Hüseyin Saydam: İsrail güçten anlar!

Hüseyin Saydam: İsrail güçten anlar!

Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, “Sürekli söylüyoruz, İsrail laftan anlamaz ancak güçten anlar diye. Bir yaptırım uygulansın diye çabalıyoruz. Maalesef onu da yapmıyorlar" dedi.

Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı’nın Ramazan Bayramı Bayramlaşma programı çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Programa Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, İl Başkanı Hüseyin Saydam, Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman, Genel İdare Kurulu Üyeleri Lütfi Yalman, Tacettin Çetinkaya ve Av. Hasan Hüseyin Uyar, İl Müfettişi Ali Mücevher, Meram Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Özkan ve çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.

İSRAİL’İN HUKUK TANIMAMAZLIĞI SON 20 YILDA KATLANARAK ARTTI

Programda konuşan Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, “Ramazan Bayramımız mübarek olsun; Cenâb-ı Hâk, hüznümüzü hüzün gibi, bayramımızı da bayram gibi yaşamayı bizlere nasip eylesin. Bayram vesilesiyle, ülkemizde adaletin ve sağduyunun hakim olmasını, gönül coğrafyamızda akan kan ve gözyaşının dinmesini temenni ediyor; milletimizin her bir ferdine ve tüm İslâm alemine sağlık, huzur, bereket ve esenlik diliyorum. Bir şairimiz şöyle diyor; ‘Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar; ben yaşarken koptu tufan, ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat.’ Değerli arkadaşlar; şimdi yaşadığımız şu son 20 yıla bir göz atalım. İsrail'in hoyratlığı ve hukuk tanımazlığı son 20 yılda katlanarak arttı. İsrail'in güvenliğini tehdit eden ve onun hoyratlığına, hukuk tanımazlığına engel olabilecek bütün unsurlar son 20 yılda tek tek ortadan kaldırıldı. İsrail'in önünde engel olabilecek olan Saddam, işte bu süreçte ve bir bayram sabahı ortadan kaldırıldı. Irak'ta, 1.5 milyon insan bu son 20 yıl içerisinde öldürüldü ve Irak 3'e bölündü” şeklinde konuştu.

İSLAM ALEMİNİN TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR

Aydın, konuşmasının devamında ise; “Yine Türkiye açısından bakarsak; bu bölgede güçlü bir Türkiye olmasın, bu bölgede Selçuklu ve Osmanlı'nın mirasçısı, 19 Haçlı Seferini püskürtmüş güçlü bir Türkiye olmasın diye, Türkiye'nin aç ve yoksul bırakılması politikası yine bu son 20 yılda hız kazandı. 20 milyon insanımız açlık ve yoksulluk sınırının altında bir gelirle hayat sürmeye son 20 yılda mahkum edildi, işsizlik %15'e, genç işsizlik de %30'a bu son 20 yılda getirildi. Fertlerin, kurumların ve devletin bir bütün olarak borçlandırarak boyunduruk altına sokulması son 20 yıl içerisinde oldu. Bu toplumu ayakta tutan değerler son 20 yıl içerisinde örselendi, ahlaki ve itikadi yozlaşma şu son 20 yılda zirve yaptı, toplumsal hayatımızda büyük bir ahlaki krizi son 20 yılda yaşar hale geldik. BOP eş başkanlığının bize neye mal olduğunu da işte bu son 20 yılda yaşayarak gördük” ifadelerini kullandı

ZALİMLER ZULÜMLERİNİ HER SENE DAHA DA ARTTIRIYOR

Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam ise, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Bayramınız mübarek olsun. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Siz değerli kardeşlerimi de muhabbetle kucaklıyor, bayramınızı tebrik ediyorum. Yüz yüze olup karşılıklı bayramlaşmayı, hasbihal etmeyi, kaynaşmayı çok isterdik ama böyle bir zamana denk geldik. Rabbim yardımcımız olsun. Bugün bayram, evet her halükarda uzaktan da olsa bayram vesilesi ile bizleri bir araya getiren rabbimize hamdediyorum. Geçmiş bayram konuşmalarımızı hatırlayınca, artık bayram konuşmalarımız da klasikleşti. Zalimler zulmüne devam ediyor, hatta her sene dozajını biraz daha artırıyor. Her yıl hedef büyütüyorlar.

