Uygur Türkleri sahipsiz bırakılıyor

Uygur Türkleri sahipsiz bırakılıyor

Çin Konsolosluğu’nun önünde sesini duyurmak isteyen mazlum Uygurlar, polis engeline takıldı. Mağdur Uygurlardan Medine Nazimi, “Ben neden bu kadar sahipsiz kalıyorum?” feryadında bulundu.

Doğu Türkistan zalim Çin güçlerinin mezalimi altında inlerken Türkiye’de bulunan mağdur Uygurlar ailelerinin selameti için mücadele ediyor. Türkiye’deki Uygurlar, bu doğrultuda uzunca bir süredir aileleri için nöbet tutuyor. Doğu Türkistanlılar, ailelerinden bir haber alabilme umuduyla mücadelelerini sürdürürken birkaç gündür Çin’in İstanbul Konsolosluğu önünde tatsız olaylar yaşandı. Sesini dünyaya duyurmak isteyen mazlum Uygurlar, polis engeline takıldı. Yaşananlar vicdanları sızlatırken üzüntü verici olayın mağdurları açıklamalarda bulundu.

DÖRT SENEDİR KARDEŞİMİN SESİNİ DUYAMIYORUM”

Uygur kökenli Türkiye vatandaşı Medine Nazimi, yaşadıklarını anlattı. Çin tarafından tutsak edilen kardeşinin Türk vatandaşı olduğunu söyleyen Nazimi, dört senedir kendisinin sesini duymadığını dile getirdi. Medine Nazimi, kardeşinin durumuna ilişkin olarak gerek Dışişleri Bakanlığı gerekse de Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği ile irtibata geçtiğini fakat bir sonuç alamadığını belirtti. Nazimi, “Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Benim Çin tarafından tutsak edilen kardeşim de öyle. O bir kadın, o bir anne. Dört senedir sesini duyamıyorum. Sağlığı nasıl bilmiyorum. Hal böyleyken ben neden bu kadar sahipsiz kalıyorum? Ben Pekin Büyükelçiliğimize de, Dışişleri Bakanlığımıza da başvurdum. Ne yazık ki beni mutlu edecek bir cevaba ulaşamadık. Bir hayat söz konusu. Neden hâlâ bir bilgiye ulaşamıyoruz?” dedi.

NE YAZIK Kİ HİÇBİR GELİŞME YOK”

8 Şubat’tan beri Türk yetkililerin talebiyle nöbetlerini sahilde tuttuklarını kaydeden mağdur Uygur, bu süreçte ailelerine kavuşabilme bağlamında herhangi bir gelişme olmadığını kaydetti. Mazlum Uygur Türkü, konuya ilişkin olarak, “İlk başta İstanbul’da bulunan Çin Konsolosluğu’nun önünde nöbet tutmaya başlamıştık. Sonrasında Ankara’daki Çin Büyükelçiliği önüne gittik. Sonrasında bize dilekçe hazırlayıp Çin’e vermemiz söylendi. Dilekçelerimizi vermek istediysek de kabul görmedi. Ailelerimiz için İstanbul’da nöbet tutmaya tekrar başladık bu süreçte. 8 Şubat tarihinden itibaren Türk yetkililerin talebiyle nöbetimizi sahilde tutmaya başladık. O günden beri Çin’in İstanbul Konsolosluğu’na uzak olan sahildeyiz. Ne yazık ki ailelerimize kavuşabilmemiz noktasında hiçbir gelişme yok.” diye konuştu.

EN AZINDAN ÖNÜMÜZDEN GEÇMEK ZORUNDA KALIYORLAR”

Çin’in İstanbul Konsolosluğu önünde yaşanan olaylara konuşan bir mağdur Uygur, nöbetlerine engel olmak için konsolosluk önüne barikatların konduğunu ve eylem yapmalarına izin verilmediğini söyledi. Ailelerinin selameti için gerçekleştirdikleri nöbeti konsolosluk önünde tutmaları durumunda eylemlerinin daha etkili olduğunu söyleyen Uygur Türkü, “Şehit haberleri geliyor. Bir tane kızı şehit etmişler. Bir arkadaşımızın da toplama kampındaki teyzesini öldürmüşler. En azından konsolosluğa girerken bizim önümüzden geçmek zorunda kalıyorlar. Bırakın izin verin, önümüzden her geçtiklerinde görsünler, öldürdükleri insanları” ifadelerini kullandı.

MESUT TURAN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.