Pos komisyonlarıyla ilgili esnafın talebi var

Pos komisyonlarıyla ilgili esnafın talebi var
ESDER Konya Şubesi Başkan Yardımcısı N. Erdoğan Bişkin, “Esnafımız ve vatandaşımız ekonomik şartlar karşısında üzerine düşeni fazlasıyla yapmaktadır" dedi.

Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Konya Şubesi Başkan Yardımcısı N. Erdoğan Bişkin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, “Taşıt vergisinde rekor kırdık” açıklamasının ardından bir bildiri paylaştı. Esnafın ve vatandaşın üzerine düşeni yaptığını dile getiren Bişkin, “Şimdi sıra hükümette” diye konuştu.

‘ACİL VE SOMUT ADIMLARA İHTİYAÇ VAR’

Bişkin, “Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in, ‘Taşıt vergisinde rekor kırdık’ açıklamasını dikkatle takip ediyoruz. Ancak ekonominin yalnızca vergi tahsilatındaki artışlarla değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Esnafımız vergisini ödüyor, vatandaşımız yükümlülüklerini yerine getiriyor, üreticimiz üretiyor, çalışanımız alın teri döküyor. Bugün esnafımız ve vatandaşımız ekonomik şartlar karşısında üzerine düşeni fazlasıyla yapmaktadır. Artık aynı hassasiyetin; enflasyonun düşürülmesi, üretim maliyetlerinin azaltılması, finansman yükünün hafifletilmesi ve piyasanın nefes alabilmesi için ekonomi yönetiminden de gösterilmesini bekliyoruz. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik süreçte esnafımızın ayakta kalması, üretimin devam etmesi ve vatandaşımızın alım gücünün korunması için acil ve somut adımlara ihtiyaç vardır” ifadelerini kullandı.

‘ÇIKIŞ YOLU DENK BÜTÇE VE ADİL DÜZENDEN GEÇİYOR’

Sorunlara ilişkin çözüm önerilerinde bulunan Erdoğan Bişkin, şunları söyledi: “Mazot ve akaryakıt fiyatlarında indirime gidilmelidir. Akaryakıt yalnızca araç kullananların değil; nakliyecinin, çiftçinin, üreticinin, pazarcının, servisçinin ve dolayısıyla bütün vatandaşlarımızın maliyetidir. Akaryakıt fiyatlarında alınan yoğun vergilerden yapılacak makul bir indirim, taşıma ve üretim maliyetlerini azaltarak birçok ürün ve hizmetin fiyatına olumlu yansıyacaktır. Vergide adalet güçlendirilmelidir. Uygulanan gelir vergisi sisteminde rantiye suni oynamalarla zarar göstererek vergi ödememekte, vergide en büyük yük işçi, memur, emekli, küçük esnaf ve reel üreticinin üzerine binmektedir! Oysa toplumu ezen ve ekonomiyi kilitleyen; yüzlerce gereksiz ve dolaylı vergileri kaldırarak; üretimden ve sabit sermayeden verginin alınacağı Adil bir sisteme geçmek hayati öneme sahiptir. Bu noktada geçmişte Refahyol Hükümeti döneminde ortaya konulan "Adil Vergilendirme" anlayışının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ekonomide temel mesele yalnızca daha fazla vergi toplamak değil; vergi yükünün adil dağıtılması, üretimin, emeğin ve alın terinin korunmasıdır. Refahyol döneminin ekonomik tecrübesi yeniden değerlendirilmelidir. Türkiye'nin ekonomik sorunlarını aşabilmesi için günü kurtaran tedbirlerden ziyade, köklü ve ‘Adil Bir Ekonomik Anlayışa’ ihtiyaç vardır. Geçmişte Refahyol Hükümeti döneminde denk bütçe, kamu kaynaklarının etkin kullanılması, israfın önlenmesi, adil vergilendirme ve üretim odaklı ekonomi anlayışı öne çıkarılmıştır. Bu dönem, esnaf ve sanatkârlarımız açısından ekonomik hareketliliğin ve alım gücünün güçlendiği, “esnafımızın altın çağı” olarak nitelendirilebilecek bir dönem olarak hafızalarda yer etmiştir. Elbette Türkiye'nin bugünkü ekonomik şartları geçmişten farklıdır. Ancak o dönemin ortaya koyduğu "Temel İlkeler" aslında bugün için de hayati öneme sahiptir! Bizce Türkiye'nin "Çıkış Yolu" ; Denk Bütçe ve "Adil Ekonomik Düzen" anlayışından geçmektedir. Denk bütçe olmadan kalıcı ekonomik istikrar, adil vergilendirme olmadan toplumsal refah, üretim olmadan da güçlü bir ekonomi kurulamaz. Kamu kaynaklarında israfın önlenmesi, gereksiz harcamaların azaltılması ve tasarruf edilen kaynakların üretime, istihdama, esnaf-sanatkara vs yani bizzat halka yönlendirilmesi gerekmektedir. Geçmişteki uygulamalara yalnızca nostaljiyle değil, bugünün şartlarına ışık tutabilecek ekonomik tecrübeler olarak bakılmalıdır.”

