Vefayı görünür kılmak, kültürü yaşatmak
Yayınlanma:
Geçtiğimiz ay Konya’da bir güzellik yaşandı. Aydınlar Ocağı Konya Şube Başkanı Değerli Ağabeyim Mustafa Güçlü’nün öncülüğünde, Gazeteciler Cemiyeti, Yazarlar Birliği, Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin katkıları ile 55. Yazarlık Yılı’nda Nail Bülbül’e Vefa Gecesi düzenlendi. Gerek gece öncesi konuşulanlar gerekse gece sonrası yansımalar çok isabetli bir işin yapıldığını ortaya koydu.
Vefat edenlerle birlikte yaşayan değerlerimize sağlıklarında hak ettikleri ilgili gösterme gayreti gerçekten takdir topladı.
Bu güzel örnekten hareketle, yazının başlığına da atıf yaparak bir dizi öneriyi tartışmaya açmak isteriz.
Daha önce Bursa Gezimiz vesilesi ile de kısmen değindiğimiz üzere, Konya’da halen hayatta olan ve bir kısmı da ahrete göçmüş değerli kültür-sanat adamı, Konya aşığı insanımız var. Bunların ürettikleri, kütüphaneleri bir tarafta dururken, diğer tarafta da kültürün hizmetine verilmesi gereken, boş ya da bakım isteyen binalarımız var. Öte yandan sayıları bir elin parmağını geçmeyen, düzenli toplantı yapan sivil toplum örgütü/kültür teşekküllerimiz var.
Merhum Yusuf Gök’ün kütüphanesi Meram Belediyesi’ne bağışlanmıştı. Belediye de eksik olmasın ücra bir köşede de olsa bir spor kompleksinin kütüphanesini sözkonusu kitaplar için tahsis etmişti. Araştırmacı-Konya sever Sefa Odabaşı’nın terekesi üzerindeki tartışmalar sıcaklığını koruyor. Yine merhum Üstad M. Lütfi İkiz için bir kültür evi sözü İttifak’ın patronu S. Mehmet Buğa tarafından verilmişti. Ne var ki geçen zaman içinde böylesi bir gelişme sağlanamadı.
Olumlu ve olumsuz örnekleri hatırda tutmakla beraber konunun özüne gelelim;
M. Ali Uz, Hasan Özönder, Saim Sakaoğlu, Hasan Hüseyin Varol, Hasan Çopur ve diğer eklenebilecek isimler kütüphaneleri ve çalışmaları ile temayüz etmiş durumdalar.
Yakın zamanda, Merhaba TÜMOSAN Lojmanları’nı gündeme getirdi. Yağmalanmış nerede ise yıkılmaya yüz tutmuş lojmanlar.
Karatay Belediyesi’nin terk ettiği, Mevlana arkasındaki evlerin akıbetinin de benzer olmasından korkarız. Malum insan nefesi binaları yaşatan en önemli amillerden biri.
Bu binalardan bazıları keçe, hediyelik eşya, çini eserleri üretimi için kullanıma açılırken, bazılarının da andığımız isimler için kültür evi olarak düzenlenmesi yerinde olacaktır. Her birinin kütüphaneleri arzuları istikametinde buraya taşınırken, kendilerine birer görevli tahsis edilmeli ve hizmetlerini yerine getirmelidir. Bu değerli kültür ve ilim adamları, çalışmalarını, görüşmelerini kendilerine tahsis edilen bu mekanlarda sürdürmelidir.
Öte yandan Gar karşısındaki tarihi bina metruk durumdan kurtarılmalı, restorasyonu yapılarak, Konya kültür-turizmine kazandırılmalıdır.
