Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Kaç Yıl Gerideyiz?

Geleceğin Türkiye’si adıyla koyduğumuz hedefler, hayal ettiğimiz ekonomik ve siyasi hayattan, kaç yıl geride olduğumuzu düşündünüz mü son günlerde?

Avrupa ve Amerika başta olmak üzere, yurt dışına çıkanlarımızın görüp anlattıkları şehirleri kurmaktan ne kadar uzaktayız diye de, hiç düşündünüz mü?

Ya da yurt dışına gidip geldikten sonra, ballandıra anlattıkları hususları bırakın toplum hayatını, kendi hayatında bile uygulamayanları gördükçe, insan olarak ne kadar gerideyiz diye düşüneniz oldu mu?

100 yıla yakındır, çağdaş(!) medeniyet seviyesine erişeceğiz masalıyla uyutulanlar, 100 yıl sonra bile çağdaş(!) medeniyetten ne kadar uzak olduğumuzu, düşünebiliyorlar mı?

Batı ülkeleri dedik, batı ülkelerini görüp gelenler dedik, çünkü sözü Avrupa’yı ziyaret eden ilk ve son padişah olan Abdülaziz’in 1867 yılındaki, 47 gün süren gezisine getirmek istiyoruz sözü.

O yıllarda da heyettekiler için hayli heyecan verici olan Avrupa günlerine katılanlardan birisi de, heyette yer alan Hafız Ömer Faiz Efendidir.

Seyahat sonunda sarayda yapılan Avrupa seferinin değerlendirmesi sırasında, “Batı’nın nesini alalım?” konusu tartışılırken cesur, açık sözlü Hafız Ömer Faiz Efendi, "Paşa hazretleri bu memleketlerden her şeyi alalım, hatta Müslümanlığı bile alalım," diyerek sözünü tamamlar.

Faiz Efendinin Sadrazam dâhil herkesi şaşırtan sözleri şöyledir:

“Müslümanlığı da bu memleketlerden alalım, çünkü onlar ilim, irfan, medeniyet, çalışkanlık, adalet, müsavatları ile Müslümanlığın asıl emirlerini Hristiyan oldukları halde tatbik ediyorlar, yani bilmeden hidayete mazhar olmuşlar... Böylece hem dinin, hem devletimizin bekasını ve izzet-ü şan ile devamını temin ederiz.”

Şimdi bu sözleri üzerimize alınarak bir kez olsun, hep birlikte düşünelim.

Stratejik müttefikimiz ABD yi es geçip, daha yakın olan Avrupa ülkelerinden kaç yıl gerideyiz.

Cumhuriyet ile çağdaş(!) medeniyet seviyesine erişeceğiz diyerek çıktığımız yoldan, bu güne saydığınızda, 100 yılı geride bıraktık.

Aslında, diğer bir hesap daha yapmak lazım:

Hali hazırda yaptıkları yurt dışı seyahatleri övünerek anlatan devlet görevlileri, Ömer Faiz Efendi’den kaç yıl gerideler diyecek olursak, durumun daha da vahim olduğu gerçeğini görmüş oluruz.

1867 den bu güne hesaplarsak, 158 yıl geride olduğumuz ortaya çıkar.

Bu sıkıntılı durumun nedeni, ta o zamandan bu zamana Müslümanım dediği halde, İslam’ın istediği gibi Müslüman olamayan veya olmak istemeyen sahtekârlardır.

Çünkü haşa Müslümanlık, bu gün böyle sorumsuzca yaşadığımız bir din değil ve bu günkü durumumuz da, İslam dininin bizi getirdiği bir nokta değil.

Geldiğimiz noktadan daha önemlisi, geleceğimiz yerin neresi olacağıdır.

Ulusal Kalkınma ve Zenginleşme adı altında, toplumun refahını uzun vadede güvence altına almak için Türkiye’yi yüksek gelirli, teknoloji ve bilim odaklı, sürdürülebilir bir refah toplumu hâline getirme hedefinden vazgeçmiş değilsek, bir noktaya dikkat çekmek istiyoruz.

Bu nokta gelişmiş batı ülkelerinden memleketimize tatile gelen ihtiyarları görünce, bizim emeklilerimizin halinin ne olduğudur.

Malum bizim memleketimizde herkesin hayalinde, bir an önce ve erken yaşta emekli olma var.

Bu anlamda emeklilere bir taraftan hak etiklerinden daha az maaş veriliyor denilirken diğer taraftan işçi ve işverenlerin asgari ücretten yatırdıkları primleri gördükçe, kimin kimi kandırdığını bir daha düşünmek gerekiyor.

FARKINDA MIYIZ?

Yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendirmek istiyorsak insan yetiştirmeyi, kaynak kullanımını, üretimi ve teknolojiyi düşünüp planlayacağımız gibi, fert ve toplum hayatından çıkaracağımız şeylerin de olduğunu kabul etmeliyiz.

Yani geleceğin Türkiye’sinde geçmişte olduğu gibi, gelecekte de başta sağcılık, solculuk, siyasal kemalizm, siyasal alevilik, putperestlik ve itperestlik ile PKK severlik, siyasal şiilik, siyasal nusayrilik, siyasal hırsızlık ve Lgbt avukatlığı gibi İslam düşmanlıklarının da, olmaması gerekir.

Bu arada büyük bir utanmazlıkla yukarıda sayılan batıl ideolojileri, millet ve memleketin faydası için yaptığını söyleyenlerin de, olmaması gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Süleyman Küçük Arşivi

Trumpgillerin Dünyası

18 Ocak 2026 Pazar 14:36

Yeni Esaret Düzeni

14 Ocak 2026 Çarşamba 14:55

Çağdaş Maskeli Balo

11 Ocak 2026 Pazar 00:15

Seküler Paganist Eğitim

07 Ocak 2026 Çarşamba 14:32

Eğitim Denilen Ucube Yapı

31 Aralık 2025 Çarşamba 15:15

Sınırlarda Yaşamak

28 Aralık 2025 Pazar 14:19

İslam Dininin Hakikati

24 Aralık 2025 Çarşamba 15:19

Oksimoron Müslümanlık

21 Aralık 2025 Pazar 11:42

Diriler Mezarlığı

17 Aralık 2025 Çarşamba 15:26