Yeni bir yıla girerken
Yayınlanma:
LİGLERİN tatile girmesi nedeniyle eleştirilecek konu kalmayınca medyadaki arkadaşlarımız masa başı haberlerine sarılmak durumunda kalırlar.
Bazen kendi kafalarından, bazen menajer üflemesi neticesinde olmadık veya olma ihtimali sıfır olan transferler havada uçuşur.
Çünkü gazetelerin spor sayfaları dolacaktır. Televizyonların spor programları izlenebilecek duruma gelmelidir. Bunun için yalan yanlış birçok transfer yapılır. Öyle ki bir transfer döneminde özellikle tirajı ve reytingi olan büyük kulüplere 40-50 oyuncu transfer edilir. Transfer dönemi kapandığında da bir bakmışsınız bahsedilen oyuncuların hiçbirinin transferi gerçekleşmemiş.
Bu haberleri yapanlar bu durum karşısında meslek namusu adına bir özür dileme erdemini bile göstermezler.
Kulüp yöneticileri tarafından hele bir eleştirilsinler güçleri yettiğince o kulüp için olmadık kampanyalar başlatırlar. O kulübü karıştırmak için iç işlerine karışmaya kadar uzanırlar.
Kamuoyuna bilgi lazım, ama doğru bilgi lazım. Yalan yanlış ve kaynağından alınmayan bilgiler ile oluşturulan kamuoyu çoğu zaman hayal kırıklığına uğramaktadır. Kulüp yöneticilerine karşı bir tepki oluşabilmektedir. Kulüp yöneticileri zor durumda kalmaktadır, ama kimin umurunda!
Bu nedenle herkes duracağı noktayı çok iyi bilmeli ve kendi çıkarı uğruna karşı tarafın çıkarını çiğnememelidir.
***
ESKİŞEHİRSPOR Fenerbahçe maçından sonra Fenerbahçe kulübü ve kulüpler birliği başkanı aziz yıldırım’ın Fenerbahçe kulübü aleyhine gelişen hakem hatalarını gerekçe göstererek kulüpler birliği başkanlığından istifa etmesinin ardından süper ligdeki hemen her kulübün isteği ile istifasını geri almasını spor kamuoyu yeterince değerlendirmemiştir. Çok kişi derki aziz yıldırım agresiftir. Onun yüzünden Türkiye genelinde Fenerbahçe aleyhine oluşan bir antipati vardır… bir an için bu tezin doğru olduğunu varsayalım. O zaman neden rakip konumundaki on yedi takımın başkanı kulüpler birliği başkanlığına devam etmesi konusunda ısrarcı oldu. Neden bütün süper lig kulüp başkanları veya temsilcileri hakem konusunda şikayetçi olduklarını deklare ettiler? TFF varlık sebebi olan spor kulüplerinin haklı haykırışını dinleme ve yetersiz hakemlerin eksikliklerini giderme veya tasfiye yoluna gitme yerine işi kurumsal kimlik kavgasına dönüştürmüştür. Türk futbolunu yönetenler şunu iyi bilmelidirler ki kulüpler var ise onlar var, yoksa onların varlık sebepleri de kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.
Hasbelkader 17 yıldır Türk futbolunun içerisinde bulunuyorum. Bunun 13-14 yılı çoğunluğu Konyaspor da olmak üzere Fenerbahçe, Konyaspor ve Sarıyer kulüplerinde yöneticilikle geçti.
Sayın Aziz Yıldırım başkanlığında iki yıl Fenerbahçe de yöneticilik yaptım ve o dönemde Fenerbahçe’de şampiyonluk yaşadım.
Aziz Yıldırım’ı ve onun kulüp yöneticiliğindeki misyonunu birçok insandan daha iyi tanıma fırsatı bulduğum için şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki; onu eleştirmek yerine anlamaya çalışmak herkesin hayrına ve yararına olur on iki yıllık Fenerbahçe başkanlığı döneminde belki birçok insana antipatik gelmiş olabilir ama onun on yıl önce söylediğinin birçoğunun bugün diğer kulüp yöneticileri de kabul etmiş durumdadır.