Konya’da periyodik toplantı yapan belli sayıdaki (Aydınlar Ocağı, Yazarlar Birliği, BİLKAD vd.) sivil toplum örgütünün faaliyetlerini yürütebilmesi için Ali Gav Medresesi’nin restorasyon sonrası tahsisi, şimdilerde bando binası olarak kullanılan Konya Evi’nin tahsisi gerçekleştirilmelidir. Ve yine Hacıveyiszade Camii yayında yer alan Konya evi de zaman geçirmeden Konya kültürünün ve sivil toplumunun hizmetine sunulmalıdır. Bu ve benzeri binaları Konya’ya kazandırdıktan sonra kapalı tutmak yakışmamaktadır. Bu konuda gönül genişliğine sahip olunmalıdır. Zira gerek Bursa, gerekse İstanbul’da benzeri binaların kültür ve sanatın hizmetine sunulduğunu görmekteyiz. Konya’nın, misyonunu gerçekleştirmede önemli yer tutan/tutacak yapıların mekanlarının uygunluğu da son derece büyük önem arz etmektedir.
Selçuklu Belediyesi’nin onarıp Konya’ya kazandırdığı Zazadın Hanı’nın yaşatılması da son derece önemlidir. Han’da sivil toplum örgütleri, mahalli idareler ayda en az 2 program hedefine göre organize olmalıdır. Böylesi önemli bir mekanı yaşatmak için herkese görev düşmektedir. Aksi halde hangi amaca hizmet ettiğini tam olarak anlayamadığımız filmlere buraları set olmaktan kurtaramayız.
İçinde mahalli idareler, İl Özel İdaresi, sivil toplum örgütleri ve siyasi erkin de olduğu bir zeminde, yukarıdan aşağıya sıralayageldiğimiz bu husus bütünsel olarak ele alınmalı ve tarihli, eylem planlı, görev tanımlı bir yol haritası çizilerek uygulamaya geçilmelidir.
…
Merhaba Şehir Eki’nin ilk sayısı beklentilerimizin üzerinde bir beğeniye muhatap oldu. Tüm emeği geçen arkadaşlarım ile okuyucularımıza teşekkür ediyoruz. Elinizdeki sayı da benzer titiz bir çalışmanın ürünü. Bu sayıda Tarımın Başkenti Çumra’ya yakın bakışı, arkadaşlarımızın son derece iyi hazırladıkları röportajları ve özel haberleri göreceksiniz. Umarız beğenirsiniz. Şehir Eki ile ilgili görüş ve eleştirilerinizi beklediğimizi belirtiyor, selam ve saygılar sunuyoruz.
Bu güzel örnekten hareketle, yazının başlığına da atıf yaparak bir dizi öneriyi tartışmaya açmak isteriz.
Daha önce Bursa Gezimiz vesilesi ile de kısmen değindiğimiz üzere, Konya’da halen hayatta olan ve bir kısmı da ahrete göçmüş değerli kültür-sanat adamı, Konya aşığı insanımız var. Bunların ürettikleri, kütüphaneleri bir tarafta dururken, diğer tarafta da kültürün hizmetine verilmesi gereken, boş ya da bakım isteyen binalarımız var. Öte yandan sayıları bir elin parmağını geçmeyen, düzenli toplantı yapan sivil toplum örgütü/kültür teşekküllerimiz var.
Merhum Yusuf Gök’ün kütüphanesi Meram Belediyesi’ne bağışlanmıştı. Belediye de eksik olmasın ücra bir köşede de olsa bir spor kompleksinin kütüphanesini sözkonusu kitaplar için tahsis etmişti. Araştırmacı-Konya sever Sefa Odabaşı’nın terekesi üzerindeki tartışmalar sıcaklığını koruyor. Yine merhum Üstad M. Lütfi İkiz için bir kültür evi sözü İttifak’ın patronu S. Mehmet Buğa tarafından verilmişti. Ne var ki geçen zaman içinde böylesi bir gelişme sağlanamadı.
Olumlu ve olumsuz örnekleri hatırda tutmakla beraber konunun özüne gelelim;
M. Ali Uz, Hasan Özönder, Saim Sakaoğlu, Hasan Hüseyin Varol, Hasan Çopur ve diğer eklenebilecek isimler kütüphaneleri ve çalışmaları ile temayüz etmiş durumdalar.
