Marş bizim, bestesi değil

Marş bizim, bestesi değil
TYBnin İstiklal Marşıyla ilgili düzenlediği konferansa katılan Yrd. Doç Dr. Caner Arabacı, Marşın sözleri bize ait fakat bestesinin batı tarzı olması kültürel yozlaşmanın ürünü
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi 2010 yılı etkinliklerine İstiklal Marşı’nın kabulünün 89. yıl konferansı ile başladı. Alaaddin Keykubat Nikâh Salonu’nda düzenlenen etkinliğe konuşmacı olarak Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı katıldı. Yrd. Doç Dr. Caner Arabacı “İstiklal Marşı'nın Bağımsızlık Tarihimizdeki Yeri” hakkında bilgi verdi. Arabacı, öncelikle İstiklal Marşı’nın yazıldığı yıllardaki durumu ortaya koyarak, “1921 yılına gelinceye kadar koskoca Osmanlı Devleti avuçlarımızın içinde buharlaşmış ve Türk milleti Anadolu’ya sıkıştırılmıştır. 3 milyon kişilik ordudan 4 bin kişilik bir askeri birlik kalmış. Dönemin aydınları tarafından kurutuluş için İngiliz, Fransız, Amerikan mandası savunulmaya başlamıştır. İşte böyle bir ortamda millet kurtuluş savaşına hazırlanmaktadır. Ordumuzu zafere ulaştıracak bir marşın eksikliği hissedilmektedir. Dönemin Maarif Vekâleti, orduyu hareket geçirecek bir mili marş yarışması açar ve ödülü ise 500 liradır” dedi. Yarışmaya 724 eserin katıldığını ifade eden Arabacı, katılan eserlerin ise hiçbirinin milli marş olacak tarzda olmadığından kabul edilmediğini aktardı. Dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin milli marş için Mehmet Akif’e başvurduğunu anlatan Arabacı, “Hamdullah Suphi, Mehmet Akif’in kaldığı Tacettin Dergâhı’na gider ve kendisinden marşı yazmasını ister. Akif, milletin marşının para ile yazılamayacağını belirtir. Hamdullah Suphi ise, ‘ödülün bir çaresine bakılır’ der. Bunun üzerine Akif, eseri yazmayı kabul eder. Akif, gece gündüz çalışarak şiiri 17 günde tamamlar. Bazen şiiri yazacak mürekkep bulamaz ve çakısıyla mısraları duvara kazır. İstiklal Marşı ilk olarak 17 Şubat’ta Sebilürreşad dergisinde yayınlanır. 12 Mart’ta da mecliste okunarak kabul edilir” diye konuştu. Şiirin kabul edilmesinin kolay olmadığının da altını çizen Arabacı, şunları kaydetti: “Eserin kabul edilmesi sırasında söz alan 12 kişiden 7’si aleyhte konuşmuştur. Bu nedenle önemli tartışmalarda yaşanmıştır. Fakat marş okunurken herkes ayakta dinlemiştir. Bittiğinde Mustafa Kemal dâhil herkes coşkuyla alkışlamıştır. Ardından beste konusu ortaya çıkmıştır. Beste yarışmasında Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi kabul edilir ve bu beste 1930’a kadar yürürlükte kalır. 30’dan sonra beste iptal edilir ve Cumhurbaşkanlığı Orkestra Şefi Osman Zeki Üngör’ün bestesi çalınmaya başlanır. Fakat bu beste tamamen batı müziğinden alınmıştır. Böyle yapılmasıyla ‘bu millet musikisiz bir millettir. Kendi milli marşlarının bile bestesini yapamazlar’ gibi bir durumu ortaya çıkmıştır. Kültürel yozlaşmanın İstiklal Marşı üzerinden verilmiş mesajıdır” dedi. “1925’ten sonra marş değiştirilmek istenmiştir” diyen Arabacı, “Bu marş milli mutabakat marşıdır. Fakat bunu dönemin gazetelerinde görüyoruz, yeni bir marş yarışması yapılması düşünülmüştür. Sebebi ise bu marşta Kurtuluş Savaşı liderine övgü yok. Olmaması doğal çünkü marş 1921’de yazılmış. Daha o zaman Sakarya, büyük taarruz, Dumlupınar savaşları olmamış. Bu marş tamamen millete ve onun ordusuna yazılmıştır. Bir de batı medeniyeti ile ilgili hoş olmayan cümleler varmış. Bunları söyleyenlerde kültürel problem var. Bu nedenle Akif’e büyük bir baskı yapılmış. İkinci mecliste kendisine yer verilmemiş, emekli aylığı bağlanmamış, arkasına hafiye takılmıştır” şeklinde ifade etti. Mehmet Akif’in ölünceye kadar sefalet içinde yaşadığını aktaran Arabacı, ömrünün önemli bir bölümünü cumhuriyet yıllarında gönüllü sürgün olarak geçirdiğine dikkat çekti. Arabacı, “Bunun nedeni Akif arkasına hafiye takılmasına katlanmamıştır. ‘ben vatan haini miyim ki arkama hafiye takıyorlar’ demiş ve bunun üzerine Mısır’a gitmiştir. İstiklal Marşı, milli ruhumuzun bir timsalidir. İnanç ve ahlaki temellerimizin yansımasıdır. Bu marşa saldıranlar milli bütünlüğümüzün bozulmasını isteyenlerdir. O ruhu korumamız için İstiklal Marşımıza sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.
HASAN AYHAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.