Umudum yok
Yayınlanma:
Konyaspor’da geçtiğimiz Perşembe yapılması gereken kongrenin 30 delegenin katıldığı için iptal olmasına hiç şaşırmadım. Bir sezon boyunca şehrin önderleri ve takımın çekirdekçi taraftarının yalnız bıraktığı yeşil beyazlıların çözülemeyen bütün problemleri ve sıkıntısı bu 30 rakamında yatıyor. 800’ün üzerinde delegeye sahip bir kulüpte sadece 30 kişi kongreye gitme zahmetinde bulunuyorsa orada tükenişin fotoğrafı çoktan çekilmiştir.
Konyaspor’un kayıp bir sezonunda takımın can çekiştiğini göremeyenler, süper lige vedaya seyirci kalanlar, kurdukları yaşlı kadro ile yeşil-beyazlıların altına dinamit koyanlar olmazsa olmaz niteliğinde bir kongreye katılmayarak Konyaspor’u kaderiyle baş başa bıraktılar.
Lig bittiğinden bu yana Konyaspor’a başkanlık için birçok aday ortaya atılmıştı. Denize düşen yılana sarılır misali günlerdir Ahmet Şan ismi konuşulmuş, Tahir Akyürek’le birlikte Konyaspor’a sahip çıkması istenmişti. Şan’la beraber ismi geçenlerden biri de Şekerspor Onursal Başkanı Recep Konuk’tu. Konuk’un tüm ısrarlara rağmen Konyaspor’a sıcak bakmaması nedeniyle ibre yeniden Şan’a dönmüştü ama Şan’ın da başkanlığı veto etmesi ve yeşil-beyazlılarda taşın altına elini koyacak yürekli adam bulunamaması, genel kurulun 30 delege ile yapılmasına neden oldu.
30 delegenin katılma zahmetinde bulunduğu kongrenin ikincisi bugün yapılacak. Tabi ki yapılabilirse. Çünkü, son gelişmelerin hüsranla bitmesi Konyaspor’a büyük bir ihanet gibi algılanmalı. Konyaspor’da son yaşananlar ve şehrin sahipsiz tutumuma bakarsak Bugünkü kongreden de sonuç alınamayacağını söylemek zor olmaz.
Konyaspor’un neden bir Sivasspor, bir Bursaspor, bir Kayserispor olamadığının kanıtı işte bu nedenle 30 rakamında saklı. Bu saydığımız şehirlerde sanayicisi, esnafı, iş adamı şehrin takımı için kenetlenirken Anadolu’dan bir şampiyon çıkarma yarışına soyunmuşken Konyaspor’da yaşananlar tükenmişliğin sonucu olarak karşıma çıkıyor.
Kongreye gelmeyen 770 kulüp üyesinin yanı sıra bu şehrin esnafı, sanayicisi, iş adamları ve belediye başkanı da en az kulüp üyeleri kadar suçludur ve ellerini taşın altına koyma vakitleri gelmiştir. Konyaspor’un bundan 10 yıl önce o zamanki adıyla birinci lige çıkamamasını üzüntüyle hatırlıyorum. Yeşil-beyazlılar birinci lig için mücadele veriyor ancak her yıl play-off maçlarında yaşanan hayal kırıklıkları birinci lig özlemini daha da artırıyordu. Bu özlem ve hasret 2002-2003 sezonunda şehirde bütünlük sağlanınca Süper Lig vizesi ile sonuçlanmıştı.Şimdi bakınca bu bütünlüğün sağlanmasının zor olduğunu görüyorum.
Futbol takımı heyecan üretmezse şehirle birlikte tek vücut olmazsa orada futbolun güzelliklerini üretmekten uzak, kaoslarla baş başa kalan bir kulüp karşımıza çıkar. Konyaspor’da da bugün yaşanan budur. Konyaspor’un bugünkü kongresi aslında tüm bu kaos ve kayyum endişesi taşıyan günlere rağmen tarihi bir anlam içeriyor.
Konyaspor varlığını devam ettirmesi açısından önemli bir dönemeçte. Yeşil beyazlıların kayyuma gitmeden elini taşın altına koyacak yürekli adamlar bulup çıkarması gerekiyor. Ligde kaldığı sezonlarda futbol adına bir değer üretemeyen ve sürekli yalnızları oynayan bir takımın kaderinin değişmesinin zamanı geldiğine inanıyorum. Konyaspor’un başına kim gelirse gelsin yeşil-beyazlı kulübü çıkar aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeli, taraftarın tekrar takımla bütünleşmesi sağlanmalıdır.Umutlu musun ya da bunların olabileceğine inanıyor musun derseniz aslında Konyaspor’un sahipsiz bırakılması ve bugün yaşananlara bakarsak hiç umutlu değilim. Ama bir yandan her yazının bir umut kapısı aralayabileceğine inanıyorum. Çünkü Konyaspor’un her şeye rağmen bunları hak etmediğini ve en kısa zamanda başkanını seçerek düzlüğe çıkacağını düşünüyorum.
