Keten, Konya'da anılarını ve deneyimlerini anlattı
Emekli teknokrat, iş ve spor adamı Mustafa Keten Konya Aydınlar Ocağı’nın mutat olarak düzenlediği Selçuklu Sohbetlerinde 80 yıllık hayat tecrübeleri ve hatıralarını anlattı. Konya Bölge Yazama Eserleri Kütüphanesi Salonunda yapılan programa Konya eski milletvekilleri Kadir Demir, Ziya Ercan ve Musa Erarıcı da katıldı.
Açılış konuşması yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü “Bir toplumu toplum yapan inanç merkezli pek çok kültürel değer vardır. Bu değerlerden biri de vefadır. Hizmet eden insanlara toplum vefalı olmak zorundadır, aksi halde bazı değerlerimizi kaybetmiş oluruz. Mustafa keten ağabeye, hem sportif hem de bürokrat olarak elli yıl ülkemize, toplumumuza hizmet etmiş olmasından dolayı, üzerimize düşen vefa görevimizi yerine getirmek üzere bu programı düzenledik” dedi.
Keten ailesine dair bilgiler de veren Güçlü “Şimdiki adıyla tuhafiye, o zamanki adıyla keten, kenevir işleriyle uğraşan Konya’nın köklü ailelerinden Ketenciler, soyadı kanunu çıktığında, mevzuat gereği (ler) eki alınamadığından (Keten) soyadını almış. Bu kanun DP döneminde yumuşatıldı ve çoğulu da ifade eden soyadları alınmaya başlandı. Mustafa Keten ağabey 1946 yılında Aksinne mahallesinde dünyaya gelmiş. İhsaniye İlkokulunda okurken önce bir kulüpte futbol oynayıp sonra atletizm sporu yapmaya başlamış. Ticaret Lisesini bitirip, 1960 darbesi sonrası İstanbul’a yüksek tahsile gittiği zaman solun güç kazandığı dönemdir. Darbecilerden de güç alan sol fikir, öğrenciler arasında yayılırken Mustafa Keten ağabey milliyetçi ve muhafazakâr aydınlar arasında yetişmiştir” diyerek sözlerini tamamladı.
Daha sonra kürsüye gelen Mustafa Keten hayatı ve hatıralarını anlatıp, tecrübelerini paylaşırken “Yetiştiğim, feyz aldığım, evladı olmaktan onur duyduğum Konya’mızın ve Aydınlar Ocağı’nın Başkanı Mustafa Güçlü’nün kadirşinaslığını asla ve asla unutmuyorum. Bilgiyi, belgeyi, yaşanmışlığı, hizmeti mutlaka gündemde tutmak o toplum için bir meşaledir. Bu ülkenin varlığı, birliği dirliği ve kalkınması için taş üstüne taş koyan, hizmet etmiş olan herkesten Allah razı olsun” dedi.
1950’li yılların çocuğu olarak, o yıllarla günümüz Türkiye’si arasında çok fark olduğunu söyleyen Keten “Elektriğin, suyun, kanalizasyonun, arıtmanın olmadığı bir Türkiye’den şimdi bütün aletleri, cihazları yapan, uydu ve en hassas konu olan savunma sanayi ile ilgili alet ve ekipman yapabilen güce erişmiş olan bir Türkiye’nin insanıyız. Hayırlı hizmetlerde bulunan herkese şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Ticaret Lisesinden sonra İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İktisadi İşletmecilik bölümünde yüksek tahsil yapıp 1968’de mezun olduğunu kaydeden Keten “Fransa’da başlayan öğrenci olaylarının ülkemizde de yayıldığı bir dönemde mezun oldum. Ben spor yapan, pandomim sanatıyla meşgul olan, cemiyet işleriyle ilgilenen bir öğrenciydim. Milli Türk Talebe Birliği ve Türkiye Milli Talebe Federasyonu da bizim okuldaydı. Ben asistan olmak istiyordum ve MEB’in doktora imtihanına başvurdum. Benim kâğıdıma Konya Lisesi mezunu yazmışlar. Sınav sırasında jüri hocamıza bunu düzeltmelerini söyledim. Yanımızdan ayrıldı ve bir süre sonra gelerek beni çağırdı. Müdür (Evladım, sen Ticaret Lisesi mezunuymuşsun, bu sınava giremezsin) dedi. Oysa MEB’e müracaat etmiş ve kabul edilmiştim. Meslek Liseleri sadece günümüzde değil ta o yıllardan beri hep ihmal edilmiştir. Ticaret Lisesi de Endüstri Meslek Lisesi de sınavla öğrenci alır ve ders sayısı, bir-ikisi farklı olsa da genel liselerden fazlaydı. (Meslek Lisesi mezunları devlet doktora imtihanına giremez) hükmünü taşıyan kanun maddesi daha 2000’li yıllarda değiştirildi” dedi.