Kulüpler birliği başkanlığında kalması için diğer kulüp yöneticilerinin ısrarcı olmasının temel nedeni zamanın onu haklı çıkardığındandır.
Aziz başkan, 1998 yılında ne söylemişse bugünde aynı şeyleri tekrar etmektedir. Yani rüzgar gülü gibi rüzgarın yönüne göre değişiklik göstermemektedir.
Geçmişte insanlar onun Türk sporunun lehine söyledikleri konularda onu anlamak yerine eleştirmeyi seçtikleri için onu antipatik bulmuş olabilirler ama o çizgisini hiç değiştirmeden yoluna devam etmiştir.
İddia ediyorum sayın Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’ye kazandırdıkları üniversitelerde tez olarak okutulmalıdır. Bir kulüp yöneticisi nasıl olmalıdır. Kulüplerin ekonomileri nasıl güçlü hale getirilir. Ondan çok şey öğrenilebilir.
Bütün kulüp başkanlarının aziz başkanın devamında ısrarcı olması Türk futbolunda kalıcı reformlar yapma umudunun ve yaklaşan yayın ihalesindeki dik duruşunun bütün kulüplere sağlayacağı menfaati bildikleri içindir.
***
SON günlerde yine basını meşgul eden bir Ali Turan meselesi vardır. Sözleşmesi devam eden bir oyuncunun kulübü ile görüşmeden oyuncu ile anlaşılması nedeniyle oyuncu halen sözleşmesi devam eden kulübüne rest çekmiştir. İnsanlar hafızalarını 3-5 yıl geriye giderek zorlarlarsa Galatasaray kulübünün adı bu tür olaylarda hep ön plana çıkmaktadır.
Hiç kimse çıkıp da bu insanlara etik değerlerin içerisinde bu tür davranışların olmaması gerektiğini söyleyememektedir. Gazetelerimizin ağır top köşe yazarları, TV’lerin belli merkezlerin yönlendirilmesinde etkili olan sunucu ve yorumcularının eğer etik değerlerden nasipleri var ise bu konuya eğilmeleri gerektiğini düşünmekteyim.
***
KONYASPOR ligin ikinci yarısın için devre arası kamp çalışmalarına başlamıştır. Bildiğim kadarıyla Konyaspor’un devre arasında transfer yapma imkanı yoktur. Bu nedenle mevcut kadronun bu dönemi çok iyi değerlendirerek ikinci yarıya hazırlanması ve gelecek yılda süper ligde yerini alması gerekmektedir. Burada herkesin fedakarlık yapacağı süre sadece beş aydır. Bu nedenle kulüp başkanından malzemecisine kadar herkes üstüne düşeni eksiksiz yerine getirmelidir.
2016 Avrupa şampiyonası adaylığına hazırlanan ülkemizin TFF tarafından belirlenen statlar arasına Konya’mızın da dahil edilmesi bir Konyalı olarak beni mutlu etmiştir. Ama genelde tercihlerin bazıları yönlü ve ülkeyi doğu ve batı olarak ikiye ayırmış gibi duygu yaratmaktadır.
***
PRO lisans kursuna bugün için esas işi yorumculuk olan Rıdvan Dilmen’in çağırılıp Hüsnü Özkara ve benzeri faal bir çok hocanın çağırılmamasını sayın Özgener’in kendi içinde değerlendirmesini ve ondan sonrada her kulüp ve kişiye eşit mesafede olduğu masalını anlatmaktan vazgeçmesi gerekmektedir.
Artık Türk spor kamuoyu ak ile karayı ayırt edecek durumdadır.daha söylenecek çok söz ve eleştirilecek çok konu var. Zamanı geldikçe de okuyucularımızla dertleşme anlamında aklımızın erdiğince konulara değinmeye devam edeceğiz.
