Asiye Saç
Aşkı Arayanlara
“İmtihan bu ya balığın gönlü çöle vurulur.”
Tetris oynar gibi hayatımızın doğru parçasını arıyoruz. Ya hiç gelmiyor ya da geldiğinde umudumuzu kaybettiğimiz için vazgeçiyoruz sonrada kader diyoruz. Kader acaba doğru parçayı yanlış yerde mi arıyorum diye sormaya başladığımızda değişiyor.
Peki pazılımızın doğru parçasını nasıl bulacağız, nerede arayacağız?
Sizi eşlerinizle ve çocuklarınızla imtihan edeceğiz diyen rabbim böylesi bir nimeti de elbet imtihanlar ve zorluklardan sonra kıymet bilelim diye hazırlıyor bizleri.
Bir arkadaşımla yapmış olduğumuz bir muhabbet aslında yara bandı gibi geldi. Belki de bu pencereden bakmamıştım hiç.
Hayatında yanlış kişilerle kurduğu duygusal bağlar, gönül yorgunlukları, kırgınlıkları geçirdiğimiz dönemler hepimizin olmuştur.
Şeytana besmele çektiremezsin, çölü sürahiyle yeşertemezsin ,demiri ısıtıp bükersin ama doğru toprağa düşmüş bir tohum değilseniz her kalpte çiçek açamazsınız. Merhum İlber Ortaylı beyefendinin bir sözü vardı; “sizi güldürecek adamla değil, akıllıca size bilgi öğretecek adamla değil size huzur veren ve sizi dünyaya baktırmayı sevdirecek adamlarla bir ömür geçirin.”
Hayatımıza giren hiç kimse tesadüfen girmez hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Hayatımıza neler kattığını, neler öğrettiğini iyi gözlemlemek gerekir.
Sevmek konusunda dengeyi sağlayamayan arkadaşım en son evlilik arefesin de ayrılmıştı ve uzun bir süre kimseyle görüş(e)medi.
Bu dönemde beraber katıldığımız bir seminerde konuşmacı olan beyefendi; belki de farkında olmadan hayatımın aşkıyla bir dolmuşta karşılaşmışızdır, senin verdiğin ücret belki de bana para üstü olarak gelmiştir. Gibi bir şiir paylaştı.
Seminer bitimi beklemediğim bir şekilde; “belki de birisi bizim için dua ediyordur nasibimin gönlü yorulmasın diye belki de o yüzden kimseyle görüşemiyoruz. Belki de gelecek olan kişinin kıymetini daha iyi bilmemiz için Allah duygusal olarak bizi hazırlıyor.” Dediğinde aslında bir insanı değil de bir kaderi beklediğimizin farkındaydık.
Asâf Hâlet Çelebi Kunâlâ şiirinde eşine şöyle sesleniyor; “Tam 40 yılda buldum seni” 40 yıl bekleye bilir misin doğru insanı? Aşk mevzusunda aramak anlatılırken hep hayatında tek bir insan olacak ve o direk doğru insan olarak karşına çıkacak diye bir kaide yok. Yani 40yıl boyunca ararken, kimseyle görüşmeden kırkıncı yılın sonunda o doğru insanla kavuşma zorunluluğu yok. Çünkü mevzu aşksa insanın yanlışı da doğrudur. Girilen her çıkmaz sokak aslında insanı doğru yola sevk eden bir araçtır. Asaf Halet Çelebi 2 defa evlendi. Biri genç yaşta evlendiği Yahudi asıllı Rossi isimli bir hanımdı kısa sürede ayrıldılar ve sonra doğru insanı aramaya başladı. Doğru insanı 38 yaşına geldiğinde buldu. Aslında 38 yaşında bulduğu Nermin Hanım kendisinin bir akrabasıydı ve doğru zaman geldiğinde aradaki perde kalktı. Bazen doğruyu yanlıştan ayırt edebilmek için aradaki perdenin kalkması bir zamanın geçmesi lazımdır.
Oysa hamur bile yoğrulmadan maya tutmuyor kırılacağız üzüleceğiz ki kırıldığımız yerden çiçek açabilelim. Onca soğuğa fırtınaya rağmen köklerini koruyup kendini çiçekli bir bahara hazırlayan ağaçlar gibi. Bir şey de nasibiniz varsa Allah onu elde edebilmeniz için tüm dengeleri değiştirir. Nasibiniz varsa 7 kıtayı gezer yine bulur nasibiniz yoksa yanı başınızda da olsa senden uzaktır, Allah’ın zamanlamasına güvenin.
Hayıflanmak yerine şunu hatırlayın; navigasyon size hata yaptın demez ROTA YENİDEN OLUŞTURULUYOR der.
Çünkü en güzel hikâyeler bitti dediğiniz yerde başlar. :)





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.