Sizlerden Biri
İstikamet Nedir (2) (Bir de Bizden okuyun)
Biz Müslümanlar bir iş yapmadan ve söylemeden önce Kuran-ı Kerime sonra Peygamberimizin (sav) hayatında yaptıklarına ve söylediklerine bakmalıyız.
Resülullah Efendimiz (sav) manevi olgunluğun zirvesinde olmasına rağmen, zahiri kulluk vazifelerini titizlikle ifa etmiştir. Vefatına saatler kala Hz. Ali (ra) ve amcaoğlu Fazlın kollarında mescide gitmiş, Hz. Ebu Bekir’e (ra) uyarak namazını kılmıştır. Bu örnek bize çok şey anlatır. Onun ümmeti olarak, bizlerin haline bakınca o halden ne kadar uzağız. Ufak bir dünyalık için, namazı kılmaz veya geciktiririz. Hepimiz başkalarına değil, kendi nefsimize bakmalıyız.
Büyük Veli Abdülkadir Geylani Hz. Leri (ra), namaz esnasında, sen artık olgunlaştın, sana ibadet yok diye bir ses işitti. Hemen onun şeytandan olduğunu anladı. Şeytan ben birçok insanı böyle saptırdım. Sen nereden bildin, büyük veli, yukarıdaki olayı şeytana anlattı.
İslam bir bütündür. İslam’ın bir kısmı ile amel edip, bir kısmını terk ve ihmal etmek, iman zaafındandır. İslam, belli bir zaman ve mekâna has bir merasim değil, ömrün her anını düzenleyen bir hayat nizamıdır.
Mezhep İmamımız Ahmet B. Hanbel (ra) camiye geldiğinde, cemaat namazı bitirmişti. Öyle bir feryat etti ki; ( İnna lillah ve ileyhi raciun ) “Allah’tan (cc) geldik ve Allah’a (cc) döneceğiz” ayetini okudu. Hâlbuki bu ayet, cenaze duyulunca okunurdu. Büyük Veli ( Allah (cc) ona rahmet etsin) cemaatle bir vakit namaz kılamamayı, ölümle eşdeğer saydı. İşte her Müslümanın ölçüsü bu olmalıdır.
Allah’ın (cc) sevgili kulları Salih insanlar talebeleriyle sohbet ederken; “ Maddi ve manevi ahvalin ne durumdadır, geçimini neyle temin ediyorsun, faizle işin var mı, haram ve şüpheli bir durumun var mı, memursan maaş alıyorsun vazifeni doğru yapıyor musun, ihmal iltimas ve rüşvet gibi musibetlerden uzak duruyor musun, esnaf isen ticaretin nasıl, haramlardan ne kadar uzaksın, alıp sattığın mal helal mi haram mı, kiraya verdiğin işyerinde ne alınıp satılıyor, benzer durumları sorar, onlara helal yoldan kazanmanın, istikametlerin doğru yolda olması için uyarırlardı.
Büyük Veli Yusuf Hemedani Hz. (ra) buyuruyor; “Din ve şeriat yolunda yürümeyen ( istikameti bozuk olan ) kişi, günde bin keramet gösterse bile şeytana uymaktadır.”
Büyük Veli Ebu’l Hasan Harakani Hz. (ra) buyuruyor; “ Dini kisve altında, dine ve dindarlara zarar veren kimseyi teşhis konusunda en kesin ölçü, Kitap ve Sünnettir.”
Bize Kuran yeter, diyenlere büyük ihtar.
Büyük Veli Cüneyd-i Bağdadi Hz. (ra) derki ; “ Bir kişiyi havada uçarken bile görseniz, hali Kitap ve Sünnete uymuyorsa, bu bir keramet değil istidraçtır. Yani günahını artırır.
Yukarıdaki sözler üzerinde, bütün Ehli Sünnet imamlarımız ittifak etmişlerdir.
Peygamber Efendimiz (sav) veda hutbesinde; “ Size iki emanet bırakıyorum, biri Kuran-ı Kerim, biri Sünnettir.” Arkasından devam etti; “ Sizden beni soracaklar, İslam’ı tebliğ ettim mi “ diye 3 defa tekrarladı. Biz de şahit olduk ki; Ya Resulallah, sen bize İslam’ı tebliğ ettin. Elhamdülillah.
Yazımızı Peygamberin (sav) bir müjdesi le bitirelim; “ Bir kimse ( ehli iman, istikamet sahibi ) üç defa Allah’tan (cc) cenneti istese, cennet Ya Rabbi onu bana gönder. Yine aynı kişi cehennemden Allah’a sığınsa cehennem Allah’a (cc) şöyle yalvarır. Allah’ım, onu bana gönderme, onu benden koru.”
Ya Rabbi, Peygamberimiz Efendimiz (sav) hürmetine, duası kabul olanlarla duamızı kabul eyle. Amin
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun. İçinizden biri 26.12.2025





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.