Konyaspor’un kayıp bir sezonunda takımın can çekiştiğini göremeyenler, süper lige vedaya seyirci kalanlar, kurdukları yaşlı kadro ile yeşil-beyazlıların altına dinamit koyanlar olmazsa olmaz niteliğinde bir kongreye katılmayarak Konyaspor’u kaderiyle baş başa bıraktılar.
Lig bittiğinden bu yana Konyaspor’a başkanlık için birçok aday ortaya atılmıştı. Denize düşen yılana sarılır misali günlerdir Ahmet Şan ismi konuşulmuş, Tahir Akyürek’le birlikte Konyaspor’a sahip çıkması istenmişti. Şan’la beraber ismi geçenlerden biri de Şekerspor Onursal Başkanı Recep Konuk’tu. Konuk’un tüm ısrarlara rağmen Konyaspor’a sıcak bakmaması nedeniyle ibre yeniden Şan’a dönmüştü ama Şan’ın da başkanlığı veto etmesi ve yeşil-beyazlılarda taşın altına elini koyacak yürekli adam bulunamaması, genel kurulun 30 delege ile yapılmasına neden oldu.
30 delegenin katılma zahmetinde bulunduğu kongrenin ikincisi bugün yapılacak. Tabi ki yapılabilirse. Çünkü, son gelişmelerin hüsranla bitmesi Konyaspor’a büyük bir ihanet gibi algılanmalı. Konyaspor’da son yaşananlar ve şehrin sahipsiz tutumuma bakarsak Bugünkü kongreden de sonuç alınamayacağını söylemek zor olmaz.
Konyaspor’un neden bir Sivasspor, bir Bursaspor, bir Kayserispor olamadığının kanıtı işte bu nedenle 30 rakamında saklı. Bu saydığımız şehirlerde sanayicisi, esnafı, iş adamı şehrin takımı için kenetlenirken Anadolu’dan bir şampiyon çıkarma yarışına soyunmuşken Konyaspor’da yaşananlar tükenmişliğin sonucu olarak karşıma çıkıyor.
Kongreye gelmeyen 770 kulüp üyesinin yanı sıra bu şehrin esnafı, sanayicisi, iş adamları ve belediye başkanı da en az kulüp üyeleri kadar suçludur ve ellerini taşın altına koyma vakitleri gelmiştir. Konyaspor’un bundan 10 yıl önce o zamanki adıyla birinci lige çıkamamasını üzüntüyle hatırlıyorum. Yeşil-beyazlılar birinci lig için mücadele veriyor ancak her yıl play-off maçlarında yaşanan hayal kırıklıkları birinci lig özlemini daha da artırıyordu. Bu özlem ve hasret 2002-2003 sezonunda şehirde bütünlük sağlanınca Süper Lig vizesi ile sonuçlanmıştı.Şimdi bakınca bu bütünlüğün sağlanmasının zor olduğunu görüyorum.
Futbol takımı heyecan üretmezse şehirle birlikte tek vücut olmazsa orada futbolun güzelliklerini üretmekten uzak, kaoslarla baş başa kalan bir kulüp karşımıza çıkar. Konyaspor’da da bugün yaşanan budur. Konyaspor’un bugünkü kongresi aslında tüm bu kaos ve kayyum endişesi taşıyan günlere rağmen tarihi bir anlam içeriyor.
Konyaspor varlığını devam ettirmesi açısından önemli bir dönemeçte. Yeşil beyazlıların kayyuma gitmeden elini taşın altına koyacak yürekli adamlar bulup çıkarması gerekiyor. Ligde kaldığı sezonlarda futbol adına bir değer üretemeyen ve sürekli yalnızları oynayan bir takımın kaderinin değişmesinin zamanı geldiğine inanıyorum. Konyaspor’un başına kim gelirse gelsin yeşil-beyazlı kulübü çıkar aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeli, taraftarın tekrar takımla bütünleşmesi sağlanmalıdır.Umutlu musun ya da bunların olabileceğine inanıyor musun derseniz aslında Konyaspor’un sahipsiz bırakılması ve bugün yaşananlara bakarsak hiç umutlu değilim. Ama bir yandan her yazının bir umut kapısı aralayabileceğine inanıyorum. Çünkü Konyaspor’un her şeye rağmen bunları hak etmediğini ve en kısa zamanda başkanını seçerek düzlüğe çıkacağını düşünüyorum.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.