Hüzeyme Yeşim Koçak

Hüzeyme Yeşim Koçak

İlmin Deryasında Sisler, Çarklar ve Hayaletler

Gerçek maneviyat ehli bu dünyayı bir “hazırlanma evresi” olarak görür.

Hem benlik terbiyesine, hem de yaşadığımız düzenin, bir Müslümanın ilimle irfanla, hudutları aşımına, yani kalp ve zihin teçhizatıyla bir kimlik oluşturma lüzumuna dikkat çekerler.

Şarkın yakasına yapışmış ataletle, rezil sessizliklerle, kötülüklere rızayla; kupkuru, fiiliyattan uzak ibadetlerle; hangi insaniyet, hangi kulluk temsil edilebilir?

Ümit Savaş Taşkesen, yeni kitabı “İlmin Deryasında Sisler, Çarklar ve Hayaletler” de, bir direniş hikâyesiyle bu soruya bir anlamda cevap veriyor.

Adaletle, Hakikatin peşinde koşmanın, manevî değerleri içselleştirmenin zorlaştığı; sadece yere değil yeraltına mahkûm olduğumuz, semayı unuttuğumuz bir çağda, bir daveti mesajı bizlere iletiyor.

Kafesteki bülbül mü çaylak mı olacaksınız, yoksa zirvelere gözünü diken şahin mi, su damlasıyken inciye dönüşen veya derûndaki cevheri çıkartan biri mi?

Roman, Müslümanların bağımsızlık mücadelesini ilk defa dillendiren Pakistanlı İslâm âlimi, Şair, Filozof Muhammed İkbal’i tanıtıyor; sancılı hayatını ve onun davasını, tekâmül sürecini anlatıyor.

İkbal, belki kafa yalnızı fakat İngiliz sömürgeciliğine, modern dünyanın çarklarına, ruhu sis içinde bırakan perdeleyen fikriyatına karşı.

Köklerinden, bir güzellik merkezinden temelinden ilham almış donatılmış aklıyla, Batı’yı tanıyan eğitimiyle, vatan aşkıyla, “sınır kapılarından pasaportsuz geçen kelimeleriyle” b/ezginlikten, mağduriyet yenilgi psikolojisinden uzak, dik bir duruş sergiliyor.

Ümit Hoca, bir kahramanı anlatırken onu kutsallaştırmıyor. İkbal’in tereddütlerinden, bazen vazgeçme, dertli bir toplumdan meselelerden sıyrılma arzusundan, maruz kaldığı felsefî dolambaçlardan baskılardan söz ediyor.

Her insan gibi onun da sıkıntıları mevcut. Anlaşılmıyor bir kere, seviyesiyle enerjisi, sanatı ve yükselişiyle apayrı.

Ancak o pes etmiyor, hep bir aydınlanma anıyla, hayatındaki sorunlara, engellere rağmen uyanış çağrısını, soylu yürüyüşünü sürdürüyor.

Bir şiirinde “Hızır’ı beklemeyi terk et!” diye uyarıyor, hatta öte dünyayı. Çünkü sadece beklemek, sorumluluktan mecburi faaliyetlerin getireceği yükten azade; bir kurtarıcıya (belki bir hayale) problemleri havale etmek, acziyet demek.

Meşhur “Şekva(Şikâyet)” ve arkasından gelen “Cevab-ı Şikvâ” (Şikâyete Cevap) şiiriyle, topluma ümmete karşı sert eleştirilerde bulunuyor, Tanrı lisanıyla:

“Atalarınızın kılıçlarından, denizleri aşmasından bahsediyorsunuz. Evet, onlar aslandı! Onlar, benim dünyamı değiştiren şahinlerdi! Ama siz… Siz nesiniz? (…) Dünya eylem yeridir, tembellerin sığınağı değil.(…) Şahin olmayı unuttunuz, kafesteki güvercinler gibi ötüp benden gökyüzünü istiyorsunuz. Kendi kanatlarınızı açmadıkça, ben size gökyüzünü vermem!” (s. 85-86)

Öbür âlemde nasıl karşılanacağımız meçhul, buradaki sermayemizle, işlerimizle; geleceğe yönelik, gönül(lü) halis, müspet hareketlerimizle oraya gideceğiz.

Vurucu cümleler, hikmetli sözler… Kitap bir ümidi taşıyor.

Ümit Savaş Hoca, gençlere şöyle sesleniyor, evet İkbal vefat etmiştir:

“Ama onun asıl mirası, onun o ‘Kâmil İnsan’ hayali, bir tohum gibi, bir ışık huzmesi gibi, bir yıldız tozu gibi şu an senin zihnine bulaştı. Sen bu satırları okumadan önceki kişi değilsin. Kafesin kapısı artık kilitli değil. O kapı sadece senin ittirmeni, sadece bir kez ‘ Hayır!’ demeni bekliyor. ‘Peki, ne yapmalıyım? ‘ diye sorduğunu duyar gibiyim. ‘Nereden Başlamalıyım?’

Çok basit. Kendinden başla.

Yatağını topla. O aptal, dikkatini çalan, zamanını emen dijital ekranı kapat(…) İkbal gibi filozoflarla, yazarlarla o zihinsel masaya oturup kavga etmek için oku! İçindeki o rahat, uyuşuk, şikâyet eden, ‘kaderim buymuş’ diyen zayıf sesi sustur. Onun yerine Tanrı’nın sana verdiği o devasa potansiyeli, o şahin çığlığını koy. Arkadaşlarının kalbini kırma, zayıfları ezme; ama kimsenin de senin aklını, senin hayallerini bir kutuya koymasına izin verme. İşte o zaman, sen kendi kanatlarını açıp da o ilk, büyük uçuşunu gerçekleştirdiğinde şahin geri dönmüş olacak.” (Ümit Savaş Taşkesen, İlmin Deryasında Sisler, Çarklar ve Hayaletler, Hece Yayınları, s. 151-152, 2026)

Ümit Savaş Bey’i tebrik ediyoruz. Akademik eserleri yanında, bu güzel kitabın ardından gençliğe yönelik bir roman serisine devam etmesi de dileğimiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüzeyme Yeşim Koçak Arşivi

Bir Katile Kapıldım Gidiyorum

11 Ekim 2026 Pazar 12:46

Matemli Şiirler

04 Ekim 2026 Pazar 13:06

Kolsuz Kahraman Sahnede

27 Eylül 2026 Pazar 12:43

Adım Adım

20 Eylül 2026 Pazar 12:32

Rehberimiz

13 Eylül 2026 Pazar 11:11

Avustralya’dan Selamlar

06 Eylül 2026 Pazar 13:15

Manhattan'dan Gelen Adam

30 Ağustos 2026 Pazar 13:16

Taş Taş Üstüne

23 Ağustos 2026 Pazar 13:34

SADREDDİN KONEVÎ ve RÜYALAR

16 Ağustos 2026 Pazar 12:59

Yoldaki İşaretler

09 Ağustos 2026 Pazar 13:27