Temiz futbol için temizlenmekten korkmayalım
Yayınlanma:
Türk Futbolu kritik bir virajdan geçiyor. Temiz futbol için temizlenmekten korkmayalım. Atalarımız ne güzel söylemiş: “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” diye, dumanı bırakın alevler sarmış dört bir tarafı, yangın kontrol altına alınmazsa, ülke futbolunu yakacak.
3 Temmuz’da düğmeye basılsa da operasyonun 7 ay öncesinde başladığı, özel yetkili savcı Zekeriya Öz tarafından başlatıldığı ve Özel yetkili cumhuriyet savcısı Mehmet Berk’e devredildiği açıklandı.
3 Temmuz tarihinden itibaren yaşanan Kaos, Türkiye Futbol Federasyonu’na yapılan baskılar nedeniyle büyüdükçe büyüdü. Böyle bir sürecin başlamasından önce federasyon seçimlerindeki yarışta ilk hamle yapıldı. Türk futbolunun yaşadığı kirliliği temizlemesi için Mehmet Ali Aydınlar başkanlığı’ndaki yönetim tam destek ile göreve geldi. Böyle bir süreçte dürüstlüğünden, çalışkanlığından ve efendiliğinden emin olunan, aynı zamanda iyiden de öte mükemmel bir Fenerbahçeli olan Mehmet Ali Aydınlar, pimi çekilmiş el bombasını kucağında buldu.
5 Temmuz tarihinde UEFA basın sözcüsü soruşturma sürüyor da olsa Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılabileceğini açıkladı. Aynı gün TFF Başkanı Aydınlar “delillere göre hareket edeceğiz” dedi.
7 Temmuz’da UEFA’dan yeni açıklama geldi. “Şikeye sıfır tolerans”.
10 Temmuz’da tutuklamalar başladı.
11 Temmuz’da TFF’den açıklama: Lig planlandığı şekilde 5 Ağustos tarihinde başlayacaktır. 31 Temmuz tarihinde Süper Kupa Finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacaktır. Lig planlandığı şekilde devam edecektir. Daha önceki fikstür çekim tarihi aynen geçerlidir.
İşler ciddileşmeye başladı: 13 Temmuz’da UEFA’dan resmi siteden açıklama: Şike ispatlanırsa sonradan ihraç da mümkün.
11 Temmuz’daki açıklama 19 Temmuz’da değişti, Başkan M.A. Aydınlar TFF kararlarını açıkladı: Süper Kupa ileri bir tarihe ertelendi. Yarından itibaren savcılıktan belgeler gelmeye başlayacak. TFF’de kozmik oda kuruluyor.
25 Temmuz M.Ali Aydınlar, “Süper Lig 9 Eylül’de, Bank Asya 10 Eylül’de başlayacak” derken, bir gün sonra “Ligler başlamadan karar verilecek” dedi.
Bu kısa özetten sonra, Ağustos ayında TFF, Fenerbahçe’yi Şampiyon Ligi’nden men etti. UEFA, Trabzonspor’u Şampiyonlar Lig’ine davet etti.
Derken, Fenerbahçe, TFF’ye başvurarak, “Bizi Bank Asya’ya düşürün” dedi, TFF, red cevabı verdi. Lig zevksiz, tatsız, tutsuz başladı. Süreç içinde karşılıklı birçok demeç verildi. Herkes kendi penceresinden açıklamalarda bulundu. Masumiyet karinesi gereğince yargı sürecine hiç değinmeyeceğim, o iş adli makamların işidir.
Baskılardan iyice bunalan Aydınlar, kulüplerin gerçek niyetini gözler önüne sermek, kimin samimi, kimin göstermelik destek verdiğini anlayabilmek için olağanüstü genel kurulu topladı ve kamu vicdanını yaralayacak olsa da, tartışmaların had safhada olduğu, kavgaların yaşandığı, tehditlerin havada uçuştuğu kongrede, “Bir defaya mahsus şike’ye karışan takımlara verilecek küme düşme cezasının, puan silmeye çevrilmesini” oylamaya sunuldu.
Neyse ki, Temiz futbol için savaşanların zaferi ile sonuçlanan bu kongrede bence Türkiye Futbol Federasyonu güçlenerek çıkmıştı.
İstifa bekleyenler yanılmıştı, başkan ve yönetimi bu kaos ortamını düzeltebilir inancıyla göreve gelmişti ve görevini bitirmeden de gitmeyeceklerdi. Türkiye’de futbolun patronu olan TFF’de spor adına adil kararlar verileceğine inanıyorum. Şike yapıldığına dair somut deliller varsa, o yılın mağdur takımlarını da unutmadan, Türk futbolunun bu kritik ve önemli virajını Başkan Mehmet Ali Aydınlar ve yönetiminin başarıyla döneceğine de inanıyordum ama başkan ve yardımcıları daha fazla dayanamadılar ve istifa ettiler.
Temizlenmeye bu işte belki de en az günahı olan Mehmet Ali Aydınlar başkan ile başlanmamalıydı. Ne diyelim Türk Futbolu için ne hayırlıysa o olsun.
3 Temmuz’da düğmeye basılsa da operasyonun 7 ay öncesinde başladığı, özel yetkili savcı Zekeriya Öz tarafından başlatıldığı ve Özel yetkili cumhuriyet savcısı Mehmet Berk’e devredildiği açıklandı.
3 Temmuz tarihinden itibaren yaşanan Kaos, Türkiye Futbol Federasyonu’na yapılan baskılar nedeniyle büyüdükçe büyüdü. Böyle bir sürecin başlamasından önce federasyon seçimlerindeki yarışta ilk hamle yapıldı. Türk futbolunun yaşadığı kirliliği temizlemesi için Mehmet Ali Aydınlar başkanlığı’ndaki yönetim tam destek ile göreve geldi. Böyle bir süreçte dürüstlüğünden, çalışkanlığından ve efendiliğinden emin olunan, aynı zamanda iyiden de öte mükemmel bir Fenerbahçeli olan Mehmet Ali Aydınlar, pimi çekilmiş el bombasını kucağında buldu.
5 Temmuz tarihinde UEFA basın sözcüsü soruşturma sürüyor da olsa Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılabileceğini açıkladı. Aynı gün TFF Başkanı Aydınlar “delillere göre hareket edeceğiz” dedi.
7 Temmuz’da UEFA’dan yeni açıklama geldi. “Şikeye sıfır tolerans”.
10 Temmuz’da tutuklamalar başladı.
11 Temmuz’da TFF’den açıklama: Lig planlandığı şekilde 5 Ağustos tarihinde başlayacaktır. 31 Temmuz tarihinde Süper Kupa Finali Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanacaktır. Lig planlandığı şekilde devam edecektir. Daha önceki fikstür çekim tarihi aynen geçerlidir.
İşler ciddileşmeye başladı: 13 Temmuz’da UEFA’dan resmi siteden açıklama: Şike ispatlanırsa sonradan ihraç da mümkün.
11 Temmuz’daki açıklama 19 Temmuz’da değişti, Başkan M.A. Aydınlar TFF kararlarını açıkladı: Süper Kupa ileri bir tarihe ertelendi. Yarından itibaren savcılıktan belgeler gelmeye başlayacak. TFF’de kozmik oda kuruluyor.
25 Temmuz M.Ali Aydınlar, “Süper Lig 9 Eylül’de, Bank Asya 10 Eylül’de başlayacak” derken, bir gün sonra “Ligler başlamadan karar verilecek” dedi.
Bu kısa özetten sonra, Ağustos ayında TFF, Fenerbahçe’yi Şampiyon Ligi’nden men etti. UEFA, Trabzonspor’u Şampiyonlar Lig’ine davet etti.
Derken, Fenerbahçe, TFF’ye başvurarak, “Bizi Bank Asya’ya düşürün” dedi, TFF, red cevabı verdi. Lig zevksiz, tatsız, tutsuz başladı. Süreç içinde karşılıklı birçok demeç verildi. Herkes kendi penceresinden açıklamalarda bulundu. Masumiyet karinesi gereğince yargı sürecine hiç değinmeyeceğim, o iş adli makamların işidir.
Baskılardan iyice bunalan Aydınlar, kulüplerin gerçek niyetini gözler önüne sermek, kimin samimi, kimin göstermelik destek verdiğini anlayabilmek için olağanüstü genel kurulu topladı ve kamu vicdanını yaralayacak olsa da, tartışmaların had safhada olduğu, kavgaların yaşandığı, tehditlerin havada uçuştuğu kongrede, “Bir defaya mahsus şike’ye karışan takımlara verilecek küme düşme cezasının, puan silmeye çevrilmesini” oylamaya sunuldu.
Neyse ki, Temiz futbol için savaşanların zaferi ile sonuçlanan bu kongrede bence Türkiye Futbol Federasyonu güçlenerek çıkmıştı.
İstifa bekleyenler yanılmıştı, başkan ve yönetimi bu kaos ortamını düzeltebilir inancıyla göreve gelmişti ve görevini bitirmeden de gitmeyeceklerdi. Türkiye’de futbolun patronu olan TFF’de spor adına adil kararlar verileceğine inanıyorum. Şike yapıldığına dair somut deliller varsa, o yılın mağdur takımlarını da unutmadan, Türk futbolunun bu kritik ve önemli virajını Başkan Mehmet Ali Aydınlar ve yönetiminin başarıyla döneceğine de inanıyordum ama başkan ve yardımcıları daha fazla dayanamadılar ve istifa ettiler.
Temizlenmeye bu işte belki de en az günahı olan Mehmet Ali Aydınlar başkan ile başlanmamalıydı. Ne diyelim Türk Futbolu için ne hayırlıysa o olsun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.