Türkiye Müftüsü: Halil Gönenç

Ülkemizin mümtaz İslam alimi Halil Gönenç hoca ile ilgili İstanbul Başakşehir Belediyesi “Türkiye Müftüsü: Halil Gönenç” adıyla bir anma programı düzenledi. Halihazır Diyanet İşleri Bakanı ve Haseki Eğitim Merkezi kurucusu olan o günün Diyanet İşleri Başkanı toplantıya iştirak etti.
Bugün il ve ilçe müftülülerinin büyük bir kısmının rahle-i tedrisinden geçtiği Haseki (şimdi Pendik’te) Eğitim Merkezinin ilk hocalarından olan ve halen de emekli olduğu halde hocalığa devam eden Halil Hoca’dan yüksek lisans ve doktora öğrencileri için açılan eğitim kursunun ilk döneminde sınıfımızda kendisinden Ebu’s-Suud Tefsirinden Nur suresini ve Belağat derslerini okumuştuk. Konya’ya geldiği zamanlar da ziyaretime gelmişti, hatta yöneticilere halkın hep sitem ettiğine dair bir beyti de yazıp, masamın üzerine koymuştu. Damadı Prof. Dr. Sait Şimşek bey Konya’da İlahiyat Fakültesindedir. 2006 yılında kızı Konya’da vefat etmişti.
Halil Hoca ilmi tahsiline Suriye medreselerinde başlamış, daha sonra kendisi de medrese hocalığı yapmış, ilçe müftülüklerinden sonra Urfa Müftülüğü ve buradan da Haseki Eğitim Merkezi hocalığına geçmiştir. Yaşadığı dönemin din eğitimi ve genel eğitim şartlarıyla ilgili pek çok sıkıntısı olmasına rağmen “Rütbelerin en yükseği ilimdir”, seviyesine ulaşmıştır. Ayrıca bu tür eğitim geleneğini modern eğitimcilerin değerlendirmesi çok yararlı olur. Mesela günümüz eğitiminde test çözme en büyük hüner ve eğilim sayısal ve fen ağırlıklı bilgiden yana olduğundan çocukların ezber yetenekleri köreltilmektedir. Oysa bilimsel çalışmalarda ve muhakemede ezber de verimli ve vazgeçilmez bir metottur. Çocuklarımıza her hafta birkaç defa İstiklal Marşını söyletiyoruz. Ama sokaktaki birisine İstiklal Marşını doğru dürüst ezberden okutmak zordur.
Allah uzun versin, Hocamız medrese tahsiline sahiptir ve güçlü bir hafızaya sahip olmak yanında geleneksel medrese eğitim sisteminde modern eğitim alanlara hocalık yapacak dirayet ve güçtedir. Hoca, dersini hızlı anlatırdı. Onun için dersine önceden öğrencinin de hazırlanması gerekirdi. Ancak sorulan soruları cevaplandırır, klasik fıkıh kayıtlarına bağlı kalmadan çağdaş meseleleri de değerlendirirdi.
Programdaki konuşmacılardan Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul-Haseki (Pendik) Eğitim Merkezi hocalarından Ali Rıza Temel, Hocaya yurt içinden hatta yurtdışından her gün onlarca telefon gelip bunlara cevap verdiği için “Türkiye Müftüsü” ismini teklif ettiğini belirtmiştir. Gerçekten de Halil Hocamız İslam alimi sıfatını düzgün çizgisiyle hep korumuştur.
Hocamızın Büyük Şafii İlmihali, Günümüz Meselelerine Fetvalar başta olmak üzere birçok Arapça ve Türkçe eserin müellifidir.
Böyle bir toplantıya halkın da ciddi olarak rağbet etmesi ilim açısından sevindiricidir. Genellikle toplumda ilmin adı anılır ancak, daha çok para kazanan işler ve meşgaleler tercih edilir. Bunun için zorluklarla ilim yolunu seçerek hasbi olarak, bir çıkar beklemeden bu yolu takip edenler gündeme fazla gelmezler. Oysa böyle değerlere sahip olmayan toplumlar, hayatiyetlerini sürdürmekte sıkıntılarla karşılaşırlar.
Böyle bir programa Hocanın ihtiyacı yoktu. Ancak toplum, yeni nesillere örnek göstermek için böyle şahsiyetleri bilmeye muhtaçtır. Akis takdirde gençlerin idolleri(numuneleri) “popçu ile topçu” oluyor!
(Halil Hocamızla ilgili olarak: Nezir Demircan. Halil Günenç Hoca Hayat ve Hatıratı. Beyan Yayınları, İstanbul-2004)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi