Süleyman Kuloğlu

Süleyman Kuloğlu

Fırsat Penceresi

Az önce kullandığım ev interneti ile ilgili süresi bitmesi sebebiyle yeni bir taahhüt sözleşmesi yapmak için ilgili firmanın müşteri temsilcisi ile görüştüm.

Teklif ettikleri yeni aylık kullanım miktarı konusunda anlaşamadık. Kullandığım paketi hiçbir zaman sonuna kadar kullanmadığımı bu sebeple de ücreti düşük daha farklı bir pakete geçmek istediğimi söyledim.

"SON TEKLİFİMİZ BU!"

Karşımdaki bayan ellerinde böyle bir imkanları olmadığını ve son tekliflerinin bu olduğunu bana kesin bir şekilde belirtti. Ben de "madem öyle o zaman hattımı iptal etmek istiyorum" dedim. Sonrasında beni ilgili birime yani iptal birimine bağladılar.

Buradaki bayana da (konuştuklarımın hepsi zaten hep bayan) iptal gerekçemi belirttiğimde karşısındaki ekranda bir anda fırsat penceresi açıldığını söyledi bana.

Ya, evet "fırsat penceresi"

Hem de az önceki arkadaşının bana söylediği miktardan net %35 daha aşağı bir fatura miktarı ve aynı paket imkanları söz konusu.

Durum böyle olunca tabii ki bir anlaşmaya vardık.

Bugüne kadar kullandığım paketi aylık çok daha düşük bir fiyat karşılığında kullanmaya devam edeceğim. Günün şanslı kişisi benmişim!

Ne mutlu ki o pencere bana açıldı.

PEKİ YA AÇILMAYANLAR?

Peki ya karşısındaki ekranında o fırsat penceresi açılmayanlar?

Herkese açılacak olsa o zaman bunun adı "fırsat penceresi" olmazdı öyle değil mi?

Eğer o iptal hattına bağlanmamış olsaydım yüksek miktardaki faturayı sürekli ödemeye devam edecektim. Ülkedeki yüzbinlerce belki de milyonlarca insan gibi.

whatsapp-image-2026-07-29-at-14-18-14.jpeg

AÇIKÇA APTAL YERİNE KONMAK

Bunun adı açık bir şekilde vatandaşı aptal yerine koymaktır. Bu sözü telefonun diğer ucundaki müşteri temsilcisine de aynen söyledim. Tabii ki bilindik yuvarlak cevaplarla durumu geçiştirdi. Sonuçta dev kurumsal firmalar değil mi!

Ben bu geçiştirmenin de farkında olduğumu belirttim. Az önceki konuştuğum arkadaşının ekranında böyle bir fırsat penceresi açılmıyormuş.

Ülkedeki onca denetim kurumuna rağmen bu ve benzeri konularda vatandaşlar açıkça dolandırılıyor, açıkça sömürülüyor. Bu durum serbest piyasa ya da şirketlerin kendi insiyatifi gibi sözlerle savunulabilir. Ancak bu savunma iddiası böyle bir konuda geçerli olamaz. Çünkü karşıdaki vatandaşın yani benim yani bizlerin böyle bir durumdan haberi yok.

O fırsat penceresinden yani.

SADECE BAZILARINA!

Bazılarına sunulan fırsat pencereleri diğer bazılarını sunulmuyor. Haberimiz olmayan bir konu hakkında da seçim yapamıyoruz. Böylece milyonlarca liralık haksız kazanç sağlanıyor ve bu sözde kazanç "birilerinin" cebine gidiyor. Hem de öyle gizli saklı değil göz göre göre. İşte bu noktada devrede olması gereken ilgililerin ne yaptığını merak ediyor insan. Devreye girmesi gereken değil zaten devrede olması gereken ilgili yetkililer.

Böyle bir soruyu hiç sormaya ihtiyaç duymadığımız bir gün kendi içimizden birilerinince yönetildiğimizi anlamış olacağız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Süleyman Kuloğlu Arşivi

Yabancı İsimleri Dış Güçler mi Koyuyor?

15 Temmuz 2026 Çarşamba 13:38