Hüzeyme Yeşim Koçak

Hüzeyme Yeşim Koçak

Acemi İşi

Başlangıçlarımızda, gidişatımızda bir acelecilik ve acemilik hüküm sürüyor. Düşe kalka, yürüye çarpıla ilerliyoruz. (Hangisi) doğruyu seçmek kolay değil.

Zaman zaman “Hayat acemisi” gibi bir tabir kullanılıyor. Neticede dünya bizim için gizemli, yaşamayı daha önce, bu gezegende tecrübe etmedik, yabancısıyız ve hayat geri dönüşsüz.

Gerçi umumiyetle her konuda bilgiç, allâme, üstat(!) kesilebiliyoruz.

Yaşadıklarımız genel bir hayat seyrinin mutat gelişim, durak noktaları olsalar, bize gelen bir bilgi aktarımı, müktesebatımız bulunsa bile; bunları yenice tadıyoruz.

Benzer deneyimlerle karşılaşsak da; olay, kişiler, değişik kılıklarla karşımıza çıkıyor, atmosfer durum farklılaşıyor.

Ya da biz zaman içerisinde sıra dışı bir konum, hal, tavır alıyoruz ve karşılaşılanlar, maruz kalınanlar yine türlü anlamlara bürünüyor, mevcut yorumları çeşitlendiriyor ve bizi şaşırtıp acemi kılıyor.

Sürprizler, beklenmedik durumlar, hadiseler karşısında aczimizi vurgulayan, problemler önünde belimizi büken; Asli bir Güç’e, İRADE ve KUDRETE işaret eden şartlar ise, Benlik algımızı alt üst ediyor.

Bir de acemiliğimizin, cehlimizin ayrımına varmadığımız ve diğer birikimlere deneyimlere önem vermeyip, hakikat arayıcılığına çıkıp, inceleyip araştırmadığımızdan ömür boyunca gelen yanılgılar ile yüzleşmeler peşimizi bırakmıyor.

Zaaflar hep sürer gider; iyinin doğrunun güzelin acemisiyizdir, sahtelerine vasıfsızına takılır kalırız. Ayrı hikâyedir.

Maddi- manevi, özel-genel sarsıntılar, rüzgârlar, engeller, duvarlar zorlasa da; herhalde bizi yoğuruyor ve yeni insan tanım(a)ları meydana getiriyor.

Kendimizi ne kadar yetkin, yukarda, bilgi ehli gibi görsek de; varlığımızın nasıl “izafi” olduğunu, hudutlarımızın zannedildiği kadar geniş ve bizim sanıldığı kadar özgür olmadığımızı belki ancak o vakit görebiliyoruz.

Eğiticilerimiz, ustalarımız, bize nüfuz eden, kısmen acemiliklerimizi giderecek veya besleyecek, talebelikte ilerletecek, geliştirecek kim(ler), hangi etmenler mevcut o da başka bir konu.

Onun için belki de rehberlere, bilgelere, yön verişlere, elvermelere ihtiyaç duyuyoruz.

Aydınlık yollarda yürüdükçe, değişik üretimler, bilgiler, kazanımlar, yol açılışları, bakış açıları doğuyor.

Hayatı ve insanı değerli kılmak, acemilikten kurtulmak bir tekâmül ve gelişim sürecini gerektiriyor vesselam.

Mühim soru: Acemiliğimiz ne zaman çıkar ki, biter mi?

Not: Bu yazı yazıldığında seçim sonuçları belli değildi, okunduğunda ise malûm.

Milletimize, hayırlı olsun diyorum.

Mutlu, müreffeh yarınlar diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Hüzeyme Yeşim Koçak Arşivi

Adım Adım

20 Eylül 2026 Pazar 12:32

Rehberimiz

13 Eylül 2026 Pazar 11:11

Avustralya’dan Selamlar

06 Eylül 2026 Pazar 13:15

Manhattan'dan Gelen Adam

30 Ağustos 2026 Pazar 13:16

Taş Taş Üstüne

23 Ağustos 2026 Pazar 13:34

SADREDDİN KONEVÎ ve RÜYALAR

16 Ağustos 2026 Pazar 12:59

Yoldaki İşaretler

09 Ağustos 2026 Pazar 13:27

Sesler ve Yalnızlıklar

02 Ağustos 2026 Pazar 13:38

Veysel Karanî’nin Duası

26 Temmuz 2026 Pazar 13:35

Havada Aşk Kokusu Vardı

19 Temmuz 2026 Pazar 12:15