Yakın zamanda, Merhaba TÜMOSAN Lojmanları’nı gündeme getirdi. Yağmalanmış nerede ise yıkılmaya yüz tutmuş lojmanlar.
Karatay Belediyesi’nin terk ettiği, Mevlana arkasındaki evlerin akıbetinin de benzer olmasından korkarız. Malum insan nefesi binaları yaşatan en önemli amillerden biri.
Bu binalardan bazıları keçe, hediyelik eşya, çini eserleri üretimi için kullanıma açılırken, bazılarının da andığımız isimler için kültür evi olarak düzenlenmesi yerinde olacaktır. Her birinin kütüphaneleri arzuları istikametinde buraya taşınırken, kendilerine birer görevli tahsis edilmeli ve hizmetlerini yerine getirmelidir. Bu değerli kültür ve ilim adamları, çalışmalarını, görüşmelerini kendilerine tahsis edilen bu mekanlarda sürdürmelidir.
Öte yandan Gar karşısındaki tarihi bina metruk durumdan kurtarılmalı, restorasyonu yapılarak, Konya kültür-turizmine kazandırılmalıdır.
Konya’da periyodik toplantı yapan belli sayıdaki (Aydınlar Ocağı, Yazarlar Birliği, BİLKAD vd.) sivil toplum örgütünün faaliyetlerini yürütebilmesi için Ali Gav Medresesi’nin restorasyon sonrası tahsisi, şimdilerde bando binası olarak kullanılan Konya Evi’nin tahsisi gerçekleştirilmelidir. Ve yine Hacıveyiszade Camii yayında yer alan Konya evi de zaman geçirmeden Konya kültürünün ve sivil toplumunun hizmetine sunulmalıdır. Bu ve benzeri binaları Konya’ya kazandırdıktan sonra kapalı tutmak yakışmamaktadır. Bu konuda gönül genişliğine sahip olunmalıdır. Zira gerek Bursa, gerekse İstanbul’da benzeri binaların kültür ve sanatın hizmetine sunulduğunu görmekteyiz. Konya’nın, misyonunu gerçekleştirmede önemli yer tutan/tutacak yapıların mekanlarının uygunluğu da son derece büyük önem arz etmektedir.
Selçuklu Belediyesi’nin onarıp Konya’ya kazandırdığı Zazadın Hanı’nın yaşatılması da son derece önemlidir. Han’da sivil toplum örgütleri, mahalli idareler ayda en az 2 program hedefine göre organize olmalıdır. Böylesi önemli bir mekanı yaşatmak için herkese görev düşmektedir. Aksi halde hangi amaca hizmet ettiğini tam olarak anlayamadığımız filmlere buraları set olmaktan kurtaramayız.
İçinde mahalli idareler, İl Özel İdaresi, sivil toplum örgütleri ve siyasi erkin de olduğu bir zeminde, yukarıdan aşağıya sıralayageldiğimiz bu husus bütünsel olarak ele alınmalı ve tarihli, eylem planlı, görev tanımlı bir yol haritası çizilerek uygulamaya geçilmelidir.
…
Merhaba Şehir Eki’nin ilk sayısı beklentilerimizin üzerinde bir beğeniye muhatap oldu. Tüm emeği geçen arkadaşlarım ile okuyucularımıza teşekkür ediyoruz. Elinizdeki sayı da benzer titiz bir çalışmanın ürünü. Bu sayıda Tarımın Başkenti Çumra’ya yakın bakışı, arkadaşlarımızın son derece iyi hazırladıkları röportajları ve özel haberleri göreceksiniz. Umarız beğenirsiniz. Şehir Eki ile ilgili görüş ve eleştirilerinizi beklediğimizi belirtiyor, selam ve saygılar sunuyoruz.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.