Ülker: Namaz kılamazsam çok sinirli olurum

Ülker: Namaz kılamazsam çok sinirli olurum

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker: Namaz kılamazsam çok sinirli olurum!

 

Ünlü işadamı Murat Ülker Hürriyet'ten Ayşe Arman'a konuştu. Ülker, iş hayatından özel hayatına birçok konuda soruları cevapladı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, “Ben namaz vakti gelip de kılamazsam çok sinirli olurum. Kılsam daha iyi. Toplantının selameti için. O yüzden de kimseye asla itiraz etmem” dedi. Ülker'in bisküvi satarak başarılı olmasını "Başarılı olalım diye yapmıyorlar ki, ‘İşimizi düzgün yapalım!’ diye yapıyorlar. Yapınca da oluyor” ifadeleriyle anlattı.

İşte röportajın o bölümü:

Hiç kimseye çaktırmadan 5 vakit namaz kalmayı nasıl başarıyorsunuz?

-Çaktırmadan kılmıyorum ki.

Çaktırarak mı kılıyorsunuz?

-Hayır, çaktırarak da kılmıyorum. Affedersiniz tuvalete gitseniz herkese ilan mı edersiniz? Namazımı kılıyorum, geri geliyorum. Dünyanın her yerinde ibadetinize saygı duyuyorlar, Paris'te misin, odaya girdiğinde yatağının üzerine seccadeni ve kıblenameni bırakmış oluyorlar. Ben Çin'e de gitsem öyle oluyor. Tabii namaz kıldığımı bildiklerinden öyle davranıyorlardır.

Peki bir patron olarak soruyorum, iş verimliliğini düşüren bir şey mi? Toplantının ortasında kalkıyor namaza gidiyor...

-Toplantının ortasında tuvalete gidemez mi? "Otur, gitme!" mi diyeceğim? Bakın, ben namaz vakti gelip de kılamazsam çok sinirli olurum. Kılsam daha iyi. Toplantının selameti için. O yüzden de kimseye asla itiraz etmem.

ÇAYCI 'ÇAYINI GETİRDİM MURAT' DESE NE OLUR?

Şirkette size 'Bey' denmesini yasakladınız! 

-Evet. Yasaklamaya çalıştım. İstedim ki herkes birbirini ön isimleriyle çağırsın.

Neden?

-Çünkü birçok kültürde zaten böyle. Bizde de böyle olmaması için bir sebep yok diye düşündüm. Neticede hepimiz bireyiz ve insanız. Ayrıca bizim kültürümüzde asillik de yok ki, ilaveten başka bir unvanla hitap edelim...

Ama biz 'bey'siz, 'hanım'sız konuşamayız ki, böyle bir alışkanlık var...

-İyi de global dünyada bu sorun oluyor! Hayatı zorlaştırıyor. Yurtdışında herkes birbirine ön ismiyle hitap ederken, bana 'Murat ÜlkerBey' demeye çalışıyorlar, o 'bey'i ekleyebilmek için perişan oluyorlar. Gerek yok ki. Murat deyiver gitsin.

Bu, bir ihtiyaç mı, yoksa sizin eşitlik anlayışınızın bir sonucu mu?

-İhtiyaç ama eşitlik anlayışının da payı vardır. Ön isimle hitap etmek bana saygısızlık gibi gelmiyor. Saygının ölçüsü hitap biçimi değil, davranışlar olmalı.

Peki diyelim ki, şirkette çalışan bir çaycı arkadaş, "Çayını getirdim Murat" derse n'olur?

-Ne olacak, hiçbir şey olmaz. "Sağ ol kardeş" derim, çayımı alıp içerim.

TEKNEM İKİNCİ EL

Kendi uçağınızla filan mı gidiyorsunuz?

-Yoo. Bir firmadan kiralıyoruz.

Uçak alayım tutkunuz filan?

-Yok hayır. Alsam da eskisini alırım.

İkinci el uçak alınır mı?

-Neden alınmasın, teknem de ikinci el.

İnsanın bu kadar parası, zevki ve estetik duygusu varken neden ikinci el tekne alır ki?

-Bir şeyi alabileceğinizi bilmiş olmak yetiyor! Almak gerekmiyor ki. Ben çok güzel tekneler aldım, tamir ettim, sattım. Mesela 'Umur Bey' var, Savarona'dan sonraki meşhur tekne, şimdi yeğenim kullanıyor. Ona verdim.


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum