeki, sezgileri kuvvetli olan insanlara ferasetli kişi denilmektedir.

Bu anlamda Türkiye’deki siyasi ve ekonomik ya da sosyal olaylar gündeme geldiğinde insanlar ferasetli olarak bildikleri, tanıdıkları ya da toplumda kendilerine yakın gördükleri cemaat ve topluluklarca ferasetli olarak kabul edildiğine inandıkları kişilerin yanında yer almayı tercih etmişlerdir.

Bu durum 1950 yılında başlayan çok partili sistemden bu yana hiç değişmemiştir.

1950 de yapılan seçimleri tek parti iktidarının zulmünden kurtulmak için milletin ferasetli olduğuna inandıkları hocaefendilerin yönlendirmesi ile Demokrat Parti kazanmıştır.

Demokrat Partinin kazandığı seçim döneminde Millet Partisi alternatif olarak görülmediği için DP ehveni şer değil, tam aksine hak ve tek doğru olarak görülmüş ve Müslümanlar için ehveni şer konusundaki büyük yanlış, işte tam da bu aşamada başlamış oldu.

Son 20 yıldır işbaşında olan iktidar da dâhil olmak üzere, Türkiye'deki İslami cemaatler, vahşi kapitalist ekonomiyi tesis eden sağ demokrat partileri "Ehven-i Şer" diyerek desteklediler.

Oysa bu ehveni şer diye desteklenen sağ kapitalist demokrat partiler zamanında içki, faiz, kumar, fuhuş, adam kayırma diğer zamanlarda olmadığı kadar arttı.

İslam'a zarar verebilecek ne kadar zulüm varsa hepsi icra edildi ve İslam coğrafyası ve Müslümanlar en çok onlar zamanında ziyana uğradı.

Ehveni şer anlayışı hiç sorgulanmadı.

Çünkü hak nedir ve nerededir diye bir anlayış ve sorgulayış gerçekleştirilemedi.

Bunda ehven olarak görülen ve laik demokratik kapitalist düzeni devam ettiren iktidarların cemaat ve tarikatlara açık veya örtülü bir şekilde destek vermelerinin de rolü olmuştur.

Hazır ve zahmetsizce gelen bu destek insanlarda ehveni şer anlayışının hiçbir zaman adres değiştirmemesine sebep olmuştur.

Çünkü insanlar ehveni şeri terk ederek arayış içinde olduklarında hem maddi hem de manevi açıdan sorumlulukları ve tv karşısında geçirecekleri zamanlardan olacaklarını biliyorlardı.

Hal böyle olunca insanlar son seçimlerde yine aynı hataya düştüler ve sanki ehveni şeri adres değiştirmiş gibi gördükleri için, yine doğruyu bulamadılar bir batılı bırakıp, diğer bir sahte ve batıla yönelmiş oldular.

FARKINDA MIYIZ?

Hak ve doğru olmayan, insanlara kurulu düzenin kurumlarının yöneticileri veya memurları tarafından tavsiye edilen her ehveni şer anlayışı, Müslümanları şer güçlerin tuzağına düşüren bir oyundur.

Ehveni şer anlayışından Müslümanlara yakışan bir feraset ile kurtulup hak ve doğru olanı görmedikçe, bu millet ve bu ümmet zilletten kurtulamayacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Küçük Arşivi
SON YAZILAR