Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Dijital İnsanın Dijital Dini

Kişisel ve toplumsal değişimi görebilmek için şimdilerde bazı insanlar için bir hayat tarzı hâline gelmiş̧ olan dijital ortamın yani internetin artık sadece teknolojik bir olay olmasının ötesine geçtiğini görmüş bulunuyoruz.

İnternet ortamı dediğimiz tüm dijital mecralar öyle etkili hale gelmiş durumdadır ki sadece insanların değil toplumların kültürlerini değiştirecek hale gelmiştir.

Önceleri salt teknolojik bir araç olarak gördüğümüz ve büyüsüne kapılıp içine girdikten sonra bir daha ayrılamadığımız bu dijital ortamları elbirliği ile insanların beğenilerinin veya kötülediklerinin anlatıldığı tartışıldığı bir garip mecra haline dönüştürdük.

Alışverişten evde yapılan yemeklere kadar her şeyimizi ortaya döktüğümüz bu mecra bizi öylesine sarıp sarmaladı ki neye ihtiyaç duyduğumuzu ve neyi almaya karar vereceğimizi bilen bir yapı haline dönüşünce alışkanlıklarımızı ve tercihlerimizi Google’a sorarak öğrenir olduk.

Dünya görüşümüzü Twitter ve Facebook da paylaşmadığımız günü yaşamamış kabul ettik.

Bir anda önümüze bu güne kadar hiç karşılaşmadığımız şekilde bir dünya bilginin konulduğunu görünce verilerin kolay ulaşılabilir ve hızlı iletilebilir olmasının yanında bedava elde edilebilmesi ile kaydedilebilir ve saklanabilir olması bize yeni imkânlar oluşturdu.

Bu yeni dijital dünya bizlere bir de nerede olursak olalım gerçek zamanlı canlı yayınlar yapma imkanı verince kendimizi bu dijital dünyanın efendisi olarak görüp izleyicinin kullanıcıdan içerik oluşturucuya dönüşmemiz kaçınılmaz oluverdi.

Dijital dünya ve dijital insan hedeflerimize kararlılıkla yürürken teknolojik gelişmelerle elde ettiğimiz bilgileri başta yakınlarımız ve arkadaşlarımız sonrasında ise tüm insanlığın yararına olacak şekilde hayata geçirmeyi hedef olarak gördük.

Siyasilerin iletişim teknolojisinin ulaştığı baş döndürücü düzeyi kendi siyasi çıkarları için kullanmaya yönelik olarak desteklemesi göz önüne alındığında maddi hayatın hemen her alanında yaşanan elektronik dönüşümün siyasi muhafazakârlığın hem kaynağı hem de koruyucusu olan muhafazakârların dinini de dönüştürmesi kaçınılmaz olmuştur.

Dinin dijitalleşmesi gelişen iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla dinî bilgilerin sosyal medya ortamlarında yaygınlaştırılarak daha geniş̧ kitlelere ulaşması sağlanmış olmakla birlikte aynı zamanda geleneksel olarak tanımlanan dinin temel kural ve ibadetlerinin tartışılır olmasını sağlamıştır.

Kendini dindar, muhafazakâr, deist veya ateist olarak tanımlayan insanların oluşturdukları birlikteler ve gruplar her türden kullanıcıyı kendi saflarına çekebilmek için sosyal medya mecraları üzerinden bir araya gelerek sanal cemaatlerini oluşturarak her biri kendi dininin sanal görevlisi olmuştur.

Mevcut çalışmalar arzu ettikleri düzeye henüz ulaşmış olmasa da dijital dinin sosyal medyadaki görünen yüzü olan dini içerikli tefsir, hadis ve fıkıh paylaşımları ile mobil uygulamalar sosyal medya ve din ilişkisi üzerinden dijital dinin mensuplarının ve oluşumlarının internet ortamlarını sanal medrese haline getirmekten çok uzaktır.

Bu arada münferit çalışmalar gibi görünüyor olsa da dinini dijitalleştirilmesi ortaya dijital ders halkası ve dijital fetvadan sonra dijital tövbe alma ve dijital ibadethanelerden sonra dijital sanal hac gibi dindar kullanıcıları için yeni ve denenmedik olayları sunmuştur.

Dünyanın herhangi bir yerindeki benzer veya farklı inançtan kullanıcılarla internetin sosyal ağları üzerinde bir araya gelerek kendi fikirlerini yaymak veya karşıt fikirleri geçersiz kılma çabasına dönüşen dijital dindarlık ortak idealler etrafında oluşturulan sanal dinî cemaatler aracılığı ile insanlara yeni sosyalleşme imkânını sağladığı görülüyorsa aslında dinde erozyona sebep olmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

14 asırlık İslam irfan ve kültürünü sanal dünyaya taşımak yerine benim dediğim doğrudur veya sadece benim grubum cehennemden kurtulmuş olan guruptur iddiasıyla ortaya çıkan sanal cemaatler sonuçta karşıdaki insanları tekfir ediciliğe giden yolu açmışlardır.

Dinde dijitalleşme diğer taraftan ilim geleneğinden uzak olduğu gibi İslam ahlakından da uzak bir neslin geleneksel olarak gördükleri dini tasfiye ederek yeni çağdaş ve modern bir din tasarımında radikalleşme ile birlikte ateizme ulaşmalarına sebep olmuştur.

FARKINDA MIYIZ?

Günlük hayatımızın büyük bir bölümünde içinde bulunduğumuz trafik, ne kadar dikkatli olursak olalım her an kaza riskini taşıyorsa, internet ortamlarındaki dini paylaşımlarda da anlık dikkatsizlikler hem paylaşanı hem de karşı taraftaki kişileri dinin sınırları dışına çıkma tehlikesi ile karşı karşıya bırakabilmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.