BİŞKİN’DEN REFAHYOL HATIRLATMASI

N. Erdoğan Bişkin, “1996-1997 Haziran Ayları arasında iktidar Olan 54. Erbakan Hükümeti( REFAH-YOL) enkaz devralmasına rağmen hiç bir acı reçete kullanmadan, kemer sıkma yoluna gitmeden, ekonomiyi düzelterek tarihi bir başarıya imza atmıştır Tarihte pek çok devlet ekonomisini düzeltmiştir. Fakat genelde bu sonuç sıkı ekonomik tedbirler, alım gücünün zayıflaması ve halkın büyük fedakarlıklar yapmasıyla sağlanmıştır. Fakat 54. Erbakan hükümetinde başarı sağlanırken; devletler tarihinde pek rastlanmayacak şekilde; hem halk rahata ermiş, refah seviyesi ciddi ölçülerde artmış hem de devlet bunu sağlarken, hiç bir borçlanma, ilave vergi koyma yoluna asla gidilmemiştir. Buna rağmen kamu gelirlerinde de ciddi artışlar sağlanmıştır. Bu sonuç elde edilirken Devletin tüm parası ortak bir havuzda toplanmış; hiç bir kurumun parasının özel bankalara yatırılmasına müsaade edilmemiş ve hiç bir kurumun borçlanma izni verilmemiştir. Hangi kurumun ne kadar ihtiyacı varsa bu havuzdan karşılanması sağlanarak; rantiyenin sömürü hortumları kesilmiş, milli imkanların tamamı direk halka aktarılarak; "Müreffeh Toplum"," Güçlü Devlet" hedefine kısa sürede ulaşılmıştır. Yani, devleti ve milleti en büyük sıkıntıya sokan faiz- rantiye canavarı etkisiz kılınmıştır. Yine toplumun belini büken yoğun ve haksız vergi sistemi terkedilmiştir. Ayrıca üretimin önündeki engeller kaldırılmış, girdi maliyetleri minimize edilmiş, ürünlere rekor taban fiyatlar verilerek; üretim, istihdam ve ihracat seferberliği gerçekleştirilmiştir. Bugün de; kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, faiz ve rantiyeye giden hortumları kesilerek üretim, istihdam, ihracat sahalarında aktarılması hayati önem taşımaktadır” dedi.

