Yeşilay Haftası
Yayınlanma:
Bizim gençlik yıllarımızda içki içmeyenlere veya sigara kullanmayanlara (Sende mi Yeşilaycısın) derlerdi. Veya kendisine sigara teklif edilen bir kimse (Sigara kullanmıyorum) yerine, (Ben, Yeşilaycıyım) diye cevap verirdi. Böylece hem sigara kullanmadığını, hem içki içmediğini söylemiş olur ve hem de bunlarla mücadele eden bir cemiyetin varlığını duyurmuş olurdu. O yıllarda esrar ve eroin gibi uyuşturucu maddeler ve zararlı alışkanlıklar hemen hemen yok gibiydi ve bu günkü kadar yaygın değildi.
Son yıllarda her nedense günlük konuşmalarda ve ayaküstü sohbetlerinde bu terimler geçmez oldu. Halbuki T. Yeşilay Cemiyeti varlığını ve hizmetlerini yurt çapında sürdürüyor. Uzun süredir aylık Yeşilay isimli bir dergi çıkarılıyor. Acaba bu alışkanlılıklar, T. Yeşilay Cemiyetinin baş edemeyeceği kadar arttı da, bu sessizlik, yılgınlık ve ilgisizlik ondan mı? .
5 Şubat 1920 de Prof. Dr. Mazhar Osman tarafından kurulan T. Yeşilay Cemiyeti, fahrî ve hayrî asırlık millî bir kuruluştur. Geçmişinde Ord. Prof. F. Kerim Gökay gibi şöhretli ve dirayetli kimseler bulunmaktadır. Türkiye'de bildiğim kadarıyla benzeri başka bir kuruluş da yoktur. Dünyada da Yeşilay Cemiyeti, bu amaçla kurulmuş cemiyet ve vakıfların da önde gelenlerindendir.
Her yıl olduğu gibi bu yılda 1-7 Mert tarihleri arası Yeşilay Haftasıdır. Böyle bir haftanın belinlenmesi, T. Yeşilay Cemiyeti yılda bir hafta çalışıyor da, diğer haftalarda çalışmıyor anlamına gelmez. Yeşilay Haftası, T. Yeşilay Cemiyetinin varlığına dikkat çekmek, amacına ve programına ilgiyi artırmak anlamına gelir.
T. Yeşilay Cemiyetinin tüzüğüne ve amacına baktığımız zaman, içeriğinin kapsamlı ve sorumluluğunun büyük olduğunu görürüz. Hepsi de önemli, şu anda dünyayı tedirgin eden, aklı gideren, zihinleri bulandıran ve insanlığı tehdit eden; alkol, kumar ve uyuşturucu maddeler gibi kötü alışkanlıklar sebebiyle milletlerin geleceği tehlikede ve genç nesiller büyük bir ahlâkî çöküntünün eşiğinde veya içinde.
Milletimizin şu andaki ahlâkî yapısına ve sosyal gidişatına bir göz atınca T. Yeşilay Cemiyeti gibi kuruluşlara ne kadar ihtiyacımız olduğu hemen anlaşılıyor. T. Yeşilay Cemiyetinin 1920 den beri mücadele ettiği konuları, devlet zaman zaman çalışma programlarına almak zorunda kalıyor. T. Yeşilay Cemiyeti'ne destek olunsaydı, toplumu derinden rahatsız etmeye başlayan içki, kumar ve uyuşturucu maddeler, zararlı alışkanlıklar bu kadar yayılmaz ve toplumun bir parçası haline gelmezdi.
T. Yeşilay Cemiyetinin mücadele ettiği ve takibe aldığı konuları üç ana başlık altında özetlemek ve dikkatlere sunmak mümkündür:
1. İnsanlara sarhoşluk veren sıvılar; şarap ve benzerleri.
T. Yeşilay Cemiyeti, bir asra yakın bir zamandır topluma, insanlara sarhoşluk veren sıvıların zararlarını yazılı, sözlü ve görüntülü olarak anlatmakta, sebep olduğu felâketleri örnekleriyle ortaya koymaktadır. İslâm dini, insanlara sarhoşluk veren her türlü sıvının azını da çoğunu da haram kılmış ve her türlü kötülüğün anası olduğuna işaret etmiştir. Geçmişte olduğu gibi bu gün de alkolün tesiriyle cinâyet işlenmekte, aileler parçalanmakta, çocuklar sokağa terk edilmekte, evler ve ormanlar yakılmakta, iş yerleri kundaklanmakta, hırsızlık artmakta, ırz ve namusa tasallut edilmekte, fakirler, yaşlılar ve hastalar unutulmakta, insanlar arasında kardeşlik ve sevgi bağları zayıflamaktadır.
Kumarda aynen içki gibi. Onun içindir ki ayet-i kerimde (Mâide Suresi, ayet; 90, 91.) içki (İnsanlara sarhoşluk veren sıvılar.) ve kumar beraber zikredilmiştir. Allah-ü Teâlâ. “Şeytan, içki ve kumarla aranızı açmak, aranıza düşmanlık ve kin düşürmek ister. Artık siz, hepiniz vazgeçtiniz değil mi? “ buyuruyor.
2. Esrar ve eroin gibi uyuşturucu maddeler:
Dinimiz Müslümanlık, insanların aklını gideren, mantığını bulandıran, dikkatini dağıtan esrar, eroin ve kokain gibi zehirli ve uyuşturucu maddeleri de kesinlikle haram kılmıştır. Bunlarla memleket gençliği zehirlenmektedir. Bu maddeleri pazarlayanlar evlere, eğitim kurumlarına, fabrikalara kadar girebilmektedirler. Alışkanlık kazandırıldıktan sonra bunları bulamayanlar, ihtiyaçlarını gidermek için tiner ve benzeri maddelere kadar düşmektedirler. . İmanı zayıflamış kimselerin zehirli ve uyuşturucu kullanımı sebebiyle aklı da gidince o kimse artık suç işleyen bir makine veya robot haline geliyor. Suç işleme makinesi haline gelmiş insanlara zehirli ve uyuşturucu maddeler hükmettiği, aklı ve imanı devreden çıkardığı için anne ve babasını, çocuklarını bile eli titremeden ve vicdanı sızlamadan öldürebilmektedir.
3. Sigara alışkanlığı:
Sigara da sarhoşluk veren sıvılar ve uyuşturucu maddeler gibi insan sağlığı ve toplum huzuru için zararlıdır. İçki ve uyuşturucu maddelerle mücadele edildiği gibi, sigarayla da mücadele edilmesi gerekir ve edilmektedir de. Nitekim son günlerde sigara alışkanlığını ortadan kaldırmak için yapılan çalışmalar ve getirilen yasaklar isabetlidir. Bu günün tıp ilmi, sigaranın insan vücuduna verdiği zararları ortaya koymaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının artmasında sigaranın tesiri olduğu artık bilinen bir gerçektir.
Konya'mızda da şubesi bulunan Türkiye Yeşilay Cemiyeti, yıllardan beri bunlarla eğitim ve yayın yoluyla mücadele etmektedir. Dinimizde on dört asırdır insanlara zarar ve sarhoşluk veren sıvıları haram kılmış ve anlatmıştır. Bu konuda T. Yeşilay Cemiyetini yalnız bırakmamak ve çalışmalarını içtenlikle desteklemek gerekir.
Son yıllarda her nedense günlük konuşmalarda ve ayaküstü sohbetlerinde bu terimler geçmez oldu. Halbuki T. Yeşilay Cemiyeti varlığını ve hizmetlerini yurt çapında sürdürüyor. Uzun süredir aylık Yeşilay isimli bir dergi çıkarılıyor. Acaba bu alışkanlılıklar, T. Yeşilay Cemiyetinin baş edemeyeceği kadar arttı da, bu sessizlik, yılgınlık ve ilgisizlik ondan mı? .
5 Şubat 1920 de Prof. Dr. Mazhar Osman tarafından kurulan T. Yeşilay Cemiyeti, fahrî ve hayrî asırlık millî bir kuruluştur. Geçmişinde Ord. Prof. F. Kerim Gökay gibi şöhretli ve dirayetli kimseler bulunmaktadır. Türkiye'de bildiğim kadarıyla benzeri başka bir kuruluş da yoktur. Dünyada da Yeşilay Cemiyeti, bu amaçla kurulmuş cemiyet ve vakıfların da önde gelenlerindendir.
Her yıl olduğu gibi bu yılda 1-7 Mert tarihleri arası Yeşilay Haftasıdır. Böyle bir haftanın belinlenmesi, T. Yeşilay Cemiyeti yılda bir hafta çalışıyor da, diğer haftalarda çalışmıyor anlamına gelmez. Yeşilay Haftası, T. Yeşilay Cemiyetinin varlığına dikkat çekmek, amacına ve programına ilgiyi artırmak anlamına gelir.
T. Yeşilay Cemiyetinin tüzüğüne ve amacına baktığımız zaman, içeriğinin kapsamlı ve sorumluluğunun büyük olduğunu görürüz. Hepsi de önemli, şu anda dünyayı tedirgin eden, aklı gideren, zihinleri bulandıran ve insanlığı tehdit eden; alkol, kumar ve uyuşturucu maddeler gibi kötü alışkanlıklar sebebiyle milletlerin geleceği tehlikede ve genç nesiller büyük bir ahlâkî çöküntünün eşiğinde veya içinde.
