Hüzeyme Yeşim Koçak

Hüzeyme Yeşim Koçak

Dört başı mamur mutluluklar

Yok. Ama bazıları (gerçek) mutluluk diye bir kavram olmadığını söylese de, kısa süreli, tadımlık dünyevî saadetleri, bazen de maneviyatın kendini gösterdiği lezzetleri hissediyoruz.

Mutluluk biraz huzur, rıza, teslimiyet, ümit ve azimden geçiyor. Tek başına salt çıplak bir duygu değil. 

İçinde belli çabalar, özler, ruhî tezyinat, şekillendirme ve ölçüler mevcut. O yüzden zor, koruması güç, nadide. Yılmaz bir savaşçı olacaksınız belki de…

Dünyevî mutluluklar, nimetler, tatlı sevinçler sıkıntılarla örülü. Dört dörtlük değil.

Zaten bu şartlarda başka türlü olması da imkânsız. Yaratılış, gidişat, düzen böyle.

Neticede yaşadıkça, derece derece, ıstırap getiren bir tazyiki duyuyor; bocalama, şaşkınlık, bir cendere içine giriyor ve kur(gul)uyoruz. Kiminde bize en acı veren noktalarda, hâkim olan ve bazen tüm hayatımızı vuran.

Farkına varmadan, bütün bunaltı, dertlerimizi, bir noktada kesiştirip, sıkıntılar demeti, amansız bir çile yükü meydana getiriyoruz.

Buna mukabil; değişik yollardan, gamın, elemin baskısından, çeşitli biçimlerde kaçmaya çalışıyoruz.

Bir tür uyuşma, sanal ortamlar, nostalji, sırf bedeni gezdirdiğimiz seyahatler, eğlence vasatı, türlü oyalanışlar, sürekli değişen arkadaş yoldaşlar(!) zıp zıp yolculuklar, sele rüzgara kapılıp, kendini koyuşlar, oyuncaklar.

Oysa hadiselerin dilini, söylemek istediklerini; gerçeği olduğu hâl üzere bilenlerden değiliz.

Kendimizle, olaylarla ilgili bu âlemin hükmünü, verilerini tam anlamıyla kavrayamıyoruz.

Kısmî sahih bilgi; zamana, gelişen şartlara ve tekâmülümüze de bağlı. Tecrübe göreceli, istidat, nasip, vüsat vs. gibi olgularla alâkalı.

Zekânın, bilginin, sonuçta insanın da yeryüzü sınırları var.

Bazen yer değiştirmek (hapsolduğumuz ortamı, zihnen de olsa farklılaştırmak); bazen çevrenin, muhataplarımızın, bir dünya ölçeğinin bakış açısını kuşanmak, biraz yükselmek, sorunları nispeten hafifletiyor.

Samimi, başta kendimizi aldatmaktan uzak, hâlis bir din algısı da çare ve yardımcı olabiliyor.

Asıl Müsebbip, YârYüzü Allah’a sığınmak; ikinci dereceden nedenlerde, kişilerde saplanıp kalmamak, insana yaraşır ulvî bir hedefi daima göz önünde bulundurmak.

Fakat bu da eskisi kadar kolay değil. Sapmaların, zevalin, z(illetin) boyutunu, istemesek de, dehşetle görüyoruz.

Mutluluk yalnızca madde de bulunmuyor.

Lâkin kimi mânâ insanı iddiasındaki sahtekârlar da tam tersi, aksi istikametteki hareketleriyle, hedefleriyle; söylemlerinin, inançlarının adamı olmadıklarını, saadeti, kalp(!) ile ruh zevkini, artık (yere) göğe sığdıramadıkları Cenneti, murdar dünyada aradıklarını ne yazık ki şeytanî göstergelerle bize ispatlıyor.

İlâhi Yasaları ve günah, suç kavramını, keyifleri için utanmazca ortadan kaldırıp; her kepazeliği mubah, helal(!) sayıyor.

Zirvelerde, kurtarıcı(!) olduklarını mavalını okusalar da; sırf zavallı, zaif beden içinde, at gözlüğüyle, alçakça dolanıp duruyorlar.

Nefsin müptezelliğine, derekesine; Tanrı’ya isyanın, hamakatın şiddetine, cürete bakınız. Ve bir de fikirsiz, kör, perişan izleyicilerini, akıbeti düşününüz.

Son günlerin bazı hadiselerine, herhalde bu gözle de bakmak; eline, eteğine yapışılanlara, tepemize çıkardıklarımıza dikkat etmek gerek. Ki hepten batmayalım, hüsrana uğramayalım.

Velhasıl, zamanın mümininin işi, mesuliyeti ağır, imtihanı çetin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Hüzeyme Yeşim Koçak Arşivi

Bayramınız Mübarek Olsun

15 Mart 2026 Pazar 12:52

Aşk, Perdeler ve Kadın

08 Mart 2026 Pazar 13:24

Millî Edebiyatçımıza Selâm

01 Mart 2026 Pazar 13:13

Aşk ve Perdeler

22 Şubat 2026 Pazar 12:30

Pencereler ve Perdeler

15 Şubat 2026 Pazar 12:34

Çöp/ Çöplük/ Çöpleştirme

08 Şubat 2026 Pazar 13:00

Koltuk

01 Şubat 2026 Pazar 11:42

İtiraf

25 Ocak 2026 Pazar 12:39

Rüya Gibi

18 Ocak 2026 Pazar 14:35

Düşlerle Yürürüz

11 Ocak 2026 Pazar 14:44