‘POS KOMİSYONLARI YÜZDE 0’A ÇEKİLMELİ’

POS komisyonları ve finansman maliyetlerinin yüzde 0'a çekilmesi gerektiğine dikkat çeken Bişkin, “Esnafın kredi kartıyla yaptığı satıştan elde ettiği kazancın önemli bir bölümünün komisyon ve finansman giderlerine gitmesi kabul edilebilir değildir. Kamu bankaları başta olmak üzere finans kuruluşları, esnafımıza yüzde 0 komisyonlu POS imkânı sağlayacak modeller geliştirmelidir. Esnafın cirosu artarken kazancının finansman maliyetleri içerisinde erimesinin önüne geçilmelidir. Esnafa faizsiz, uzun vadeli finansman sağlanmalıdır. Esnaf ve üretici borçlarını çevirmek için yeniden borçlanmak zorunda kalmakta Yüksek finansman maliyetleri, ağır vergiler ve temel girdi maliyetlerindeki sürekli ve yükselen artışlar üreticinin ve esnafın ayakta kalmasını imkansız hale getirmektedir. Bu noktalarda acil ve adil düzlenmelere gidilmesi zaruridir. Bağ-Kur primleri ve sosyal güvenlik yükleri hafifletilmeli, esnafın ödeme gücüne göre düzenlenmelidir. Esnafın sosyal güvenlik hakkından mahrum kalmadan primlerini düzenli ödeyebilmesi için prim yükleri makul seviyeye çekilmeli, geçmiş dönem borçları için faizsiz sürdürülebilir yapılandırma imkânları sağlanmalıdır. Enerji maliyetleri üretim ve ticareti destekleyecek seviyeye çekilmelidir. Elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere enerji maliyetlerindeki artış doğrudan işletme giderlerine yansımaktadır. Başta küçük işletmeler ve üreticiler olmak üzere, üretim ve istihdam sağlayan tüm kesimler için acilen kademeli ve destekleyici enerji tarifeleri uygulanmalıdır. Enflasyonla mücadelede sadece vatandaştan fedakârlık beklenmemelidir. Enflasyonla mücadele topyekûn olmalıdır. Vatandaş, üretici ve esnaf nasıl fedakârlık yapıyorsa, hükümetin de vergi, finansman, enerji, akaryakıt ve üretim maliyetleri konusunda üzerine düşeni yapması gerekmekte, haksız ve ağır vergi uygulamaları biran evvel sonlandırılmalıdır. Daha güçlü üretim, daha düşük enflasyon, daha yüksek alım gücü, daha düşük finansman maliyeti ve nefes alan bir ekonomi zaruridir. Esnaf kazanırsa üretici kazanır. Üretici kazanırsa çalışan kazanır. Çalışan kazanırsa vatandaş kazanır. Vatandaş kazanırsa Türkiye kazanır.” İfadelerini kullandı.

‘REFAHI TABANA YAYAN DÜZEN İSTİYORUZ’

ESDER Konya Şubesi Başkan Yardımcısı N. Erdoğan Bişkin, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “ESDER Konya Şubesi olarak sahadaki gerçekleri açıkça ifade ediyoruz: Esnaf ve vatandaş üzerine düşeni yapıyor. Şimdi hükümetin de üreticinin, esnaf ve vatandaşın yükünü hafifletecek, üretimi ve ticareti güçlendirecek adımları acilen atmasını bekliyoruz. Ekonomik kriz ortamından çıkış; yalnızca vergi toplamakla değil, denk bütçeyi sağlamak, üretimi artırmak, emeği korumak, adil vergilendirmek, finansman maliyetlerini düşürmek, kamu kaynaklarını verimli kullanmak ve belki de en önemlisi Faiz ve rantiyeye akan sömürü hortumları kesip atmak ve gelirleri halka yansıtmakla mümkündür. Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla vergi yükü değil; üretim seferberliği denk bütçe, refahı tabana yayan Adil Ekonomik Düzen" anlayışıdır. Bizler esnafımızın, üreticimizin ve vatandaşımızın yanında olmaya; çözüm önerilerimizi açık ve yapıcı bir şekilde dile getirmeye devam edeceğiz. Bu zor dönemi ancak adaletli vergilendirme, denk bütçe, düşük maliyet, güçlü üretim, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve dayanışma anlayışıyla aşabiliriz.”

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.