Milletimizin şu andaki ahlâkî yapısına ve sosyal gidişatına bir göz atınca T. Yeşilay Cemiyeti gibi kuruluşlara ne kadar ihtiyacımız olduğu hemen anlaşılıyor. T. Yeşilay Cemiyetinin 1920 den beri mücadele ettiği konuları, devlet zaman zaman çalışma programlarına almak zorunda kalıyor. T. Yeşilay Cemiyeti'ne destek olunsaydı, toplumu derinden rahatsız etmeye başlayan içki, kumar ve uyuşturucu maddeler, zararlı alışkanlıklar bu kadar yayılmaz ve toplumun bir parçası haline gelmezdi.
T. Yeşilay Cemiyetinin mücadele ettiği ve takibe aldığı konuları üç ana başlık altında özetlemek ve dikkatlere sunmak mümkündür:
1. İnsanlara sarhoşluk veren sıvılar; şarap ve benzerleri.
T. Yeşilay Cemiyeti, bir asra yakın bir zamandır topluma, insanlara sarhoşluk veren sıvıların zararlarını yazılı, sözlü ve görüntülü olarak anlatmakta, sebep olduğu felâketleri örnekleriyle ortaya koymaktadır. İslâm dini, insanlara sarhoşluk veren her türlü sıvının azını da çoğunu da haram kılmış ve her türlü kötülüğün anası olduğuna işaret etmiştir. Geçmişte olduğu gibi bu gün de alkolün tesiriyle cinâyet işlenmekte, aileler parçalanmakta, çocuklar sokağa terk edilmekte, evler ve ormanlar yakılmakta, iş yerleri kundaklanmakta, hırsızlık artmakta, ırz ve namusa tasallut edilmekte, fakirler, yaşlılar ve hastalar unutulmakta, insanlar arasında kardeşlik ve sevgi bağları zayıflamaktadır.
Kumarda aynen içki gibi. Onun içindir ki ayet-i kerimde (Mâide Suresi, ayet; 90, 91.) içki (İnsanlara sarhoşluk veren sıvılar.) ve kumar beraber zikredilmiştir. Allah-ü Teâlâ. “Şeytan, içki ve kumarla aranızı açmak, aranıza düşmanlık ve kin düşürmek ister. Artık siz, hepiniz vazgeçtiniz değil mi? “ buyuruyor.
2. Esrar ve eroin gibi uyuşturucu maddeler:
Dinimiz Müslümanlık, insanların aklını gideren, mantığını bulandıran, dikkatini dağıtan esrar, eroin ve kokain gibi zehirli ve uyuşturucu maddeleri de kesinlikle haram kılmıştır. Bunlarla memleket gençliği zehirlenmektedir. Bu maddeleri pazarlayanlar evlere, eğitim kurumlarına, fabrikalara kadar girebilmektedirler. Alışkanlık kazandırıldıktan sonra bunları bulamayanlar, ihtiyaçlarını gidermek için tiner ve benzeri maddelere kadar düşmektedirler. . İmanı zayıflamış kimselerin zehirli ve uyuşturucu kullanımı sebebiyle aklı da gidince o kimse artık suç işleyen bir makine veya robot haline geliyor. Suç işleme makinesi haline gelmiş insanlara zehirli ve uyuşturucu maddeler hükmettiği, aklı ve imanı devreden çıkardığı için anne ve babasını, çocuklarını bile eli titremeden ve vicdanı sızlamadan öldürebilmektedir.
3. Sigara alışkanlığı:
Sigara da sarhoşluk veren sıvılar ve uyuşturucu maddeler gibi insan sağlığı ve toplum huzuru için zararlıdır. İçki ve uyuşturucu maddelerle mücadele edildiği gibi, sigarayla da mücadele edilmesi gerekir ve edilmektedir de. Nitekim son günlerde sigara alışkanlığını ortadan kaldırmak için yapılan çalışmalar ve getirilen yasaklar isabetlidir. Bu günün tıp ilmi, sigaranın insan vücuduna verdiği zararları ortaya koymaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının artmasında sigaranın tesiri olduğu artık bilinen bir gerçektir.
Konya'mızda da şubesi bulunan Türkiye Yeşilay Cemiyeti, yıllardan beri bunlarla eğitim ve yayın yoluyla mücadele etmektedir. Dinimizde on dört asırdır insanlara zarar ve sarhoşluk veren sıvıları haram kılmış ve anlatmıştır. Bu konuda T. Yeşilay Cemiyetini yalnız bırakmamak ve çalışmalarını içtenlikle desteklemek gerekir.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.