Filistin toprakları üzerinde işgalci ve dünyanın çıban başı olan İsrail bu yıl da geleneksel haline getirdiği zulmünü bu Ramazan Ayında da gerçekleştirdi. Çocuk, kadın, sivil ayrımı gözetmeksizin her türlü zulmü yapmaya devam ediyor. İlk kıblemiz olan Mescidi Aksa ya ve orada ibadet halinde olan kardeşlerimize saldırdılar. Ve bütün Filistin sathına zulüm sıçramış durumda. Maalesef herkes seyrediyor. Yakın zamanda Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz Çin zulmü altında ezilirken, onlar için hiçbir tedbir alamamışken, bir de Filistin’den gelen haberler ve hiçbir önlem alınamayışı hepimizi derinden yaralıyor.”

KURU BİR KINAMA İLE İDARE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Saydam, konuşmasının devamında ise; “Benim hatırladığım, 90’lı yılların başından beri biz bayramları bayram tadında yaşayamıyoruz. Belki kendi ülkemizde bayram yaptık ama diğer Müslüman kardeşlerimiz zulüm altında iken bayramlarımız hep buruk geçti. Afganistan, Çeçenistan, Bosna, Irak, Bangladeş, Mısır, Libya, Lübnan, Myanmar, Suriye, Keşmir, Sudan, Moro, Yemen, Doğu Türkistan, Filistin zaten 50 yıldır kanayan yara. Artık bu durdurulmalı ve Müslüman coğrafya bu zilletten kurtulmalı.  Maalesef ülkemizde dahil olmak üzere Müslüman ülkeler bu zalimlerin durdurulması adına hiçbir önlem almıyor. Elinde maddi imkanı bulunan özellikle Arap ülkeleri maalesef, tamamen siyonist şebekenin emrinde çalışıyor ve onlara hizmet ediyor. Bizim gibi siyasi gücü olan, devlet otoritesi olan ülkeler ise ekonomik veya siyasi olarak başka bir sıkışmışlığın, yanlış yönetim anlayışının içerisinde hiçbir şey yapamamanın acziyeti içerisinde kuru bir kınama veya yanındayız mesajları ile durumu idare etmekteler.” ifadelerini kullandı

2-1.jpg

YANGINI ÇIKARANA, SÖNDÜRMESİ İÇİN BEL BAĞLIYORLAR

Yangını çıkartanlardan, yangını söndürmelerini beklemenin saflık olacağını ifade eden Saydam; “Sürekli söylüyoruz, bunlar laftan anlamaz, bunlar ancak güçten anlar diye. Bizim elimizden protesto yapmaktan, gündemde tutmaktan başka bir şey gelmiyor. Bir yaptırım uygulansın diye bekliyoruz. Maalesef onu da yapmıyorlar. Bizim yaptırım uygulasınlar, önlem alsınlar, bu zulmü durdursunlar diye beklediğimiz idarecilerimiz, bu belayı dünyanın başına saran şebekeden bir şey yapsınlar beklentisi içerisinde. Zaten yangını çıkaran onlar, bizim idarecilerimizin onlardan bu yangını söndürmelerini beklemeleri saflık olur. Bunca yıldır gördük ki bizim idarecilerimiz de basit bir kınamanın dışında, bu zalimlerden merhamet beklemenin dışında bir şey görmedik. Bu sebeple de hem bizimkilerden hem de diğer Müslüman ülkelerin yöneticilerinden bir yaptırım beklemek ise o da bizim saflığımız olur. Evet bu zalimler güçten anlar, doğru ancak o zalimlerin anlayacağı gücü, iradeyi ortaya koyacak olan Saadet Partisidir. Milli Görüş zihniyeti ve iradesidir. Bunun için çalışacağız ve o gücü ortaya koyacağız” şeklinde konuştu.

