Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 62
ÖLÜMÜN RENGİ OLUR MU? OLUR YAŞANAN ACAYİP OLAYA BAK
Hükümdar atın üzerinde, yanında adamları meydandan geçiyorlardı. Üstü başı perişan biri, atın yularını tuttu. Hükümdar, sen kimsin? Ne cüretle atımın yularını tuttun? Adam, sana bir şey söyleyeceğim.
Hükümdar, kızgın ve öfkeyle, ne diyeceksen söyle. Adam, atından in kulağına söyleyeceğim. Hükümdar atından öfkeyle indi. Adam, kulağına ben Azrail’im, canını almaya geldim. Hükümdar, ne olur azıcık mühlet ver. Ölüm meleği, hayır dedi ve ruhunu aldı. Ölüm meleği, yoluna devam etti. Bir Müslümana geldi ve selam verdi. Kendini tanıttı. Adam, hoş geldin, safa geldin. Ben de seni bekliyordum. Ruhunu alacağım, nasıl istersen öyle. Müslüman, izin verirsen, abdest alıp iki rekât namaz kılayım. Secdede ruhumu al. Rabbimiz, izin verdi. Abdest aldı. İkinci rekâtta, secdede ruhunu aldı. İşte böyle, biri atından indi ve öldü. Biri de secde halinde öldü. Hz. Peygamberimiz (sav) buyurdular ki; ”Nasıl yaşarsanız, öyle ölür. Nasıl ölürseniz, öyle dirilirsiniz." Bizlerin duası, iyi ölüp iyi dirilmek olmalı.
Sanki kendimize şöyle bir soru sorsak, yolda yürürken, arabada, evde istirahat ederken ölüm meleği aniden geldi ve dedi ki, ruhunu almaya geldim dese, izin isteyip abdest alıp, iki rekât namaz kılıp, secdede ruhumu al diyebilecek cesaretimiz var mı?
HZ. YAKUP (AS) AZRAİL (AS) İLE NE KONUŞTU?
Bir gün Hz. Yakup Peygambere (as) ölüm meleği gelince, sordu niye geldin? Görüşmeye mi? Canımı almaya mı? Ölüm meleği, ziyaret için.
Hz. Yakup (as), senden bir ricam var. Ecelim yaklaşınca, bana haber ver. Olur. Birkaç kere haber veririm. Aradan yıllar geçti. Aniden ölüm meleği geldi. Yakup (as) yine sordu, niçin geldin? Ruhunu almaya. Daha önce sen, iki üç defa haber vereceğini söylemiştin. Doğrusu, sana üç haber gönderdim; Ağaran saçların – Halsizleşen vücudun – Dimdik iken, bükülen ve kamburlaşan sırtın ve Hz. Yakup (as) ruhunu aldı.
Peki bu kıssayı kayda geçenler, niçin yazdılar? Hiç düşündük mü? Bir hatırlatma için olsa gerek. Saçlarınız ağarmadan, beliniz bükülmeden ölüme hazır olun.
Yasin süresi 68 ayette Rabbimiz buyurdu ki, yüksek meali şöyledir: “Kime uzun ömür verirsek, onun gelişmesini tersine çeviririz (ihtiyarlatırız.) Hiç bunu düşünmüyorlar mı?" Rabbimiz, burada kullarını bizleri ikaz ediyor. Yaşayacaksınız, yaşlanacaksınız, öleceksiniz ve tekrar dirilip huzuruma geleceksiniz
Ya Rabbi, bu fermanını duyduk, okuduk, dinledik ve iman ettik. Hatta yaşantımızda, yakinen gördük.
Ya Rabbi, yine sen buyurdun ki, “İslam’da (Salih Müslüman olanlar) saç ve sakalını ağartanlardan hesap sormayı ar ederim.”
Tahirül Mevlevi üstadımız, kabir taşına söylediği şu dörtlüğü yazdırmıştı:
Eli boş gidilmez, gidilen yere / Eli boş gelmedim Ya Rab, ben suç getirdim / Dağlar çekemezken o ağır yükü / İki kat sırtımda, pek güç getirdim.
Tahirül Mevlevi ve benzeri üstadlarımıza Allah (cc) rahmet etsin. Mekânları cennet ve âli olsun. Bizleri de yanına komşu eylesin. İçten gelen bu duaya hepimiz Âmin diyelim inşallah.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.