Girdiği sınavı yarıda bırakıp ayrılırken kendine güveninde eksilme olmadığına vurgu yapan Keten “Güven esastır, çok önemlidir. Güvenmeyen adam yola çıkmasın, iş yapmaya kalkmasın. Arkadaşınıza da, kendinize de güvenin, işinize, eşinize, aşınıza da güvenin. Hele yöneticilikte güven esastır. Aksi halde adımın altından çok su geçer, sular da çöle giden su gibi olur. Çöle giden su olmamak lazım, zira o su işe yaramaz. Hayatın varlığı kanunu, hayatın devamı kanunu ve hayatın tekâmülü kanununu Peyami Safa’nın ön sözüyle yayınlanan Dua adlı kitaptan öğrenmiştim. Aklını, iradeni kullanmayı ve mücadeleye devam etmek gerektiğini anlatıyordu. Ben de sporculuktan gelen ruhla, pes etmedim ve MEB’e gittim. O gün akşama kadar koridorda Genel Müdürü bekledim, akşam da kim olduğunu öğrendim. Ertesi gün, işimi Özel Kaleme bırakmadan Genel Müdür ile ana giriş kapsında görüştüm. Epey tavsiyede bulundu ama kanunu aşmak mümkün değildi. Bunun üzerine Karatay Lisesinde fark derslerini verip oradan da mezun oldum” diyerek devam etti.
Daha sonra açılan Devlet Planlama Teşkilatı imtihanına, Türk Petrol Vakfı Genel Sekreteri Fethi Gemuhluoğlu’nun tavsiyesi ile girdiğini vurgulayan Keten “MTTB Genel Başkanı sınıf Arkadaşım Burhanettn Kayan (O feylesoftur, şair, edip, yazardır. Konuşurken kelimelerine dikkat et) diye tavsiyede bulunmuştu. Tanışma faslında (Mevlana’dan geldim, Eyüp Sultan Hazretlerinin misafiriyim) dedim. Bunun üzerine (Bu yaşta böyle kelimeyi kullanma) deyip beni biraz bekletti ve (Seni, mücadeleci olup olmadığını, engeller karşısında mücadele kabiliyetini test etmek için beklettim) dedi. O yer göstermeden oturmadım ve (Niye oturmuyorsun) diye sorunca (Nereye oturacağımı siz işaret buyurursanız oturum) dedim. Toplumda büyüklüğü, küçüklüğü, adabı, edebi böyle insanlar öğretir” dedi.
Sınavı kazanıp 1970 yılında Devlet Planlama Müsteşarlığı’nda göreve başladıktan sonra gününün yarıdan fazlasını kütüphanede okumak ve araştırmakla geçirdiği vurgulayan Keten “Beni köy ve köylü sorunları ile kooperatif sektörüne verdiler. Tek görüşle, tek kaynakla yetinmedim. Sonra tarıma dayalı toprakları araştırma görevi bana verildi. Bu arada kitaplar yazıp yayımlamaya başladım. Turizm Ticaret Okulunda da öğretim görevliliği yapıtım” diyerek sözlerini sürdürdü.
1976’da “Uzman Yeterlilik” sınavı ile (Plânlama Uzmanı) unvanını aldığını, 1977-78’de Lisansüstü eğitimini Hollanda’da “Institute of social studies” de kalkınma idaresi konusunda tamamladığını, 1979-83 DPT Kalkınmada öncelikli yöreler başkanlığına getirildiğini, 1984-89 arasında Tarım-Orman ve Köy İşleri Bakanlığı Müsteşarı olduğunu anlatarak devam eden Keten “1989-90’da Turgut Özal beni Başbakanlık müşaviri yaptı. 1990-97 arası Özel Çevre Koruma kurumu başkanı olarak görev yaptım. 1997-99 arasında Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürü ve Vakıflar Meclisi Başkanı olarak görevlendirildim. 1999 Haziran ayında kamu hizmetinden emekli oldum” dedi.
Yönetim Kurulu görevlerine dair bilgiler de veren Keten “1980-83 arasında Başbakanlık Yüksek Hakem Kurulu Üyeliği ile Başbakanlık Beden Terbiyesi Merkez Danışma Kurulu Üyeliği yaptım. 1984-89 arası Başbakanlık Para-Kredi Kurulu Üyesi, 1984-85 arası PETKİM Yönetim Kurulu Üyesi, 1985-89 Güneş Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı, 1990-92 Tamek Gıda Yönetim Kurulunda kamu temsilcisi olarak üye, 1997-1998 arası Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkanı, 1997-1999 arası Güneş Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı, 1999’da Temmuz Akfen holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, 2010’da Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve 2011’de Akfen Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak hizmet ettim” diyerek sözlerini tamamladı.
Program sonunda Konya eski milletvekilleri Ziya Ercan, Kadir Demir ve Musa Erarıcı ile Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü günün konuşmacısı Mustafa Keten’e kitap ve katılım belgesi takdim ederken, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Müdürü Bilal Yavaş da Konya Valiliği tarafından hazırlanan teşekkür belgesini sundu.
Kaynak:Mehmet Ali Nurullahoğulları





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.