2010 yılının milletimize Türk spor ailesine ve özelde de Konyaspor camiasına hayırlar getirmesini dilerken,herkesin haddini bildiği kendi çıkar ve beklentileri adına başkalarını mağdur etmedikleri herkesin hakkına razı olduğu bir yıl olmasını dilerim.
Çünkü gazetelerin spor sayfaları dolacaktır. Televizyonların spor programları izlenebilecek duruma gelmelidir. Bunun için yalan yanlış birçok transfer yapılır. Öyle ki bir transfer döneminde özellikle tirajı ve reytingi olan büyük kulüplere 40-50 oyuncu transfer edilir. Transfer dönemi kapandığında da bir bakmışsınız bahsedilen oyuncuların hiçbirinin transferi gerçekleşmemiş.
Bu haberleri yapanlar bu durum karşısında meslek namusu adına bir özür dileme erdemini bile göstermezler.
Kulüp yöneticileri tarafından hele bir eleştirilsinler güçleri yettiğince o kulüp için olmadık kampanyalar başlatırlar. O kulübü karıştırmak için iç işlerine karışmaya kadar uzanırlar.
Kamuoyuna bilgi lazım, ama doğru bilgi lazım. Yalan yanlış ve kaynağından alınmayan bilgiler ile oluşturulan kamuoyu çoğu zaman hayal kırıklığına uğramaktadır. Kulüp yöneticilerine karşı bir tepki oluşabilmektedir. Kulüp yöneticileri zor durumda kalmaktadır, ama kimin umurunda!
Bu nedenle herkes duracağı noktayı çok iyi bilmeli ve kendi çıkarı uğruna karşı tarafın çıkarını çiğnememelidir.
***
ESKİŞEHİRSPOR Fenerbahçe maçından sonra Fenerbahçe kulübü ve kulüpler birliği başkanı aziz yıldırım’ın Fenerbahçe kulübü aleyhine gelişen hakem hatalarını gerekçe göstererek kulüpler birliği başkanlığından istifa etmesinin ardından süper ligdeki hemen her kulübün isteği ile istifasını geri almasını spor kamuoyu yeterince değerlendirmemiştir. Çok kişi derki aziz yıldırım agresiftir. Onun yüzünden Türkiye genelinde Fenerbahçe aleyhine oluşan bir antipati vardır… bir an için bu tezin doğru olduğunu varsayalım. O zaman neden rakip konumundaki on yedi takımın başkanı kulüpler birliği başkanlığına devam etmesi konusunda ısrarcı oldu. Neden bütün süper lig kulüp başkanları veya temsilcileri hakem konusunda şikayetçi olduklarını deklare ettiler? TFF varlık sebebi olan spor kulüplerinin haklı haykırışını dinleme ve yetersiz hakemlerin eksikliklerini giderme veya tasfiye yoluna gitme yerine işi kurumsal kimlik kavgasına dönüştürmüştür. Türk futbolunu yönetenler şunu iyi bilmelidirler ki kulüpler var ise onlar var, yoksa onların varlık sebepleri de kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.
Hasbelkader 17 yıldır Türk futbolunun içerisinde bulunuyorum. Bunun 13-14 yılı çoğunluğu Konyaspor da olmak üzere Fenerbahçe, Konyaspor ve Sarıyer kulüplerinde yöneticilikle geçti.
Sayın Aziz Yıldırım başkanlığında iki yıl Fenerbahçe de yöneticilik yaptım ve o dönemde Fenerbahçe’de şampiyonluk yaşadım.
Aziz Yıldırım’ı ve onun kulüp yöneticiliğindeki misyonunu birçok insandan daha iyi tanıma fırsatı bulduğum için şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki; onu eleştirmek yerine anlamaya çalışmak herkesin hayrına ve yararına olur on iki yıllık Fenerbahçe başkanlığı döneminde belki birçok insana antipatik gelmiş olabilir ama onun on yıl önce söylediğinin birçoğunun bugün diğer kulüp yöneticileri de kabul etmiş durumdadır.
