"Tedbir alınmazsa saldırıların devamı gelir"

"Tedbir alınmazsa saldırıların devamı gelir"

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Konya Üniversiteler Şube Başkanı Şenol Metin, İstanbul Nişantaşı'nda başörtülü bir akademisyene yapılan saldırıyı sert bir dille kınadı.

Metin, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Eray Çakır ismindeki müptezelin başörtüsünü kimliğini kastederek ‘burada bulunamazsınız, defolun!’ hakaretleri eşiliğinde, elindeki termos ile hedef gözetmeksizin geçici görme kaybına yol açacak şekilde herkesin içinde bir kadına saldırabilmesi hepimizi korkuttu. Amaç da bu idi ve ayrıca değerlendirilmelidir. Geçtiğimiz yıllarda Beşiktaş’ta, Kadıköy'de, Konya’da, İzmir’de gördüğümüz saldırıların devamı niteliğindeki bu saldırılar tedbir alınmaz ise tekrar edecek. Bu saldırılar münferit bir saldırı olmayıp, bir müptezelin bir anlık bir cinnetin sonrasında ortaya çıkan saldırı değildir. Bu saldırının zihniyet arka planında kökleri çok derinlerde olan ve Türk modernleştirmesinin ayırıcı vasfı olan gerektiğinde zor kullanarak modernleştirmenin sindirme/korkutma boyutundaki operasyonudur. İslami/geleneksel sembollerin itibarsızlaştırılması, ötekileştirilmesi, toplumsal hayattan dışlanması ve sosyal hayattan imhası anlamındaki bir saldırıdır. İslamofobiyi çoktan aşmış, islama yönelik şiddetin yeni bir operasyonudur. Avrupa faşizminin göçmenlere saldırılarının, Alman nazizminin camilere yönelik saldırılarının, Amerikan neo-conlarının Irak ve Filistin’de yaptıkları eylemlerin arkasındaki zihniyet ne ise Nişantaşı saldırısının arkasında da aynı zihniyet vardır. Yeni Zelanda'da camiyi otomatik silahlarla tarayıp aralarında çocukların ve kadınların olduğu onlarca cami cemaatini katleden faşisti üreten zihniyet ne ise Nişantaşı’nda bir parkta başörtülü bir akademisyene saldıran Eray Çakır'ı üreten zihniyette odur. Daha bir hafta öncesinde Kanada'da Müslüman oldukları için üzerine araba sürüp biri kadın biri çocuk olmak üzere 4 kişiyi araçla ezen Cani, hangi zihin dünyasından besleniyorsa Eray Çakır da aynı zihin dünyasından beslenmektedir. Türkiye'deki daha önceki saldırılarda da aynı çağrıyı yapmıştık. Şimdi yine aynı çağrıyı yeniden yapıyoruz. Bu olay, münferit ve bir kişinin anlık hezeyanı, anlık cinneti sonrası ortaya çıkmış bir suç değildir. İki kişi arasındaki gündelik çatışmanın parçası da değildir. Bu kökleri çok derinlerde olan bir zihniyetin mahsulü bir saldırı olup, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş olan nefret suçunun, ayrımcılık suçunun, halkın dini inançları sebebiyle kin ve düşmanlığa teşvik ile aşağılama suçunun konusudur. Bu nedenle, bu saldırıların failleri hakkında Cumhuriyet Savcılarımızın Türk Ceza Kanununun bu hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapması gerekmektedir. Beşiktaş'ta başörtülü Şüheda Nur Eriş'e saldıran ve 4 yıla kadar hapis istenen Berrak Karaoğlu'nun yargılandığı davada mahkemenin, saldırganı "Kasten yaralama" suçundan 2 bin lira adli para cezasına çarptırırken Sanık hakkında "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan ise beraat kararı vermesi de Eray Çakır gibileri cesaretlendirmektedir.

HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.