‘Problemler kronikleşti vatandaşın umudu bitti’

‘Problemler kronikleşti vatandaşın umudu bitti’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersan Bilgin, “Bütün bu problemlere bağlı olarak, umudu azalan gençler, geçinmekte zorlanan aileler, yokluğun ve yoksulluğun ağır yükünü taşımakta zorlanan anneler, babalar ve eşler çoğaldı” dedi 

Saadet Partisi Eylül ayı il divan toplantısı il başkanlık binasında düzenlendi. Divan toplantısına Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersan Bilgin’in yanı sıra, Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, il başkan yardımcıları, İlçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı. Bilgin, ülke gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. 

‘ÖNCE MUHTAÇ ET SONRA YARDIM ET’ STRATEJİSİ GÜDÜYORLAR 

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersan Bilgin, “Ülkemize ve insanımıza dair daha güzel haberler ve açıklamalar çerçevesinde, değerlendirmelerde bulunmak isteriz. Ancak maalesef 20 yıllık Ak  Parti iktidarının icraatları neticesinde fakir, yoksul ve mutsuz bir toplum tablosu ortaya çıkmıştır. Bu sonucun sebeplerini, teşhisi ve tedavisini, çözüm yollarını elbette ortaya koymak vazifemizdir. Başarısızlığını, yetersizliğini, hatalarını ve vizyonsuzluğunu, kabul etmeye yanaşmayan iktidarın hezeyanlarına, tahammül etmek noktasında, bir sınavdan geçiyoruz. Hükümetin siyasetin sosyolojisini bozan bu yaklaşımının, toplumun psikolojisinin bozmaması, insanların gerginliğini artırmaması, ne yazıkki mümkün değildir. Hemen her gün, farklı alanlarla, farklı konularla ilgili çöküş ve yozlaşma haberlerine şahitlik ediyoruz” dedi. 

adsiz-001.jpg

KÖTÜ YÖNETİMİ GİZLEMEK İSTİYORLAR

“Türkiye, algı üreterek ayakta kalmaya çalışan ve görev süresini uzatmaya çabalayan, Erdoğan ve AK Parti tarafından, kötü yönetiliyor” diyen Bilgin, şu görüşleri dile getirdi: “İktidar, kötü yönetmenin faturasını ödemek yerine millete ödetmenin derdine düşüyor.

Memleketin imkanları yandaşlara paylaştırılıyor. Sorunları, borçları, sıkıntıları ise vatandaşa havale ediliyor. Her başarısızlığın, krizin ve kaosun sorumluluğunu dış güçlere, faiz lobilerine, herkesçe malum ülke ve devletlere, düşmanlara, hainlere yükleyen iktidar; kendisini, partisini, ittifak şeriklerini makbul, mazlum ve makul göstermek için müthiş efor sarf ediyor. Kötü yönetiyorlar fakat kötü yönetimlerini yok saydırmak, gizlemek, gözlerden kaçırmak noktasında, müthiş iyi iş çıkarıyorlar. Kötü yönetimlerini perdelemek için ise kamplaşma ve çatışma zeminleri üretiliyor. Gerçek hayatta siyasi holiganlık, sosyal medyada ve sanal mecrada trollük özendiriliyor. Adeta kangren olmuş sorunların çözümünü sağlayacak irade için, tek bir insanın iradesine ve yetkisine dayanan bu sistemin değişmesi, sorunları çözecek idare için ise, Cumhurbaşkanının değişmesi gerekiyor. İşte bu sebeple biz Saadet Partisi olarak, 6’lı masada muhalefet partileri ile memleket ve millet için çözüm yolları arıyoruz.  Cumhur İttifakı, iktidar olmanın değil iktidarda kalmanın peşindedir. Yarına dair doğru işler yapma hevesleri değil, düne dair yanlış işlerini, gizleme hedefleri var. Öyle bir eşikteyiz ki; siyasi alandaki yönetim beceriksizliğini iktisadi kulvardaki bilgi eksikliği ve doğruyu tercihteki yetersizliğiyle destekleyen iktidar; ‘önce muhtaç et-sonra yardım et’ yaklaşımına, dayalı stratejik tavrını, ısrarla sürdürüyor. Maalesef fakirliğin, işsizliğin, borçluluğun normal, geçinmenin, istihdamın ve borçsuzluğun, ‘büyük iş’ görüldüğü bir Türkiye resmi ürettiler. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin de müthiş katkısıyla;  güçlü devlet ve mutlu millet için iki büyük vazgeçilmez, ‘güven’ ve ‘umut’ kaybedildi. Finansal alanda paramızın ederi azalırken, toplumsal zeminde paraya verilen değer artıyorsa, aile sayesinde tehlikelerden korunmanın önemini değil de ailenin korunması için çıkarılan kanun tartışılıyorsa, paylaşmak ve bu yolla bereketi artırmaya değil de yarışmak ve bu sayede en fazla pay almaya odaklanılmışsa, aidiyet bitiriliyor, maneviyat yitiriliyor demektir.” 

