Üç Ayların İlk Kandili: Regâib
Yayınlanma:
Müslümanlar arasında “Üç Aylar” olarak bilinen ayların ilki olan Recep ayı geride kalan Pazar günü başladı. Kamerî takvime göre diğer ikisi de Şaban ve Ramazan aylarıdır. Yarın gece de feyizli ve bereketli günlerin içinde idrâk edeceğimiz manevîyat dolu gecelerden ilki olan “Regaîb kandili” ni kutlayacağız. Sevgili Peygamberimiz’in (sav) bazı mânevî ihsânlara ve tecellilere kavuştuğu, bol ihsan ve bağış gecesi olan Regaîb Kandili’nin Türk toplumunun dinî hayatında özel yeri bulunuyor. Ahmed b. Hanbel-Müsned-259’a göre Resûli Ekrem’in; ilâhî rahmetin fazlalaştığı üç aylarda İslâm âlemini mânevi bir atmosferin sarmaya ve Allah’ın rahmetinin dalga dalga yağmaya başladığını bildirerek, bu mübarek aylar hakkında “Allah’ım. Receb ve Şaban’ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur” buyurduğu bildiriliyor. Üç aylarda önemli geceler yer alıyor. Receb ayında Regâib kandilinden başka yirmi yedinci gece (8 Temmuz) Mirac kandili, Şaban ayının onbeşinci gecesi (26 Temmuz) Berat kandili ve 11 Ağustos’ta başlayacak olan Ramazan’ın yirmi yedince gecesi (5 Eylül) Kadir Gecesi’dir.
Bir bakıma Recep ayının girmesiyle Ramazan hazırlığı başlar. Recep ayının mânevî değerine Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin hadislerinde işaret edilirken, Tevbe Sûresi’nin 36. âyetinde şöyle buyruluyor:
“Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığında Allah katında sayısı onikidir ve bunlardan dördü haram aylardır. Öyle ise o aylarda kendinize zulmetmeyiniz”
Hz. Peygamber; haram ayların Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğunu belirterek, bunu şu hadisleriyle açıklıyor:
“Zaman Allah’ın yarattığı günkü gibi akıp gitmektedir. Sene oniki aydır ve onlardan dördü haram aylarıdır. Bunlardan Zilkade, Zilhicce, Muharrem peş peşedir. Biri de Cemâziyelâhir ile Şaban ayları arasında olan ve Mudar kabilesi’nin ayı Recep’tir”
Recep ayı İslâm’dan önce de mukaddes bilinen bir aydı. Bu ay girer girmez Arap kabileleri arasında harp etmek yasaklanır, herkes kendisini güven içinde hissederdi. İslâmiyet’ten sonra da bu hürmet devam ettirildi. Bu ay, Regâib ve Mirac gibi mübârek geceler ve ilâhî tecellilerle şereflendirildi. Regaîb gecesi ile ilgili olarak çeşitli kaynaklarda şu bilgiler veriliyor:
“Regaîb, değerli hediye, içten gelerek ve yoğun bir şekilde arzu edilen şey, bağış anlamlarına gelen Arapça bir sözcüktür. Mânevî ihsanların diğer zamanlardan çok daha fazla tecelli etmesi ve samimi kalple Allah’a yönelen Müslümanların affedilme ümitleri dolayısıyla heyecanla beklenip, arzuladığı için Recep ayının ilk Cuma gecesine Regaîb kandili denilmiştir.
Regaîb, Mirac ve Berat kandilleri; Ramazan ayı, Kadir gecesi, Ramazan ve Kurban bayramlarını müjdeleyen mübarek bir gecedir. Bu geceye mahsus bir ibadet şekli olmamakla beraber, geceyi dua, ibadet ve tevbe ile geçirmek sevap kazanılmasına vesile olur”
Bu gecenin regaib gecesi olması hakkında iki sözün var olduğunu dikkate almalıyız: Birincisi; Resûlullah Efendimizin o gece ana rahmine intikâl etmiş olmasıdır ki, bu iddia bazı âlimler tarafından zayıf kabul edilmiştir. İkincisi; o gecede Peygamber Efendimize has tecelliler ve mânevî ihsanlar olmuş, bunun şükür ifadesi olarak Efendimiz, oniki rek’at namaz kılmışlardır. Bu namaz, kuşluk ve teheccüt namazları gibi nafile namazlarındandır. II. Sultan Selim zamanında kandil yakmak suretiyle başlanan hürmet gösterileri Anadolu’da fener yakma şeklinde devam etmektedir. Müslümanlar kendilerine farz olduğu için yerine getirmek zorunda oldukları bedenî temizliklerine ve güzel giyinmeye özen göstermelidir. İslâm ümmeti için neş’e ve sevinç vesilesi olan bu gece nedeniyle fakirler sevindirilmeli, tebrikleşmelidir.
Üç aylar; olarak adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan, Yüce Mevlâ’nın ikram ettiği faziletli ve feyizli bir zaman dilimidir. Dileklerin Cenâb-ı Allah’a ulaştığı, dökülen gözyaşlarının günâhlara keffaret olduğu, dua ve niyazların kabul edildiği mübaret gecelerdir. Üç aylar; insanların günâhlarından tevbe ederek temizlenip, sevap kazanması için bulunmaz bir fırsat, günah işlemeye müsait insanların da pişmanlığını ifade edip, günaha son vermek için en güzel zemindir. Üç aylar; Ramazandan önce oruçla buluşan, Cuma namazına koşan, namaza başlayan, ibadetlerini çoğaltan, tevbe ile Allah’a yönelen ve mânevî kazanç elde edenlerin çokça görüldüğü kazanç aylarıdır. Üç aylar ve kandiller, dünyevî meşguliyetlerden sıyrılarak yaradılış gayemizi düşünmemiz; yaratan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi güçlendirmemiz için son derece değerli gün ve gecelerdir. İdrâk edeceğimiz mübarek üç aylar; Rabbimize, milletimize, insanlığa, aile ve çocuklarımıza karşı görev ve sorumluluğumuzu hatırlatmalı, ihmâl, hata gaflet uykusundan uyanıp, kusurlarımızdan dönmemize vesile olmalıdır.
Mübarek aylar ve geceleri vesile bilerek çekişmeleri, şahsi menfaat hesaplarını, tefrika ve anlaşmazlıkları ve düşünce farklılıklarını bertaraf etmeliyiz. Her zamandan daha fazla muhtaç olduğumuz Yüce dinimizin bizden istediği barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğin güçlenmesini, insanî ve ahlâkî meziyetin yeniden yeşermesini sağlamalıyız.
İslâm âleminin üç aylarını ve Regaîb kandilini kutluyor, hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’dan niyaz ediyorum.
Bir bakıma Recep ayının girmesiyle Ramazan hazırlığı başlar. Recep ayının mânevî değerine Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin hadislerinde işaret edilirken, Tevbe Sûresi’nin 36. âyetinde şöyle buyruluyor:
“Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığında Allah katında sayısı onikidir ve bunlardan dördü haram aylardır. Öyle ise o aylarda kendinize zulmetmeyiniz”
Hz. Peygamber; haram ayların Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğunu belirterek, bunu şu hadisleriyle açıklıyor:
“Zaman Allah’ın yarattığı günkü gibi akıp gitmektedir. Sene oniki aydır ve onlardan dördü haram aylarıdır. Bunlardan Zilkade, Zilhicce, Muharrem peş peşedir. Biri de Cemâziyelâhir ile Şaban ayları arasında olan ve Mudar kabilesi’nin ayı Recep’tir”
Recep ayı İslâm’dan önce de mukaddes bilinen bir aydı. Bu ay girer girmez Arap kabileleri arasında harp etmek yasaklanır, herkes kendisini güven içinde hissederdi. İslâmiyet’ten sonra da bu hürmet devam ettirildi. Bu ay, Regâib ve Mirac gibi mübârek geceler ve ilâhî tecellilerle şereflendirildi. Regaîb gecesi ile ilgili olarak çeşitli kaynaklarda şu bilgiler veriliyor:
“Regaîb, değerli hediye, içten gelerek ve yoğun bir şekilde arzu edilen şey, bağış anlamlarına gelen Arapça bir sözcüktür. Mânevî ihsanların diğer zamanlardan çok daha fazla tecelli etmesi ve samimi kalple Allah’a yönelen Müslümanların affedilme ümitleri dolayısıyla heyecanla beklenip, arzuladığı için Recep ayının ilk Cuma gecesine Regaîb kandili denilmiştir.
Regaîb, Mirac ve Berat kandilleri; Ramazan ayı, Kadir gecesi, Ramazan ve Kurban bayramlarını müjdeleyen mübarek bir gecedir. Bu geceye mahsus bir ibadet şekli olmamakla beraber, geceyi dua, ibadet ve tevbe ile geçirmek sevap kazanılmasına vesile olur”
Bu gecenin regaib gecesi olması hakkında iki sözün var olduğunu dikkate almalıyız: Birincisi; Resûlullah Efendimizin o gece ana rahmine intikâl etmiş olmasıdır ki, bu iddia bazı âlimler tarafından zayıf kabul edilmiştir. İkincisi; o gecede Peygamber Efendimize has tecelliler ve mânevî ihsanlar olmuş, bunun şükür ifadesi olarak Efendimiz, oniki rek’at namaz kılmışlardır. Bu namaz, kuşluk ve teheccüt namazları gibi nafile namazlarındandır. II. Sultan Selim zamanında kandil yakmak suretiyle başlanan hürmet gösterileri Anadolu’da fener yakma şeklinde devam etmektedir. Müslümanlar kendilerine farz olduğu için yerine getirmek zorunda oldukları bedenî temizliklerine ve güzel giyinmeye özen göstermelidir. İslâm ümmeti için neş’e ve sevinç vesilesi olan bu gece nedeniyle fakirler sevindirilmeli, tebrikleşmelidir.
Üç aylar; olarak adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan, Yüce Mevlâ’nın ikram ettiği faziletli ve feyizli bir zaman dilimidir. Dileklerin Cenâb-ı Allah’a ulaştığı, dökülen gözyaşlarının günâhlara keffaret olduğu, dua ve niyazların kabul edildiği mübaret gecelerdir. Üç aylar; insanların günâhlarından tevbe ederek temizlenip, sevap kazanması için bulunmaz bir fırsat, günah işlemeye müsait insanların da pişmanlığını ifade edip, günaha son vermek için en güzel zemindir. Üç aylar; Ramazandan önce oruçla buluşan, Cuma namazına koşan, namaza başlayan, ibadetlerini çoğaltan, tevbe ile Allah’a yönelen ve mânevî kazanç elde edenlerin çokça görüldüğü kazanç aylarıdır. Üç aylar ve kandiller, dünyevî meşguliyetlerden sıyrılarak yaradılış gayemizi düşünmemiz; yaratan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi güçlendirmemiz için son derece değerli gün ve gecelerdir. İdrâk edeceğimiz mübarek üç aylar; Rabbimize, milletimize, insanlığa, aile ve çocuklarımıza karşı görev ve sorumluluğumuzu hatırlatmalı, ihmâl, hata gaflet uykusundan uyanıp, kusurlarımızdan dönmemize vesile olmalıdır.
Mübarek aylar ve geceleri vesile bilerek çekişmeleri, şahsi menfaat hesaplarını, tefrika ve anlaşmazlıkları ve düşünce farklılıklarını bertaraf etmeliyiz. Her zamandan daha fazla muhtaç olduğumuz Yüce dinimizin bizden istediği barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğin güçlenmesini, insanî ve ahlâkî meziyetin yeniden yeşermesini sağlamalıyız.
İslâm âleminin üç aylarını ve Regaîb kandilini kutluyor, hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’dan niyaz ediyorum.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.