YENİ BİR DÜNYAYI KURACAĞIZ

Saydam, konuşmasının son bölümünde ise şunları söyledi; “Bizim yaşantı şeklimizi Siyonist kuruluşlar belirler oldu. Bundan önce iktisadi ve siyasi düzenimizi belirliyorlardı. Şimdi dini hayatımızı da onlar belirler oldu. Virüsle ilgili önlem alacağız tabi ki ama önlemin şeklini biz belirleyeceğiz. Teşhisi de tedaviyi de biz belirleyeceğiz. Bu sebeple bizler il ve ilçe yönetimlerimiz olarak Saadet Partimizi iktidara getirmek zorundayız. Hem bu siyonist şebekenin ülkemiz üzerinde oynadığı ekonomiden, eğitime, aile hayatından, iktisadi hayata, kalkınmamıza kadar bütün oyunları bozacağız. Bizi birbirimizden ayırmalarına, bölmelerine, parçalamalarına izin vermeyeceğiz.  Her alanda güçlü bir Türkiye’yi kurup dünya üzerinde oynadığı oyunları bozacak, mazlum ve mağdur coğrafyalara yardım edecek, herkesin mutlu ve huzurlu olduğu, bayramların bayram gibi kutlandığı Yeni bir Dünyayı kuracağız. Çalışmaya devam ediyoruz. 6 ay önce il kongremizi gerçekleştirdik. İlçe kongrelerimizi büyük bir kısmını yaptık. Kalanları da inşallah bayramdan sonra en kısa sürede tamamlayıp, her alanda çalışmalarımızı sürdürecek, Konya'mızı tekraren Milli Görüş idaresi ile buluşturacağız.”

MECLİS KARARI İLE EL-HALİL’E ASKER GÖNDERİLMİŞTİ

Programda konuşan Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdulkadir Karaduman ise; “Cenab-ı Hakk bu buluşmamızı en büyük hayırlara vesile kılsın. Tabii bir Ramazan ayını geride bırakmış olduk Cenab-ı Hakk tuttuğumuz oruçları kabul eylesin Cenab-ı Hakk bizleri bir bayrama  daha eriştirdi. Hepinizin Ramazan bayramını en içten duygularımla kutluyorum. En güzel bayramlara en mutlu bayramlara Cenab-ı Hakk hepimizi eriştirsin. Bir bayramı daha buruk bir şekilde yaşıyoruz. Bir taraftan pandemi koşulları Ramazan ayını da bayramı da tam anlamıyla idrak etmemizi engelliyor. Diğer taraftan da yanı başımızda İslam coğrafyasında yaşanan hadiseler bu burukluğu elbette ki daha da arttırıyor. Ama nihayetinde bugün bir Ramazan ayını geride bırakmış olduk. Ramazan ayında alınması gereken mesajları İslam coğrafyasının alması gereken mesajları alamamakla ilgili bir netice ile kanaatimizce karşı karşıyayız. Çünkü Ramazan ayı inancımız açısından son derece önemli hadiselerin cereyan edildiği bir zaman dilimi olarak karşımızdadır” ifadelerini kullandı.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN KARARLARI VE SONUÇLARI HİÇBİR ŞEY TEMSİL ETMEMİŞTİR

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Lütfi Yalman ise; “Sözlerimin başında bu davaya hizmet edip de geçen bayramlarda aramızda olup şimdi bulunmayanlara Cenab-ı Hakk’tan bol rahmetler temenni ediyorum. Önümüzdeki bayramlara da sağlık, sıhhat, afiyet ve huzurla kavuşmayı da Cenab-ı Hakk lütfeylesin inşallah. Aynı zamanda yine sözlerimin başında Filistin'deki mücadelede eden Filistinli kardeşlerimize Cenab-ı Hakk güç kuvvet versin, imkan versin, fırsat versin, yardımcı olsun görünmez ordularıyla, ebabillerle, Cibril-i Emin ile onların kuvvetlerine kuvvet katsın diye temenni ve niyazda bulmuyorum. Tabi bayram ve emsal iyi günler hem imamlarımızın cûş-u huruşa geldiği hem de hakikaten huzurun, neşenin, şuurun bol olması gerektiği günlerdi ama hem Türkiye içerisinde hem de İslam coğrafyasının bazı bölgelerinde meydana gelen olaylara baktığımız zaman, hem de geleceğimizle ilgili ahval-i şöyle bir göz önüne aldığımız zaman hakikaten bayram gibi bir bayram kutlamadığımızı, çok mutlu olamadığımızı da, İslam coğrafyasının üzerinde ve Müslümanların üzerinde bir kasvetin bulunduğunu da söylememiz lazım ki bu hepimizin malumudur.

Muhterem kardeşlerim iki şeyin üzerinde duracağım. Olayların hem sebeplerini hem de sonuçlarını bilmek mecburiyetindeyiz. Bugün Filistin Gazze bombalanırken, ki enteresandır, her ramazan ayında aynı sıkıntıları yaşamışızdır. 1991'de Irak bombalanırken Ramazan ayıydı. Suriye bombalanırken Ramazan ayında bombalanmaya başladı ve Filistin, Kudüs her dönemde Ramazan ayında bu sıkıntıları yaşıyor. Müslümanların üzerine fosfor bombalarını attıkları zamanda Ramazan ayıydı. Bunların tesadüfi olmadığının bilinmesi lazım. İkincisi biraz önce çok kıymetli İl Başkanımız bir ifadede bulundular, dünya siyonizmi Yahudi İsrail diyalogdan anlamıyor. Yüzlerce, Birleşmiş Milletler kararını bile hiç dikkate almadı ve uygulamaya koymadı. Amerika Birleşik Devletleri'nin yapmış olduğu vetolar hariç onun vetosu olmayıp da İsrail'e şunu şöyle yapacaksın şeklinde Birleşmiş Milletler'in kararları olmasına rağmen, bu kararlar ve sonuçları hiçbir şey temsil etmemiştir.” şeklinde konuştu.

ERBAKAN HOCANIN İLK İCRAATİ İSRAİL’LE OLAN TİCARİ ANLAŞMAYI DURDURMA KARARIYDI

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Tacettin Çetinkaya ise konuşmasında; “Bu mübarek günde tüm kardeşlerimizin, tüm camiamızın ve yakınlarımızın bayramını tebrik ediyorum. Raid Salah’ın bir miting konuşması var diyor ki; ‘Kudüs’ün kurtuluşu ancak Erbakan hocayla, Erbakan hocanın talebeleriyle mümkün olur.’ Dolayısıyla Erbakan hocamız aslında siyonizmi deşifre etti, deşifre edilen plan zayıflamaya ve yenilmeye mahkumdur. Ama hocamız sadece deşifre etmekle kalmadı, kendi döneminde siyaset yaptığı bütün süre içerisinde Filistin'i ve Kudüs'ü bir dava olarak gördü. Sadece Filistin’i değil, Keşmir’i, Arakan ve daha birçok mazlum ülkeleri de davamız olarak gördü. Davamıza sanayi davamız, özellikle İslam Birliği davamız olarak baktı. Bütün Müslümanların ayağa kalkabileceği birlik beraberlik oluşturabileceği her meseleye davamız olarak baktı. Erbakan hocamızın, Refah Partisi dönemindeki kritik birkaç hususunu dile getirmek istiyorum. 14 mart 1996’da seçimlerden sonra hükümeti Refah Partisi’nin kurması gerektiği halde bir takım siyasi oyunlarla o dönemin Cumhurbaşkanı ve birtakım mihraklar sayesinde Hocamıza hükümet kurma fırsatı verilmedi. Mesut Yılmaz’a hükümet kurma yetkisi verdiler. Hocamızın tabiri ile Mesut Yılmaz ‘prematüre’ hiçbir meşruiyeti bulunmayan hükümeti kurdu. Daha sonra Refah Partisi anayasa mahkemesine başvurarak o hükümetin resmi olmadığı kararını çıkarttı ve o hükümet düştü. Sonrasında 19 Nisan’da bu Mesut Yılmaz, hükümetin ilk icraatlarından biri olarak Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail arasında gümrük ve serbest ticaret anlaşmasını yangından mal kaçırırcasına imzaladı. Mesut Yılmaz hükümeti anayasa mahkemesince kapatılınca Erbakan hocamızın ilk icraatı o anlaşmanın Refah Partisi hükümeti süresince durdurulmasına karar verdi. Böylece İsrail ticaretinin önüne büyük bir engel koydu” ifadelerini kullandı. 

