Sınır ötesi operasyonlar ve tezkere

Yaz da bitti gitti, sonbahar kapıya dayandı gari…

Nasıl geçti biz de anlayamadık, acı tatlı anılarla günler akıp gidiyor adeta.
Mesela 1 yıl akıvermiş, gitmiş. 15 Eylül 2017 Merhaba’ da yazmaya başladığım ilk gündü, bu fırsatı bana sağladıkları için Merhaba ailesine ve özellikle yazı işleri müdürü İbrahim Büyükeken ağabeye minnettarım…
Çakalları, nereden geldiğini anlamadığım pislik yuvalarını, devletimizin bekasına göz dikmişleri, onlarca iki yüzlüyü yazdım yazılarımda genellikle. Kimi zaman çoğunun işine gelmedim kimi zaman hakkımda olmadık ithamlara maruz kaldım vay efendim PERİNÇEKÇİ vay efendim şucu bucu gibisinden. Safımın sadece devletten yana olması ve insanlara devlet sevgisini aşılama arzum biliyorum hiçbirinin işine gelmedi, gelmeyecek de…
*
Türkiye’nin sınır ötesi operasyon geçmişine bakarsak; TSK 5 bin askerle birlikte Kuzey Irak'ta dönemin Baas rejimiyle yapılan anlaşmayla bir sınır ötesi harekat gerçekleştirdi. Bu harekatla birlikte  Kuzey Irak’taki sınırın beş kilometre ötesindeki PKK kampları hedef alındı.
21 Mart 1995'te TSK en kapsamlı operasyonlarından biri olan Çelik Harekatı başlatıldı.
14 Mayıs 1997’de Çekiç Harekatı ile TSK Irak Kürdistan Demokrat Partisi'nin isteği üzerine Kuzey Irak'a girdi.
25 Eylül 1997’de Kuzey Irak’a Şafak Harekatı düzenlendi.
21 Şubat 2008’de yine Kuzey Irak’a Güneş Harekatı düzenlendi.8 Ekim 2007'de Şırnak'ın Gabar Dağı mevkiinde gerçekleşen PKK/KONGRA-GEL saldırısında hayatını kaybeden Şanlıurfalı Piyade Onbaşı Kasım Aksoy'un 3 yaşındaki kızı Güneş'in adının verildiği harekât  o güne dek yapılan hava operasyonlarının devamı niteliğindeydi.
2011 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında Diyarbakır, Siirt, Şırnak ve Hakkari'de başlayan Silvan saldırısıyla devam eden, PKK'nın güvenlik güçlerine karşı saldırılarının artması ve 17 Ağustos tarihinde düzenlenen Çukurca saldırısı üzerine saldırıyla aynı gün Türk savaş uçakları başta Kandil ve Kato Dağı çevresindeki PKK kamplarına yönelik sınır ötesi operasyonlar başlatıldı.
 22 Şubat 2015'te Şah Fırat Operasyonu ile Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen, Süleyman Şah Türbesi'nde bulunan Süleyman Şah ve iki muhafızının naaşı ile diğer eşyaları Suriye'nin Eşme köyüne taşındı.
18 Mart 2016’da Kuzey Irak'ta bulunan Sinat, Haftanın ve Gara bölgelerine 20 adet savaş uçağıyla, 19 Mart 2016 sabahı 06:50-07:40 saatleri arasında yine Hakurk bölgesinde PKK'ya ait tespit edilen hedeflere 10 adet savaş uçağıyla operasyon düzenlendi.
24 Ağustos 2016’da Fırat Kalkanı Harekatı düzenlendi. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan operasyonun amacı; Türkiye'nin kendi varlığına tehdit olarak gördüğü ve terör örgütü olarak tanımladığı grupları bölgeden uzaklaştırmak, sınır hattının, bölgedeki halkın güvenliğini sağlamak, göç sorununu yok etmek için 5 bin km² alanda DEAŞ, YPG ve Suriye Silahlı Kuvvetleri’nden sivillerin tamamen temizlenerek  tampon bölgeyi oluşturmak olduğu bildirildi.
Afrin’e 20 Ocak 2018’de düzenlenen Zeytin Dalı Harekatı’nı  ise hepimiz bu sene adım adım takip ettik.
*
Peki sınır ötesi operasyonlara izin veren bu tezkereler nedir neyin nesidir? Amacına ulaşıyor mu dersiniz? Basında Kuzey Irak - Suriye tezkeresi olarak geçen tezkerenin meclisteki tanımı en özetli hali ile şu şekilde: “Türkiye'nin milli güvenliğine yönelik ayrılıkçı hareketler, terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması.”
2016 senesinde, TBMM'nin 26. döneminin ilk oturumunda Irak ve Suriye'den gelen terörist saldırılarını önlemek için sınır ötesi operasyon yapma yetkisi veren tezkere görüşüldü ve kabul edildi, ardından 2017 senesinde tezkere süresi 1 yıl daha uzatıldı. Dün akşam, bu tezkerenin süresinin bir yıl daha uzatılması talebi cumhurbaşkanlığı tarafından TBMM'ye gönderildi.
Bu demek oluyor ki sırada ya İdlib ya da Menbiç var. En son yapılan MGK bildirisinde özellikle bu iki bölgeden bahsedildi. 2016 tezkeresi ile El-Bab, 2017 tezkeresi ile Afrin, 2018 tezkeresi ile muhtemelen Menbiç.
İdlib konusu masada çözülsün isteniyor, sahada değil. Menbiç için ise aynı şeyleri söyleyemeyeceğim, TSK 46. Devriyesini bölgede tamamladı.
Sizce de tezkere konusunun mecliste görüşülmesi tuhaf değil? Mecliste HDP-PKK’lı vekiller varken, sınır ötesi operasyonların izni için bu vekillere sormamız ne kadar da tezat bir durum. MGK’ da tezkere konusu görüşülsün ve gerekli karar verilsin, vatan hudutlarının can güvenliğini milletvekili mi ölçüp tartacak yoksa işinin ehli olan güvenlik birimlerinin personelleri mi?
1 Mart 2003 Kuzey Irak tezkeresinin belirsizliğinin bedelini 4 Temmuz 2003’te Çuval Olayı ile yaşamadık mı?
Tezkerelerin çoğu amacına ulaştı çoğu ise siyasilerin çatışması arasında kaldı, eridi, gitti ve bu durumdan en çok istifade eden de FETÖ oldu, Kuzey Irak Erbil’de dahi özel bir üniversite açan FETÖ’ nün sınır ötesi operasyonlara sıcak bakacağını mı zan etiniz? MİT bile darbe girişiminden sonra dış operasyon yetkisini ancak eline alabildi, görüyorsunuz Kosova’dan, Moğolistan’dan, Azerbaycan’dan FETÖ mensupları bir bir yakalanmaya başlandı.
Bu yüzden çıkarılan tezkerelerin, siyasilerin özellikle de CHP ile HDP’ nin miting alanlarında seçim propagandası için kullanacağı bir meze haline getirmeyelim. Devlet işi başka millet işi başka siyaset ise bambaşka.
Seçilmiş iradeler devleti temsil edemezler, devlet seçilmiş iradeleri korumakla, kollamakla mükelleftir sadece daha ötesi yok.
Unutmayın, devlet özünü hiç yitirmedi olduğu yerde duruyor. Sorun, devletin etrafında uydu gibi dönenlerde.
Kalın sağlıcakla…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Arşivi