Muammer Çelik
Toplumsal Reflekslerimiz
Öncelikle şunu belirteyim; bu yazıyı ayın 17'sinde cuma akşamı kaleme aldım. Korkarım ki pazartesiye kadar en az üç kez ve daha fazla gündem değişebilir.
Türkiye’de insan, grup ve toplum profilleri. Bir kesim işin içinden sıyrılıp çıkmak için çabalarken şuna-buna saldırıyor, suçu hep etrafa atıyor. Bir kesim de sürekli saldırıyor, eleştiriyor ve çözümü başka yanlış yerlerde arıyor. Diğer bir kesim hutbe hazırlayıp sorumlu olarak on grup sayıyor. Ama gerçek sorumluyu hiç söylemiyor. Bir de Kur'an'da ümmiyyûn olarak nitelenen avam halk var ki; kulağına ne gelirse yalan-yanlış onu konuşup duruyor.
Bu gruplar daha da çoğaltılabilir. Bunların yaptıkları genel ve ortak hatalar şunlardır. Adaletli davranılmaması ve eleştiriye tahammül gösterilmemesidir. Dışarıya kedi, içeri aslan. (Maalesef ABD ve Batı olunca; Apo da güzelleşiyor, PKK da güzelleşiyor?!.) Savunma refleksi; yani olayı ve kendini savunurken dürüstçe durumu anlatma, izah etme yerine, karşı tarafı kırıp geçiriyor. Başka, belden aşağı vurma yapılıyor. Bu tip olaylar dünyanın her tarafında nadir de olsa olabilecek olaylardır. İnsafı elden bırakmamak gerekiyor. Gerçek sorumlunun iyi bilinmeden kenarlarda dolaşılıyor. Eleştirenler de ana merkez sorumluyu söylemeli, savunanlar da sorumluluktan kaçınmamalıdırlar. Her olayda: “Bizde bir suç yok.” denilip çıkılıyor.
Ayrıca devlet herkesin devletidir, devletin sahibi millettir, şahıs değildir. Devlet İdaresi-yönetimi kendisini bir grubun hamisi gibi görmemelidir. Devlet tüm vatandaşın, tüm öğrencilerin, tüm tarafların hamisidir ve yöneticisidir.
Bir de çok konuşulup olay gürültüye, magazine dönüştürülüyor. Ölen öldüğüyle kalıyor, inna lillah. Çok konuşulunca sorumluluk sahipleri de kayboluyor. Toplumsal refleksimiz bu minvaldedir.
Çözüm
Dünyada iki tip çözüm vardır. Biri cebir; ağır cezalar, korkutma ve teknik takip. İkincisi iman, ahiret korkusu, ahlak, erdem, gönül, sevgi...vb. Birinci grup kesinlikle ikinci grubun tüm argümanlarını kullanmalıdır. İkinci grup zaten şeriat hukuk nizamıyla caydırıcı ceza uyguluyor. Ama ikinci grup bu konuda daha tutarlıdır. Biz de de çözüm iki başlıkta ele alınmalıdır.
1- Önce ahlak ve maneviyat:Yani ahlak çok önemli ama Kur'an ahlakı önemli olan. Hem çalan, hem yalan, hem dolan, hem inat, hem doymazlık, azgınlık... vb. Olup bir de: "İşte güzel ahlak böyle olur.” Diyorlar. Onun için standart Kur'an Ahlakı şarttır.
2- Sonra teknik takip ve uygulamaları yapılmalıdır. Böyle mecburi on iki yıllık eğitim olmaz, kaldırılmalıdır. sınıfta kalma olmalı ve sınıf sayılarının azaltılması gerekmektedir. İnternet serbestîsi sınırlandırılmalı bu kısıtlama tüm ülkede herkeste olmalıdır. Kılık kıyafet ki; (On sayfa yazı yazılır bu konuda) ne öğretmen belli ne de öğrenci belli... Film ve diziler gözden geçirilmeli (Ya namussuz aldatma oyunları oynanıyor, ya da mafyaya özendiriliyor.) Hataya, psikolojik bozukluklara kulak tıkanmamalıdır. İlkokulun yönlendirmesi ile ilkokul sonu branşlaşmaya gidilmelidir. Öğrenci keyfine göre bir de ilahiyatı deneyeyim dememelidir.
Eğer bunlar yapılmazsa daha çok olaylar yaşarız ve yaşayacağız.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.