İSLAM ÜLKELERİNİ BİR ARAYA GETİREBİLECEK TEK ÜLKE TÜRKİYE'DİR

Programda konuşan Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Öz ise, şunları söyledi; “Bütün kardeşlerimin Ramazan bayramını tebrik ediyorum. Uzun zamandır gönlümüzün içine sine sine bayram yapamıyoruz. Maalesef bu bayramda yine o bayramlardan bir tanesi. Bilhassa Filistin'de yaşadığımız, şu anda yaşanmakta olan hadiseler bizlerin gönlünü karartıyor üzüyor büyük acı çekiyoruz. Bütün Milli Görüşçü kardeşlerim hep birlikte, bir bütün halinde bu mevcut iktidarın yerine Milli Görüş’ü temsil eden Saadet Partisi'ni iktidara taşımadığını sürece bizim bu sıkıntılardan kurtulma imkanımız yoktur. Yıllardır siyonistlerin yaptıkları kınanıyor. Hatta iktidar partisi daha çok kanıyor. Hiçbir İslam ülkesi harekete geçmiyor, sadece kınamakla kalınıyor. Bu İsrail için bir sevinç vesilesi. 

Şu bir gerçek ki İslam ülkelerini bir araya getirebilecek tek ve yegane ülke Türkiye'dir. Türkiye'nin dışında hiçbir İslam ülkesi bütün Müslümanlara önderlik yaparak Müslümanları bir araya getirme potansiyeline sahip değildir. Bu potansiyele sahip olan tek bir ülke vardır o da Türkiye'dir.”

YÜREĞİMİZİN HER TARAFI ACI VE ISTIRAP İÇERİSİNDE YANIYOR

Meram Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Özkan ise, yapmış olduğu konuşmasında; “Öncelikle bütün teşkilat mensuplarımızın ve ailelerinin bayramlarını en içten duygularımla kutluyorum. Az önce de söylendiği gibi, biliyorum ki içimiz kan ağlıyor, acıyor. Bir yanımız Filistin, bir yanımız Doğu Türkistan, bir yanımız Keşmir, bir yanımız Suriye, bir yanımız Kafkaslar, bir yanımız Burma ve bütün İslam alemi, her taraf, yüreğimizin her tarafı yanıyor, acı ve ıstırap içerisindeyiz. Buna rağmen inşallah dua ediyoruz ki bir daha ki Ramazan Bayramı’na kadar masumların, mazlumların, yetimlerin, öksüzlerin yüzlerinin güleceği, barış ve huzurun yeryüzüne hakim olacağı, pandeminin son bulacağı nice günlere kavuşuruz” ifadelerini kullandı. Program, katılımcıların karşılıklı bayram tebriklerinin ardından sona erdi.

MESUT TURAN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum