Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Müslüman Eti Yemek Orucu Bozmuyormuş

Başlıktaki cümle bazı Müslümanlara çok iddialı gelebilir.

Ama değil.

Çünkü Ramazan ayında bile İran’a yapılan saldırı nedeniyle hepimizin gıybet yapmaktan bir türlü vazgeçemediğimiz yani Müslümanların kardeşlerinin etini yemeye doyamadığımız halde hiçbirimizin orucunun bozulmadığını gördük.

Konu sadece İran’ı savunanlar veya karşı çıkanlar açısından değil.

Çünkü yıllardır her Ramazan Ayında olduğu gibi, bu Ramazan Ayında da malum 2 konu gündemimize taşındı.

  1. Konu; Ramazan Ayının başlama zamanı idi.

Dost düşman kampın elemanları her Ramazan Ayında olduğu gibi yine birbiri aleyhine açıklamalarda bulunmayı yani birbirlerinin etini dişlemeyi ihmal etmediler.

  1. Konu; İran’a yapılan saldırı kardeşlerinin etini yiyenler için her şeyin tuzu biberi oldu maalesef.

Selefisi şiisi, mezheplisi mezhepsizi, cübbelisi cübbesizi her kesimden insanlar, İran’a yapılan saldırıyı kendi dini ve mezhebi ya da meşrebi açısından değerlendirerek birbirlerini suçlama, hatta tekfir etmekten bile çekinmediler.

İran’a düşman olan Sünni Müslümanların bile kendi aralarında Ümmet olma refleksi, ümmet dayanışması ya da ümmet stratejisi diye bir mefhumları kalmamış olmalı ki, kendi aralarındaki düşmanlığın şia denilen İran’a olan düşmanlıktan daha fazla olduğunu ispat ettiler.

Bu konu açıldığında suçu Amerika’nın vicdanına sığınan şuursuz Müslümanlar” olarak ifade edilen çoğunluğa atmanın çözüm olmadığını ve asıl suçlunun biz olduğunu, artık kabul etmemiz gerek.

Yıllardır konuştuğumuz halde Irak'ta, Suriye'de, Libya’da ve Gazze'den ders almadığımız ve stratejiler geliştirerek hazırlık yapmamış, siyasi ve ekonomik açıdan güçlü birliktelikler oluşturamadığımız için işin kolayına kaçarak her zaman olduğu gibi birbirimizi suçlayarak bu güne geldik.

Aslında bu kolaycılığı seçmememizin nedeni sonucundan daha büyük bir sorumluluk yüklüyor bize.

Bu neden İslam Ümmetinin halifeli bir toplum haline gelememiş daha doğrusu ümmeti Muhammedin halifeliği kabul etmemesidir.

Dahası devletlerin yöneticilerini seçen insanların ümmetin yöneticilerini, söz sahipleri ya da kanaat önderler aracılığıyla halifeli bir toplum olma yolunda herhangi bir toplumsal baskı altına almadıkları için İran'a yapılan saldırı karşısında yüz yıldır devam edegelen korkak ve işbirlikçi refleksleri sergilemeleridir.

Kendinden başka herkesi Amerika’nın vicdanına sığınan şuursuz Müslümanlar” olarak suçlayanlar bu kötü huy ve davranışlarının veya reflekslerinin kendilerini kurtarmayacağını ve sıranın eninde sonunda kendilerine geleceğine inanıyor olmalarına rağmen bu uyuşukluklarını üzerlerinden atmamaktadırlar.

Müslümanlar İran’a yapılan saldırıyı eğer Hayat kitabımız Kuranı Kerimdeki “İşte böylece, kazandıkları (günahlar) sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına musallat ederiz.(Enam 129)” ayet doğrultusunda anlamlandırsalar bile bu günkü davranışlarının yanlış olduğunu göreceklerdir.

Bu arada putperest yahudiler ve hristiyanlar açısından da insan eti yemenin hukuka aykırı olmadığı, tıpkı Müslümanlar açısından kardeş eti yemenin Oruç emrine aykırı olmadığı gibi ispatlanmış oldu.

FARKINDA MIYIZ?

Mübarek Ramazan ayında olmamız ve oruçlar tutup teravih namazları kılmamızın bile bu ümmeti uyandırma konusunda etkili olmadığını görmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Cenabı Allah (cc) hepimize Hz. Peygamberimizin(sav) örneklendirerek hayata uyguladığı Ehlisünnet yolunu doğru anlamak ve yaşamak için Müslümanlara, Hz Ömer'in(ra) farukiyetini ihsan etsin. Âmin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Süleyman Küçük Arşivi

Kürsü ve Mihrab Sorumluluğu

01 Mart 2026 Pazar 13:14

Erbakan ve Tahir Hoca Uzmanları

25 Şubat 2026 Çarşamba 13:33

Ramazanda Devlet Toplum İlişkisi

22 Şubat 2026 Pazar 12:31

Ramazan Düşünceleri

18 Şubat 2026 Çarşamba 15:06

Ramazan Yalancılarına Dikkat

15 Şubat 2026 Pazar 12:35

Sorgulamadan Savrulmaya

11 Şubat 2026 Çarşamba 15:02

Kültürün Körelmesi

04 Şubat 2026 Çarşamba 14:33

Din ve Kültür Ayrımı

01 Şubat 2026 Pazar 11:42

Nostalji Strateji Değildir

28 Ocak 2026 Çarşamba 14:26