Kulüpler birliği başkanlığında kalması için diğer kulüp yöneticilerinin ısrarcı olmasının temel nedeni zamanın onu haklı çıkardığındandır.
Aziz başkan, 1998 yılında ne söylemişse bugünde aynı şeyleri tekrar etmektedir. Yani rüzgar gülü gibi rüzgarın yönüne göre değişiklik göstermemektedir.
Geçmişte insanlar onun Türk sporunun lehine söyledikleri konularda onu anlamak yerine eleştirmeyi seçtikleri için onu antipatik bulmuş olabilirler ama o çizgisini hiç değiştirmeden yoluna devam etmiştir.
İddia ediyorum sayın Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’ye kazandırdıkları üniversitelerde tez olarak okutulmalıdır. Bir kulüp yöneticisi nasıl olmalıdır. Kulüplerin ekonomileri nasıl güçlü hale getirilir. Ondan çok şey öğrenilebilir.
Bütün kulüp başkanlarının aziz başkanın devamında ısrarcı olması Türk futbolunda kalıcı reformlar yapma umudunun ve yaklaşan yayın ihalesindeki dik duruşunun bütün kulüplere sağlayacağı menfaati bildikleri içindir.
***
SON günlerde yine basını meşgul eden bir Ali Turan meselesi vardır. Sözleşmesi devam eden bir oyuncunun kulübü ile görüşmeden oyuncu ile anlaşılması nedeniyle oyuncu halen sözleşmesi devam eden kulübüne rest çekmiştir. İnsanlar hafızalarını 3-5 yıl geriye giderek zorlarlarsa Galatasaray kulübünün adı bu tür olaylarda hep ön plana çıkmaktadır.
Hiç kimse çıkıp da bu insanlara etik değerlerin içerisinde bu tür davranışların olmaması gerektiğini söyleyememektedir. Gazetelerimizin ağır top köşe yazarları, TV’lerin belli merkezlerin yönlendirilmesinde etkili olan sunucu ve yorumcularının eğer etik değerlerden nasipleri var ise bu konuya eğilmeleri gerektiğini düşünmekteyim.
***
KONYASPOR ligin ikinci yarısın için devre arası kamp çalışmalarına başlamıştır. Bildiğim kadarıyla Konyaspor’un devre arasında transfer yapma imkanı yoktur. Bu nedenle mevcut kadronun bu dönemi çok iyi değerlendirerek ikinci yarıya hazırlanması ve gelecek yılda süper ligde yerini alması gerekmektedir. Burada herkesin fedakarlık yapacağı süre sadece beş aydır. Bu nedenle kulüp başkanından malzemecisine kadar herkes üstüne düşeni eksiksiz yerine getirmelidir.
2016 Avrupa şampiyonası adaylığına hazırlanan ülkemizin TFF tarafından belirlenen statlar arasına Konya’mızın da dahil edilmesi bir Konyalı olarak beni mutlu etmiştir. Ama genelde tercihlerin bazıları yönlü ve ülkeyi doğu ve batı olarak ikiye ayırmış gibi duygu yaratmaktadır.
***
PRO lisans kursuna bugün için esas işi yorumculuk olan Rıdvan Dilmen’in çağırılıp Hüsnü Özkara ve benzeri faal bir çok hocanın çağırılmamasını sayın Özgener’in kendi içinde değerlendirmesini ve ondan sonrada her kulüp ve kişiye eşit mesafede olduğu masalını anlatmaktan vazgeçmesi gerekmektedir.
Artık Türk spor kamuoyu ak ile karayı ayırt edecek durumdadır.daha söylenecek çok söz ve eleştirilecek çok konu var. Zamanı geldikçe de okuyucularımızla dertleşme anlamında aklımızın erdiğince konulara değinmeye devam edeceğiz.
2010 yılının milletimize Türk spor ailesine ve özelde de Konyaspor camiasına hayırlar getirmesini dilerken,herkesin haddini bildiği kendi çıkar ve beklentileri adına başkalarını mağdur etmedikleri herkesin hakkına razı olduğu bir yıl olmasını dilerim.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.