adsiz-002.jpg

YOKLUK ŞİDDETİ KÖRÜKLÜYOR

Bilgin, eğitimde önceliklerin sürekli değiştirildiğini aktardı. “Teori ve pratik arasındaki çatışma derinleştiriliyor, ne yerli ve milli kalınıyor ne de evrensel olunamıyorsa; maalesef kendi olabilen, kendi kalabilen, kendini gerçekleştiren insandan, onu destekleyecek sistemi kurmaktan da, vazgeçilmiş demektir” diyen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersan Bilgin,  “Bütün bu problemlere bağlı olarak, umudu azalan gençler, geçinmekte zorlanan aileler, yokluğun ve yoksulluğun ağır yükünü taşımakta zorlanan anneler, babalar ve eşler çoğaldı. Kronik hale gelen ekonomik sorunlar; enflasyon, işsizlik, bankalara borçlanma, icra takiplerine muhatap olma sayılarında yeni rekorlar kırılıyor. Farklı öznelere yönelen ve farklı zeminlerde yoğunlaşan, şiddet sarmalı yaşanıyor. Madden ve manen yaşanan yokluk ve yoksulluk hali, hem iletişim hem de sinir bozukluğu üretiyor. Kadınıyla erkeğiyle insanın ve ailenin güçlendirilmesi ve onur noktasında yüceltilmesi odaklı çalışmalar yapmak yerine, başka başka işler yapılıyor. Ailenin korunması ve şiddetin azalması için, öncelikle maneviyat noktasındaki eksiklerin giderilmesi, mış gibi hallerinin sona ermesi, kavramların ve kurumların içini boşaltan preagmatist bakışın, terk edilmesi gerekir. Tüketerek büyüyen, tüketmek için borçlanan, borçlanmak için sürekli talep oluşturan bu döngü,  mutlaka sona ermek zorunda. İnsanımızı insanca yaşatmanın, haklarına, onuruna, hayallerine ve nihayet kendi hikayelerine sadık kalarak, hayatın içinde tutmanın, devletin en önemli görevi olduğu unutulmamalıdır. İktidarın tercih ettiği yandaşlara dayalı, siyaset ve iktidar tavrı sona ermeli, kim olduğu, kime yakın olduğu noktasında hiçbir veri üretmeden ve kayırmacılık ya da ayrımcılık gibi gayri insani eylemlere muhatap etmeden her ferdimizi, insanca yaşatma derdini yüklenecek siyaseti esas almalıyız. Bu siyasi bakış ve duruşun menbaı-kaynağı Milli Görüş, mecrası-adresi ise Saadet Partisi’dir” diye konuştu. 

adsiz-003.jpg

YAŞANABİLİR TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDECEĞİZ 

Son olarak Türkiye’de sorunun kötü yönetim olduğuna vurgu yapan Bilgin, şu cümlelerle konuşmasını noktaladı: “Çözüm, ‘İstişareye dayalı, adil yönetim’dir. Vazgeçilmez sürekli hedef ise ‘insanca yaşam’ olmalıdır. Toplum tarafında ahlakın, devlet tarafında adaletin, birey tarafında ise hak ve onurun yok sayıldığı, yok edildiği zemini sonlandırmadan, sorunları ne görebiliriz ne de çözebiliriz. . Adil devleti inşa etmek, adil paylaşımı gerçekleştirmek ve insanca yaşamı, hayata geçirmek noktasındaki, her uzlaşıyı, arayışı ve çabayı değerli görmeliyiz ve değerli görmekteyiz. Biz Saadet Partisi olarak ‘en adil ve en dürüst devlet olmayı’ önemsiyoruz. Sözün özü, sorunlarımızı çözmek için insanlarımıza, insanca yaşama imkanı vermeli, bunu başarmak içinse, adil devleti ve adil paylaşımı, öncelikli ve değişmez hedef haline, getirmeliyiz. Milli Görüş fikrinin ve Sadet Partisi’nin, hem kuruluşuna hem de siyaset kulvarındaki telaşına, yön veren değerler de bunlardır. İnşallah gerçekten Yaşanabilir bir Türkiye’yi, Yeniden Büyük Türkiye’yi ve Yeni bir Dünya’yı hep birlikte, bu mana ile en kısa zamanda inşa edeceğiz.”

EMRE ÖZGÜL/SAİT ÇELİK 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum